kapat

14.10.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Elma
Sabah Künye
Ata Yatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

YeniBinyil
Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Telsim
ÇETİN ALTAN(caltan@sabah.com.tr )


Yakındoğu'da yoksulluk, ölüm ve politika

Tepeden tırnağa Yahudi düşmanlığıyla bilenmiş 13-15 yaşındaki Filistinli çocukların, 200-300 metre ötedeki İsrail askerlerine taşlarla sopalarla saldırıp durmalarını izliyoruz TV'lerde...

İsrail askerleri de arada bir, plastik yahut gerçek mermilerle yanıt veriyorlar bu taşlı sopalı, sonu gelmez çocuk saldırılarına...

Birleşmiş Milletler örgütüyle Washington'un denetiminde 7 yıldır süre gelen Filistin-İsrail barış görüşmeleri; sonuçlanacak artık, derken tam...

Bir türlü bitmeyen karşılıklı sinematografik çatışmaların; bir Filistin karakolunda sivil giyimli 3 İsrail askerinin linç edilmesi sonucu; İsrail helikopterlerinin belirli noktalara fırlattığı füzelerle bir savaş başlangıcına dönüşmesi...

Perde arkası provakasyonlarla barış sürecini sabote edenler kim? İsrail sözcüleri Filistin Lideri Arafat'ı suçluyor. Filistin sözcüleri de, İsrail Başbakanı Barak'ı...

Kışkırtmaları kimin başlattığını saptamak için uluslararası bir komisyon kurulması eğilimleri bile var...

Biliyoruz ki, barış görüşmeleri sürecinde Arafat'ı, aşırı ödün verdiği iddiasıyla, İsrail ajanı olmakla suçlayanlar bile çıktı rakipleri arasında...

Barak'ı da aşırı ılıman davranmakla suçluyor kendi rakipleri...

Bir yanda Arafat'ın rakibi olan politikacılar; bir yanda Barak'ın rakibi olan politikacılar... 13-15 yaş arasındaki Filistinli çocuklar, biliyorlar mı gerçekte hangi görünmez politikacıların iktidar ve egemenlik hesapları uğruna ölüp gittiklerini?..

Onlar kendilerini vatanlarını savunan birer kahraman olarak görüyorlar... Dünya kamuoyuna da böyle bir imaj veriliyor zaten...

Küçücük çocukları tepeden tırnağa Yahudi düşmanlığıyla bileyip koşullandırmak ve onları birer kahraman rolünde ön plana çıkararak; yoksulun yoksulu Filistin'de egemenliği ele geçirmek...

Yahut bitmeyen Filistin provakasyonlarını gerekçe göstererek, askeri sert bir operasyonla İsrail'deki iktidar pozisyonunu sağlama almak...

Her vatanı politikacılar yönetir. Savaşlarda vatanları için ölenler; bilmeden, biraz da kendi politikacılarının egemenlikleri için ölürler...

Öle kala vatanlar kurtulduğunda, yahut vatanlar yeniden kurulduğunda; vatanın asıl tadını çıkaranlar tepedeki siyasetçiler olur... Aşağıdaki yığınlar ise, kendi kahramanlıklarına inana inana sürdürüp giderler yoksul yaşamlarını; hem de şu veya bu düşmana karşı, topluca diş bileye bileye...

Geçenlerde Başbakan Ecevit'in söylediği bir cümle kimsenin dikkatini pek çekmedi. Ecevit:

- Kalkınma köylülerden başlamalı, diyordu; savaşlarda sürekli önde, barışlarda sürekli arkada olan köylülerden...

Kendilerini şimdi birer kahraman olarak gören küçücük Filistinli çocuklar da, barışa dönüldüğünde, yine gerilerde kalıp eski yoksulluklarına gömülmeyecekler de ne yapacaklar?

Aynı yaştaki Yahudi çocukları ise, genellikle evrensel bir kalitede yetişmekte... Arap-İsrail düşmanlığından kim ne kazanıyorsa kazanıyor ama, herhalde küçücük Filistinli yavrular hiç bir şey kazanmıyor...

Birden ısınıveren Filistin-İsrail çatışmalarında benim dikkatimi çeken noktalar başka... Bunlardan biri, İsrail helikopterleri Arafat'ın karargahına roket fırlatırken, Arafat'ın o sırada CIA Başkanıyla, bilinmeyen bir mekanda konuşuyor olması...

İkincisi de, aynı sıralarda Yemen'in Aden Limanında, ABD 5. Filosuna bağlı USS Cole destroyerine patlayıcı yüklü şişme bir botla bir intihar saldırısı yapılması ve hem geminin büyük hasar görmesi, hem de 5 Amerikan denizcisinin ölmesiyle, 31'inin de yaralanması...

Başkanlık seçimleri arifesinde Clinton, herhalde kimsenin yanına bırakmayacaktır bu saldırıyı...

Bir yanda İsrail askeri operasyonlarının keskinleşmesi, bir yanda Amerikan destroyerine yapılan saldırı ve 5 Amerikan denizcisinin ölmesi...

Yakındoğu'da birilerinin başına bir şeyler gelecek gibi hani...

Mevzii İsrail askeri vuruşları, yaygın bir Arap-İsrail savaşına dönüşür mü? Uzmanlar:

- Dönüşmez, diyorlar...

Ancak yoksul Arap dünyalarının fiyakalı diktatörleri için de, 21. Yüzyıl pek uğurlu görünmüyor..

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır