|
|
  
Terim ve Gori
Firenze'ye, Fiorentina Başkanı Gori ve Teknik Direktör Fatih Terim'in davetlisi olarak gidiyorum. Bu, üç ay evvel mukavele imzalanırken, Terim ile Başkan Gori'nin verdikleri ortak bir karar. Yani şu sıralar aniden çıkmış bir davet değil. Bundan da çok memnun oldum açıkçası.
Fiorentina'nın Firenze'deki ilk maçı. Bu Firenze'ye 5 sene sonra ikinci gidişim olacak. Maç takip etmek için gitmiştim. Ama şimdi Fatih Terim için gidiyorum. Çünkü Terim'in çok muvaffak olmasını istiyorum ve olacağına da inanıyorum.
Yalnız İtalyan gazetelerinde çıkan "Can Bartu Firenze'ye geliyor, arabuluculuk yapacak" görüşü tamamen yanlış. İtalyan gazeteciler beni aradılar mı, aradılar. Bilhassa Nazione Gazetesi'nin muhabiri aradı. "Geliyormuşsunuz" dedi, "Evet. Fiorentina Kulübü'nün davetlisi olarak" karşılığını verdim.
"Bu tatsızlık için bir katkınız olur mu" diye sordu. "Bunun için gelmiyorum. Böyle bir şey olacağını da sanmıyorum. Biri başkan, biri teknik direktör. Ufak sürtüşmeler olur. Bunlar aile içinde kalır. Önemli olan Fiorentina'nın başarısıdır. Bu başarıyı da Fatih getirir. Takım başarılı olursa başkan başarılı olur, Fatih başarılı olur" dedim.
İtalya basını gidişimi abartıyor
Bir kere bunu özellikle düzeltelim istiyorum. Ben arabulucu olarak değil, davetli olarak gidiyorum. Çünkü ortada ne arabulucuk yapılacak bir durum var, ne de Fatih'in böyle bir şeye ihtiyacı... Çünkü Terim çok başarılı ve güçlü durumda... Aldığım bilgiye göre Firenze halkının sevgilisi. Kendisine fevkalade inanıyorlar. Kaldı ki Terim, bir başarısızlık durumunda "Hadi bana eyvallah" diyebilecek karakterde bir insandır. Türkiye'ye dönse, bütün kulüpler kapılarını ardına kadar kendisine açar. Çünkü işini fevkalade iyi yapan, dört elle sarılan bir teknik adam. Yani benim Firenze'ye gitmemi, İtalya basını çok fazla abartıyor gelişimi.
Fatih, Fiorentina'yı çok yukarılara taşımak istiyor ve bundan dolayı transfer yapılmasını istiyor. Sorun da bence bundan kaynaklanıyor. Başkan Gori belki şu anda tek başına, ama kulübün sahibi. Fatih de bütün spor kamuoyunu arkasına almış. Ama bunlar aşılmayacak şeyler değil.
Avrupa'ya bir çok futbolcu gitti, benden önce de. sonra da... Ama antrenörümüzün gitmesi çok farklı bir olay. Ve orada yaptığı işlerle sevilmesi daha başka bir olay. Evvela Fatih şunu bilmeli ki, Türk medyası ile İtalya medyası çok farklıdır. Bunlara kulaklarını tıkayıp, işini yapacak. İtalya'da senaryolar geliştirilir ve yazılır. Türkiye'de ise hatırla gönülle bunlara mani olunabilir. Fatih'in bütün bunlara hiç ihtiyacı yok.
Mühim olan takımın başarısı
Fatih'in işi başka. Neticeler alındıkça başkan da yanına gelip yanaklarından öper onu. Gori, bir yerde sahibi olduğu kulübün başarılı olmasını ister. Ne Fatih sinirlensin, ne de Gori... Mühim olan Fiorentina'nın başarısıdır. Gene tekrarlıyorum, oraya Fiorentina Kulübü'nün, Başkan Gori ve Terim'in davetlisi olarak, ilk maçını seyretmeye gidiyorum. Bir gazeteci olarak değil, dost olarak. Ama bu arada gazetecilik görevimizi de yapacağız tabii...
|
 |
Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|