kapat

13.10.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Sabah Künye
Ata Yatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

YeniBinyil
Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Telsim
GÜNGÖR MENGİ(gmengi@sabah.com.tr )


Hazır olalım

Siyasetçi Türkiye'de de Amerika'da da birbirine çok benziyor. Sandığı gördüğü zaman, oy uğruna her şeyi yakabiliyor.

Bir tarih sahtekârlığı olan Ermeni tasarısı konusunda, tarih ve hukuk bilinci ile yapılan uyarıların Amerikan Temsilciler Meclisi'ni durduramayacağından korkuluyor.

Çünkü karar tasarısı meclis başkanı tarafından "Usul Komitesi"nden geçirilmiş ve meclis gündemine girmiştir.

Bu durumda oylamaya katılanların yarısından bir fazlasının oyu, tasarının kabul edilmesine yetecektir.

Türkiye ile Amerika'nın Ortadoğu, Kafkaslar ve Balkanlar'da ortak çıkarları vardır.

Türkiye'ye haksızlık yapmanın "aptallık" olacağı, Amerikan yönetimi ve Avrupa Parlamentosu'ndaki sağduyulu sözcüler tarafından ortaya konulmuştur.

Fakat gidiş, 300 bin Ermeni kökenli seçmenin oyuna sahip olmak uğruna Amerikalı siyasetçilerin bu gerçeğe sırtını döneceği ihtimalinin arttığını gösteriyor.

Bir avuç oy için..

Korkulan olursa, Türkiye sessiz kalmayacaktır. Gerek meclis ve gerekse hükümet, bu haksızlığın cevapsız bırakılmamasını isteyecek olan toplumu tatmin etmek zorundadır.

Basiret işte bu noktada çok lâzım..

Bu bir yasa değil, tavsiye niteliğinde bir karardır. Suçlanan Türkiye Cumhuriyeti değil Osmanlı hükümetidir.

Oy avcılığına dayalı bu komploya bugünkü Amerikan yönetimi nasıl karşı çıkıyorsa, seçimden sonra gelecek olanlar da karşı çıkmak zorunda kalacaktır.

Eskiden Cumhuriyetçi başkan işbaşındayken Ermeni oyları ile Demokratlar oynuyordu. Şimdi Demokrat başkan var, Cumhuriyetçiler aynı oyunun içinde..

Türk-Amerikan ilişkilerini şimdiye kadar hep "üçüncü taraf etkileri" bozdu. Ya Rum ya Ermeni lobileri..

Tepki gösterirken Ermeni lobisinin kurduğu tuzağa düşmekten sakınmalıyız.

Tepkide ölçü..

Misilleme tedbirleri ikiye ayrılmalı:
1. Daha ileri gidilmemesi uyarısını içeren yaptırımlar: Irak'a insani yardım, Ermenistan'a ve Amerikan firmalarına yönelik kısıtlamalar gibi..

2. Türkiye'ye de maliyet yükleyecek yaptırımlar: Irak petrol boru hattını açmak ve İncirlik'i kapatmak gibi..

Ermeni tasarısının kabulü halinde birinci grup yaptırımlar uygulanmalı, bu kararın yönetimin politikalarına yansıması halinde ikinci grup yaptırımlara başvurulmalıdır.

Türkiye enflasyonla mücadele ve AB üyeliği gibi hayati hedeflere ilerliyor.

Bu hedefleri tepki adına tehlikeye atmak komplocuların ekmeğine yağ sürmek olur.

Şunu unutmayalım:

Ancak ekonomisini güçlendiren ve AB'ye üyelik yolunda ilerleyen bir Türkiye böyle uluslararası komplolarla başedebilir.

Öfkesine yenilen ve dünyaya küsüp içine kapanan bir Türkiye değil..

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır