Marmara Denizi koruyacak
Fransız bilimadamı Pichon'dan iyi haberler: Marmara Denizi'ndeki fay boydan boya kırılsa dahi deniz suyu "airbag" görevi yapacak. Şiddeti azaltacak
Onu hatırlayacaksınız. O, La Suroit gemisiyle 23 gün boyunca Marmara Denizi'nin dibini araştıran Fransız ekibin başındaki kişi: Xavier Le Pichon... Marmara Denizi'ndeki hattın "2 yerinden hafif yön değiştirmiş tek bir fay" olduğunu açıklayan yerfizikçi, kısa bir süre önce Fransa'ya döndü.
Türkiye'yi doğudan batıya geçen 2 bin kilometrelik Kuzey Anadolu fay hattı üzerinde birçok Fransız bilimadamı çalışmalar yapmış, ancak Marmara Denizi altındaki fay konusunda yeterli bilgi edinilememişti. 11 Eylül-4 Ekim arası IFREMER'e (Fransız Deniz Araştırmaları Enstitüsü) ait La Suroit gemisiyle araştırma yapan Pichon, bizi Paris'teki laboratuvarında karşıladı.
Pichon söze hemen bir uyarıyla girdi: Söylediklerimin dışında bir şeyler yazarsanız bir daha benim yüzümü görmezsiniz.. "Tehdidi" ciddi, çünkü Türk halkının yalnış bilgilenip paniğe kapılmasını istemiyor.
* Marmara'daki çalışma Türk-Fransız ortak çalışması mı?
- Evet. Bunun altını da çizmek istiyorum. Fransız basını sanki her şeyi biz yaptık gibi gösteriyorlar.
* Çalışma ortak ancak finansman dış kaynaklı değil mi?
- Evet. Programın yüzde 54'ü Avrupa Birliği'nce finanse edildi. Yüzde 46'sı ise IFREMER tarafından. Sadece geminin o kadar günkü maliyeti 1 milyon dolar civarında. AB, 400 bin Euro verdi.
1 metrelik bir yanılma
* Araştırma sırasında gemiden tüm bilgileri bu laboratuvara mı akıyordu?
- Marmara Denizi'nde fayın yerini tespit etmek gerekiyordu. Ancak bu tespitten sonra Marmara Denizi'nin çevresinde olabilecek tüm deprem senaryolarını yazabilirdik. Bunda amaç da her senaryonun azami şiddetini hesaplamak. O sıralar iki görüş ileri sürülüyordu. Bir yanda "Fay Marmara Denizi'ne geliyor ve bir sürü segmente (parçaya) ayrılıyor. Enine, boyuna, birbirine girmiş birçok fay var. Bu yüzden deniz çöktü" diyenler vardı. Ben ise fayın deniz altından boydan boya devam ettiğini ve jeolojik açıdan bunun yeni sayılabilecek bir gelişme olduğunu söylüyordum. Ve nitekim de denizi boydan boya geçen devamlılık gösteren tek bir fay bulduk. 100 kilometreyi aşan uzunlukta olduğunu tespit ettik. Ancak fay 2 yerde yön değiştiriyordu. Fayın iki parçası arasında da küçük aralıklar var. Yani 3 parçalı tek bir fay. Edindiğimiz bu bilgiler direkt olarak hem bu laboratuvara hem de TÜBİTAK'a gönderildi.
* Fayın tek parça olup, iki yerde yön değiştirip, hafif kırılmış olması neden bu kadar önemli?
- Çok önemli. Çünkü deprem belki bir segmentten diğerine atlamayacak ve duracak. Bir depremin şiddeti kırılan fayın uzunluğuna bağlı. Ne kadar uzunsa o kadar şiddetli oluyor. Yani belki 1 büyük deprem yerine 3 küçük deprem olacak. 3 deprem olursa tek bir depremden daha hafif olacak. Bu iyi bir haber değil mi? Artık elimizde çok güzel bir bitametrik harita ve bilgiler ver. Bunlar Marmara Denizi'ndeki fayı boydan boya çizmemizi sağlayacak.
* Bitametrik haritayı görebilir miyiz?
- 3 ay sonra. Bütün bilim adamları toplanıp son bir değerlendirme yapacağız ve ardından haritayı açıklayacağız.
* Yanılma payınız yok mu?
- La Suroit sayesinde fayın yerini tam olarak artık çok iyi biliyoruz. İzmit Körfezi'nden Gelibolu Körfezi'ne kadar uzanan tek bir fay var. Fay deniz dibine çok yakın. 75 metrede seyreden sonar sayesinde fayın bıraktığı ize çok yaklaşıldı ve harika fotoğrafları çekildi. Fayın yeri hakkındaki yanılma payımız bir metreyi ancak bulur.
Dayanıksız binaları yıkın
* Fay komple kırılıp tek bir deprem olursa şiddeti ne olabilir?
- En çok 7.2 ile 7.4 arası
* İstanbul'un yıkılması için yeterli değil mi?
- Bizim için deprem faciası 11, 12 şiddetinde olduğu zamandır. Üstelik bu deprem İstanbul'a 30 kilometre uzaklıkta olacak. Deniz dibinde olduğundan deniz suyu, airbag gibi yastık vazifesi görecek. Yani "facia" kelimesini artık duymak istemiyorum.
Dayanıksız binalar yıkılmalı. Gerekli önlemler alınmazsa, ödenecek bedel tabii ki çok ağır olur. Ben Japonya'da ne binalar gördüm ki 7.5 şiddetindeki depremde yere yatıp tekrar doğruldu.
2001'de yine gelecek
Profesör Xavier Le Pichon, Paris'in en eski ve prestijli mühendislik okulu "Ecole Normale Superieur"ün (ENS) jeoloji bölümü başkanı. Ayrıca, Kral 1'inci François tarafından Sorbonne'da kurulmuş College de France'ın jeoloji kürsüsünün başındaki profesör.
Ayrıca La Suroit gemisinin de sahibi olan IFREMER'in yönetim kurulu üyesi. Japonya, Tayvan, California başta olmak üzere pek çok sismik bölgenin geleceğine katkıda bulunan ve dünyanın jeoloji konusundaki büyük isimlerinden biri. Ağustos 2001'de IFREMER'e ait başka bir gemi, bir Türk araştırma gemisi ile ikinci bir göreve çıkacak. Bu görevde deniz dibinin daha derin tabakalar hakkında fikir elde edilecek. Depremin doğduğu yere ait yeni bilgiler edinilecek.
Marmara'nın haritası 3 ay sonra çıkarılıyor
Yanda fotoğrafı görülen büro, Türkiye için büyük önem taşıyor. 11 Eylül-4 Ekim günleri arasında Marmara Denizi'nde araştırmalar yapan La Suroit gemisi sayesinde elde edilen bütün bilgiler, aynı anda bu büro ile TÜBİTAK merkezine gönderildi. Ekibin başındaki Pichon'un yardımcıları, gelen her bilgiyi bu büroda birleştirdi. Oluşturulan bu batimetrik haritayı 3 ay sonra açıklayacak olan Pichon, harita için "en detaylı Marmara haritası" diyor. Bu harita sayesinde su tabakası, bilimadamlarına araştırma yapmak için sorun çıkartmayacak. Artık fay, tıpkı havadan veya uyduyla çekilen fotoğraflar gibi tüm detaylarıyla görülebilecek. Müjdeyi veren Pichon, 2001 yılının Ağustos ayında yine Marmara Denizi'ne, başka bir gemiyle gelecek. Mini bir denizaltıyla araştırmalarını sürdürecek.
Fransız Pichon'un 3 deprem senaryosu
1-Fay, ilk parçada kırılıp, (İzmit Körfezi'nden Büyükçekmece'ye kadar olan bölüm) ikinci parçaya sıçramazsa (Büyükçekme-Marmara Ereğlisi arası) şiddeti az olacak. Fransız uzman, depremin şiddetini tahmin etmenin hata olacağını söylüyor.
2-Kırılma ikinci parçada da gerçekleşirce (İzmit Körfezi'nden Marmara Ereğlisi'ne kadar) deprembiraz daha şiddetli olacak.
3-Marmara'da 3 parçadan oluşan tek bir fay var. Bu fay, İzmit Körfezi'nden Gelibolu'ya kadar kırılırsa en fazla 7.4 şiddetinde bir depreme neden olacak. 30 km. açıkta gerçekleşecek olan kırılma sonunda deniz suyu airbag görevi yapıp, depremin şiddetini hafifletecek.
|