|
|

Değişen bir şey yok
Herkes Azerbaycan maçının kolay geçeceğini zannetti. Hatta daha ileri gidip, "Aynı milletiz, biraz da pembe bakarlar" diyenler de oldu. Ama adamlar çıktılar, çatır çatır mücadele ettiler. Sakın kimse "Azerbaycan şöyle yaptı, böyle yaptı" demesin. Çünkü onlar amatör bir ülke. Futbolları da, futbolcuları da amatör. Biz profesyonelsek, biz büyük devletsek, biz daha büyük düşünüyorsak, biz çağ atlamışsak o zaman tıkır tıkır futbolumuzu oynayacağız, adamlar da seyredecekler. Ama nasıl?
İş öyle bir noktaya geldi ki, iki gün önce Hakan'ın tokadı bütün Türk milletinin suratına okkalı bir şekilde vuruldu. Zaten işin en tehlikeli yanı da bu. Hakan diyor ki, "Benim Türkiye'de alternatifim yok..." İki gün sonra bu sefer Şenol Güneş sahneye çıkıyor. O da hiçbirimizin bilmediği çok yeni bir şey söylüyor! "Hakan'ın başka alternatifi yok, var da oynatmadık mı?" Maşallah, futbolcumuz ve teknik direktörümüz. Aslında onların en ufak bir suçu yok. Bunu tüm samimiyetimle söylüyorum. Hakan'ın Türkiye'de alternatifi 8 yıldır yok. Bu konuda Şenol Güneş'in de fazla bir kabahati yok, yeni geldi.
Ama Şenol'dan şunu beklerdim: "Hakan oynamazsa Türk Milli Takımı sahaya çıkmayacak mı? Araştıracağım, gerekirse sistem değiştireceğim." Ama nerede Şenol'da o zihniyet. En kolay yolu seçti. Fatih bugün İtalya'daysa yapılmayanları yaptığı için orada. İnandığı yoldan hepimize ters gelse de emin adımlarla yürüdü. Çok da tenkit edildi ama yılmadı.
Türkiye'de bazıları kamuoyunu aptal zannediyor. Mustafa Denizli yıllarca Milli Takım'da teknik direktörlük yaptı. Yabancı adedini en fazla tenkit eden oydu. Ama şimdi bakıyorum, masanın öbür tarafına geçince, "Bana daha yabancı lazım" diyor. Gözün doysun be Mustafa. Takımında İstiklal Marşımız'ı söyleyen üç kişi var. Eğer istikrarlı olacaksak her yerde olacaksın. O zaman öyle, şimdi böyle.
Neymiş efendim, Azerbaycan tekme atmış. Hadi canım. Adamlar tekme atmasını bile bilmiyorlar. Biz daha oturaklı fauller yaptık. Bizde hasar yok ama adamlarda var.
Bunların organizasyonunu, Türkiye'nin futbol politikasını kim yapacak? Futbol Federasyonu. Planlar, programlar yaparak kulüpleri zorlayacak. Onlar ne yapıyor? Ağzını açan kulübe 500 bin dolar, biraz daha bağırana da 1 milyon dolar veriyor. Seçim zamanı da oy peşinde koşuyor. Milli Takımımız'ın son Avrupa Şampiyonası dahil oynadığı futbol ilkel. Orada alay mevzuu olduk. Hâlâ da değişen bir şey yok.
Bir millet iki devlet
Azerbaycan, aynen bizim 40 yıl öncemiz. Havalimanına ayak basıyorsunuz, resmi görevliler dahil herkes sizden pul istiyor. Yani onların lisanınca para. Para birimleri Manat. 1000 Manat'ın üzerindeki resim Mehmet Emin Resülzadeye ait. Ruslar'a karşı ilk bayrak açan Azeri. Onun için de Manat'a kestirmeden "Memet" diyorlar. Bin Memet 140 bin lira, Azerbaycan'da her kapıyı açıyor. Bazı arkadaşlar niye şikayetçi oldular anlayamadım. Bizdeki sistem de aynı. Sadece onlar 1000 Memet'e tav oluyorlar, biz milyon dolarlara. İşte soygunlar, gazetelere düşmeye başladı. Arkası gelecek gibi. Çünkü eskiden baskı vardı. Bunlar bazı yerlerde takılıyordu. En güzel sözü Haydar Aliyev söyledi; "Biz bir milletiz ama iki devletiz." Aliyev, Süleyman Demirel'i de iyi tanırdı, Türkiye'yi de. Ne de olsa eskiden KGB'nin 4 numaralı adamıydı!..
Vurun Ankaralı'ya!
Avrupa'da bu yıl yeni bir basketbol ligi kuruldu. ULEB. Üç İtalyan, üç İspanyol, üç Yunan takımı var, diğerleri başka ülkelerden. Burada hakemlik yapması için de Recep Ankaralı'ya teklif yapıldı. Türkiye'deki birkaç iyi basketbol hakeminden biri. Yaptığım istihbarata göre de düzgün bir adam. En kötü özelliği ise düşündüğünü söylemesi!
Futbol dahil hakem camialarında fazla düzgün adamları istemezler. Hazırolda duracak, herşeye 'evet abi' diyecek, çanta taşıyacak adamlar lazım. Arada böyle Ankaralı gibi tipler çıkarsa da onları kıstırdığın bir anda işini bitiriverirsin. Çocuk diyor ki, "Bana yılda 150 bin dolar garanti ediyorlar. Bir yıl lisansımı dondurun, ben orada hakemlik yapayım."
Aslında bu Türkiye içinde gurur verici bir olay. Turgay Demirel'e soruyorum, "Herşey tamam da Erman hoca, bu çocuğu yıllarca biz yetiştirdik. Bizim bağlı olduğumuz bir kuruluşun karşısında görev yapacak bir hakeme bu izni vermemiz doğru olmaz." Peki dedim sevgili Turgay Demirel, "Efes, ULEB'e girseydi Türkiye Ligi'nden ihraç edecek miydin? Ya bu takımın oyuncularını Milli Takım'a alacak mıydın" Allah'ı var orada doğru cevap verdi: "Böyle bir kulübü ihraç etmek zor olur....!" Demek ki, Ankaralı çok kolay. Ne de olsa hakem. Hem de düzgün hakem. Camiadan süratle atılmasında fayda var!
Nazi'nin fendi
Bakü'nün merkezindeki binaları 2.Dünya Savaşı'nda Alman esirlere yaptırmışlar. Ama Dom Sovyet adında bir Alman mimar Azerileri iyi atlatmış. Şehrin göbeğinde müthiş bir bina yapmış. İnşaatın bittiği gün de çatıdan atlayıp intihar etmiş. Yıllar sonra binaya üstten baktıklarında yapı, Hitler'in Gamalı Haç'ı şeklindeymiş. Yani fazla uyanık olmayacaksın, ava giderken avlanırsın.
|
 |
Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|