|
|
AHMET VARDAR(avardar@sabah.com.tr
)
|
  
Torpilin kötü yüzü...
"Kaçıncı asırdayız... Dünya medeniyete gark oldu... Bilişim, iletişim, ulaşım süper araçlarla yapılır oldu. Ama Türkiye hala Osmanlıdan kalma kafa ile yönetiliyor" dersem inanır mısınız?... Ne globalleşmeden nasibimizi aldık, ne dünyanın küçülmesinden, ne de fennin bu kadar ileri gitmesinden... Biz hala koydukları yerde otluyoruz. Yazıktır, günahtır. Acaba Türk halkı buna müstehak mı?...
Gencecik bir kız, henüz 18 yaşında... Yaşamayı, sorgulamayı seven bir insan... İnsanlara umutsuzluğun yanında umudun, gözyaşının yanında tebessümün, yalanın yanında doğrunun, ikiyüzlülüğün yanında dürüstlüğün kazanacağını göstermek ve dünyanın hala inanılmaz güzellikte olduğunu kanıtlamak arzusunda... Bütün bu iyi niyetlerine karşın, babasına yapılan yanlışın düzelip, düzelmeyeceğini soracak bir merci bulamamış. Sonunda bana yazmış... Kendisi, Balıkesir'in Savaştepe ilçesindeki Tekel İşletme Müdürü Durmuş Narin'in kızı... Babasının bir anda Batman'ın Kozluk ilçesine sürülmesini bir türlü hazmedememiş ve bu işten sorumlu tuttuğu Agah Oktay Güner'e vermiş, veriştirmiş. Bilmiyorum Sayın Agah Oktay Bey mektubu okudu mu?... Eğer okumadıysa, kendisine fakslayabilirim. Merak ediyorsanız, mektubun konusu özetle şöyle;
"Sayın Agah Oktay Güner,
Ben Balıkesir'in Savaştepe ilçesini ziyaret ettiğinizde, partilileriniz tarafından size şikayet edilen ve sonunda bizzat telefon ederek, Savaştepe'den alınmasını istediğiniz ve Batman'a sürülen Tekel Müdürü Durmuş Narin'in kızıyım. Ben Uludağ Üniversitesi'ni kazandım. Kardeşlerim Anadolu Liselerini kazandılar. Dolayısıyla aile paramparça oldu. Babamın tayinine gelince, bütün suçu bulunduğu yerde tütün üreticilerinin ürünlerini sırası ile almak istemesi... Partilinin biri kendisine gidip, tütününün önce alınmasını istemiş. Babam da reddetmiş. Sizin partililer de kendisine, " Ya... Öyle miii?.." demişler.
İşte sizin orayı ziyaretinizde de şikayetlerini yapmışlar. Sanki doğu bölgeleri insanların cezalandırılması için kullanılan bir bölge... Babamı bir telefon talimatı ile oraya sürdürdünüz. Hepinizi tebrik ediyorum!.. Bizim ailecek Kozlu'ğa taşınmamız imkansız. Babam oraya gitti. Ben de genç kafaları ile dünyayı anlamaya çalışan kardeşlerimi ve onlardan daha üzüntülü annemi Balıkesir'de bırakarak, Bursa'ya okumaya gideceğim. Ailemizi bir anda dağıtıverdiniz. Kendinizle gurur duyun. Düşünün bu satırları size yazan 18 yaşında bir yürek... Dünyaya kök salan sevgisizliğin, yalanın, dolanın, kavganın, bencilliğin nedenini anlamak için savaşan bir yürek... Dürüstlüğü böyle bir şekilde ödüllendirdiğiniz için, sizi vicdanınızla başbaşa bırakarak saygılarımı sunuyorum."
Sayın Agah Oktay Güner, bu konuyu belki hatırlamayacaksınız bile... Ama torpilin kötü yüzünü görmek benim için işin önemli olan yanı... Özetlediğim bu mektubun detayını istiyorsanız, size gönderebilirim.
|
 |
Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|