|
|

Şenol'a tavsiyeler
Şenol, sen milli takım teknik direktörüsün. Ve bu takım bütün milletin takımı... Herkes fikrini söyleyecek, tartışacak. Bunlara uyarsın, uymazsın, sen bilirsin. Ve bu millet senden icraat istiyor.
Hiçbir başarın yok
Saygı çerçevesinde seni eleştirmemiz çok doğal. Ama görüyorum ki, daha başından bu yükü kaldıracak kapasitede değilsin. Bak Mustafa'ya, Fatih'e... Ne eleştiriler aldılar. Bir de onların kariyerleri vardı. Öyle olduğu halde önce susup, dinlediler. Dolduruşa gelmediler. Biz hiç olmazsa milli takımın başında yabancı teknik adam görmek istemiyoruz. Onun için sana değerinden fazla prim tanıyoruz. Ama sen farkında değilsin.
Çalıştırdığın takımlar ortada... Geçmişinde hiçbir başarın yok. Küme düşürdüğün veya Trabzon'da olduğu gibi tarihinin en acı mağlubiyetini tattırarak koca bir camiayı şampiyonluktan ettin, onarılması güç yaralar açtın bu kulüpte. Ve milli takıma teknik direktör oldun. Nasıl oldun? Perşembe akşamı atv'de Ali Kırca'ya zaten itiraf ettin, başkanın Haluk Ulusoy sayesinde...
Bir Erdoğan Arıca vardı, dişiyle tırnağı ile mücadele eden. Ama hakkı olduğu halde onu ellerinin tersi ile ittiler. Çünkü o eğilmiyordu. Zaten çalıştığı takımlarda başarıları meydanda. Az konuşuyor ama çok iş yapıyor.
Hikâye anlatmayı bırak
Şenol, sen önce bazı gerçekleri kabul et. Diyorsun ki, "Erman Toroğlu herhalde maçta değildi." O, maça gitmeden, TV başında kritik yazan yazarlardan değilim Şenol... Kimseyle de göbek bağım yok. Onun için maçı seyrederek, bildiklerimi yazdım. Ve oynanan futboldan ben utandım. Ama sen basın toplantısında hâlâ "İyi oynadık hikâyeleri" anlatıyorsun. Aslında haklısın Şenol. Ben Azerbaycan-Türkiye maçını basın tribününden seyrederken, sen sahada yoktun, başka maçtaydın zannediyorum. Çünkü takım üzerindeki etkinden ve yaptıklarından bu aleni gözüküyor. Sana üzüleceğin bir başka haber daha vereyim. Nasıl rakip takımların karşısına, doğru dürüst istihbarat yapmadan milli takımı çıkartıyorsan, aynı hataya bende de düştün. Kabzımallığı bıraktım Şenol. Şu anda eski kabzımal, eski hakem ve eski futbolcuyum. Ama 10 yıldır yorumcuyum. Sakın TV'lerde ve gazetelerde tuzağa düşme.
Tercüman bul Şenol
Milli takım teknik direktörlüğü karizma ister. Etkileyici vizyon ister. Kitap kabiliyeti ister. Kıvrak zeka ister. Düzgün cümle ister. Ben senin konuşmalarından hiçbir şey anlayamıyorum. Kelimeleri yutuyorsun, çoğu zaman kendi kendine mırıldanıyorsun. Ayıp değil, ben senin yerinde olsam, kesin olarak diksiyon dersi alır, kitap kabiliyetimi artırırım. Yıllardır milli takımın başına yabancı hoca gelmesin istedik. Çünkü tercümanlardan bıktık Şenol. Ama böyle devam edeceksen, özellikle basın toplantılarında ve vereceğin demeçlerde sana da bir tercüman gerek. Veya mecbur değilsin konuşmaya, görüşlerini yaz da ver Şenol.
Haluk Ulusoy Dünya Kupası kuralarında şike yapsa, torbadan ancak bizim gruptaki rakiplerimizi çekebilirdi. Bu takımın bu gruptan, mağlubiyet almadan, hatta beraberlik almadan Dünya Kupası finallerine gitmesi gerekir. Eğer gidemezsek, bunun tek sorumlusu sensin Şenol. Sakın kılıf hazırlama... Futbol erkek oyunudur. Bu bahaneler çok eskide kaldı. Kamuoyu artık uyanıyor. Milli maçı 90 dakika seyretmeden televizyonunu kapatan insanlar çoğunlukta Türkiye'de. Ben senin arkadaşınım. Belki ağır eleştiririm ama, iyi olmanı isterim. Ne demişler, "En kötü arkadaşım cumhurbaşkanı olsun."
|
 |
Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|