kapat

14.10.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Elma
Sabah Künye
Ata Yatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

YeniBinyil
Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Telsim
NECATİ DOĞRU(ndogru@sabah.com.tr )


İtalya'da Başbakan'ı bile hapse koymuşlardı...!

Rüzgar patladı. Türkiye temizlenecek. Rüzgarını kesmeyin! Rüzgarını kesen, rüzgara karşı duran akılsız, alık, zavallı durumuna düşer, yüzü gözü çişlenir, kirlenir.

Rüzgar patladı....

Çalınan para cepte kalmayacak.

Tahrip edilmemiş belge...

Kesin kanıt...

Somut ilişki...

Sağlam dosya...

Filtre edilmiş bilgi...

Türkiye ancak ve ancak "hukuk süzgecinden geçirilmiş, sansasyona dayalı olmayan, medya teröründen beslenmemiş, iftira dosyaları ile desteklenmemiş, vuran ya da kollayan gazete köşe yazılarıyla payandalanmamış, TV'lerde yayınlanan ve başı sonunu tutmayan montaj kasetlere değil gerçek kanıtlara dayandırılmış iddianemelerle" temizlenecek...

Önümüzde örnek var.

İtalya böyle temizlendi...

İtalyan savcıları, mahkemeleri, teftiş elemanları, murakıpları, meclis hükümetleri ve halkı sansasyon yapmadılar. Bulalım bir günah keçisi ona vuralım, onu ezelim, toplum da rahatlasın, boşalsın yapmadılar. Bir tek Murat Demirel'in bankası Egebank mı soyuldu? Sanki sekiz bankanın sekizini de Murat Demirel, sevgilisi, şoförü, koruması, iki genel müdürü ile borsacısı mı soydu? Diğer bankaların sahipleri, yöneticileri, kredi pompaladıkları hayali şirketlerin yöneticileri neredeler? Bu bankalar soyulurken onları gözetmek, denetlemek zorunda olan Hazine yetkilileri ile bu Hazine yetkililerini kollayan, koruyan, atayan bakanlar, başbakanlar, parti yöneticileri, siyasetçiler neredeler?

***

İtalyanlar yaygara yapmadılar.

Basın baskısı kurmadılar...

Televizyon terörü üretmediler...

Medya sadece ve sadece....

Belgeleri sergiledi...

Savcılar sadece ve sadece...

Kanıtları konuşturdu...

İtalya hukuka sarıldı.

Ve temizlendi...

Yüzlerce işadamını, bankacıyı, devlet yüksek bürokratını, mafyanın önde gelenlerini, profesyonel yöneticiyi bir milim hukukun dışına çıkmadan sağlam delillere dayanarak sorguladılar.

Bankaları...

Devlet şirketlerini...

Belediyeleri...

Sendikaları...

Fonları soyanları yakaladılar....

Rekabetin önünü tıkayanları....

Ahlaksız siyasetçileri....

Ahlaksız işadamlarını.....

Ahlaksız bürokratları.....

Kamuoyuna sergilediler....

Şerefli gözükenlerin gerçekte şerefsizler olduğu ortaya çıktı, ahlaksızlar kamuoyu vicdanında mahkum oldular ve İtalyan devleti önce "Yaptığın soygun şu kadardır. Sen bunun bir parmak üstünde bir cezayı geri getir, soyduğun yere yatır ...." dediler.

Ekonomik suça ekonomik ceza...

Soyduğu parayı getiren kurtuldu...

Getirmeyen hapishanede yattı...

Başbakanı bile içeriye tıktılar.

***

İtalya'daki "Temiz Eller Operasyonu"nu yöneten savcı Di Pietro 5 yıl önce İstanbul'a gelip bir konferans vermişti. Ve "İtalya'nın temizlenmesinin altındaki gerçekleri" 8 ana başlık altında toplayarak şöyle anlatmıştı.

1- İtalyan basını iyi sınav verdi. Olayların sansasyon yanına takılıp kalmadı, belge sergiledi, bilgi yayınladı ve İtalyan halkının gerçekleri daha iyi görmesinde taraf oldu.

2- Halk önce suskundu. Hatta soymuşlarsa ne olmuş, çalmışlarsa ne fark eder, bunlar da sonuçta yakalanmazlar diye düşünerek devleti soyanların yanında saf tutuyor gibiydiler. Fakat basının sorumlu yayını ile kamuoyunun eğilimi değişti. İtalyan halkı polisin, adaletin, hakimlerin, savcıların yanında yer aldı.

3- Bu desteğe İtalyan parlamentosu da katıldı. Anayasa değiştirildi ve İtalyan Anayasası'na "Başsavcı bağımsızdır ve bağımsız bir hukuk otoritesidir" diye madde kondu. İtalyan Adalet Bakanı'nın savcı ve hakimlere müdahale etme imkanı kalmadı.

4- Böylece İtalya'da savcı ve yargıçlar, milletvekilleri, bakanlar, başbakanlar aleyhine dava açmak için parlamentodan izin almak mecburiyetinden kurtuldular.

5- İtalya'da ceza mahkemeleri usulü değişti.

6- Ceza yasası Latin sisteminden, Anglo-sakson sisteme döndü. Yolsuzluğu, rüşveti, soygunu, banka hortumlamayı, şirket parasını buharlaştırmayı ortaya çıkartabilmek için sanıklarla pazarlık imkanı doğdu.

7- Adli polis teşkilatı kuruldu. Savcılar karmaşık para işleri, ihaleler, kredi aktarmalar, depo hesabı tutmalar, yurt dışında off-shore bankalar kurmalar, yüksek harcama yapmış gibi göstermeler gibi teknik beceri isteyen çetrefil konularda belge toplayabilme imkanına kavuştular.

8- Siyasi partilerin malvarlıkları ve gayrimeşru finansman kaynaklarının soruşturma imkanı doğdu. Böylece yozlaşmış, hasatlanmış, kirlenmiş demokrasilerin en önemli hastalığı olan; "Ahlaksız işadamı-Ahlaksız politikacı-Ahlaksız bürokrat" arasındaki ilişkiler araştırılabilir, sorgulanabilir, dibine kadar inilebilir oldu.

***

Rüzgar patladı...

Türkiye temizlenecek...

Bu rüzgarı kesmeyin....

Herkes sorumluğunu bilsin...

Türkiye temizlenecekse yiğit, cesur Nuh Mete'ler, Vural Savaş'lar, Zekeriya Temizel'ler, Saadettin Tantan'lar yetmez.

Meclis de yiğit olmalı...

İtalya, başbakanını bile hapse koymayı göze alarak temizlendi. Bu sekiz bankayı sadece Murat Demirel ile sevgilisi mi soydu? Diğerleri neredeler?

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır