|
|
Kürk modası geri döndü
Greenpeace ve Peta gibi örgütlerin mücadelesi modacıları imitasyon (taklit) kürk kullanmaya itmişti.
Ancak o günler geride kaldı. Hakiki kürk giysiler bu yıl çok moda...
YIL 1986... Batı'daki TV'lerde bir reklam gösterime girer. Çevreci örgüt Greenpeace tarafından hazırlanmıştır. Sırtında yerlere kadar uzanan beyaz bir kürkle yürümeye başlayan, sarışın zarif bir mankenin adımlarıyla açılır reklam. Derken kürkün altından beyaz zemine kan bulaştığı görülür. Genç kadın podyumun ortasına gelip de olduğu yerde dönmeye başlayınca kürkün ucundan akan kan dehşet anının ilk sinyallerini verir. Kan seyircilerin üstüne sıçramaya başlar ve giderek dönüş hızını arttıran "zarif manken" tüm salonu "kana boğup" podyumu terkederken şu yazı belirir: "Bir kürk mantoyu oluşturmak için 1100 hayvan gerekiyor; giymek içinse bir tane!" Greenpeace'in bu ağır suçlamalarla dolu reklamı bir dönemin sonu olur. Kürkten yapılmış her türlü giysi ve aksesuvar hızla yaşamımızdan çıkıp gider. Bu sezona kadar...
Kültürü var
Beyoğlu, İstiklal Caddesi'nde 36 yıldır kürkçülük yapan, İstanbul'un en eski kürkçülerinden Fox Kürk Evi'nin sahibi Bogos Yılan'la kürkün geri dönüşüyle ilgili konuşuyoruz... Bogos Yılan, "Kürk asil bir giyimdir. Taşımasını ve giyeceği yeri bilen asil ruhların simgesidir" derken, kürkün şal, pelerin, manto yakası olarak da olsa geri dönüşünden memnunluk duyduğunu söylüyor ve esprili bir açıklama yapıyor: "Kürkün geri dönüşünün anti-kürk propagandanın anası Brigitte Bardot'un yaşlanmasıyla bir ilgisi yok."
Vizon, vaşak, çinçilla, astragan, ziplin, tilki... Doğal renklerinde, kızıl, açık kahve, yeşil, saks mavisi... Kısa tüylü, uzun tüylü. Çeşit çeşit, model model, sıra sıra kürk.
Bogos Yılan, "Bir dönem taksitle Kapalıçarşı'da kürk satışı yapılırdı. Butiklerden kartla palto alır gibi kürk aldı Türk kadınları. Çünkü Avrupa'da kürke karşı propagandalar hakimdi o günlerde, kürklü kadınların üstüne spreyle boya atılırdı. Avrupa'daki dalga Türkiye'ye gelmeden ellerindeki malı pazarlamak isteyenler taksitle kürk sattı. Şimdi, neredeyse her 10 evden 5'inde kürk var. Bu kürkler bu kış torbalarından çıkacak ama..." Ünlü kürkçü devam ediyor: "Kürküyle pazarda alışveriş yapan kişiler gördüm ben. Biz kürküyle Hilton'a gidip çay içen insanlarla çalışırdık eskiden..."
Peki ne oldu da kürk döndü?
Modacılara göre kürk her 10-12 senede bir moda oluyor. Aslında modacıların vazgeçmediği ve yeniden yaşatmak için "bir anını kolladıkları" kürkü ve geri dönüş nedenini ünlü modacı Yıldırım Mayruk'a sorduk. Mayruk, "Kürkün benim için önemli yanı kadını son derece çekici yapan görünümüdür. Son günlerde süratle geri dönüşünün sebebi ise çiftlik hayvancılığının gelişmesi. Üstelik kâr oranları açısından, ticari getirisi çok yüksek" diyerek önümüzdeki günlerde sadece podyumlarda değil, sokaklarda da kürklü kadınların bol bol görüneceği sinyalini verdi.
Gerek modacılar, gerek kürkçüler ve gerekse kürk giyenler ortak bir noktada birleşiyorlar: Kürk bir kültürdür. Peki nedir bu kültür?
Bogos Yılan'a göre, kürkü seçmek ve taşımak çok önemli. Hatta kürkün içine giyilenler de... "Eskiden kürkün içine tayyör giyilirdi, makyajı, saçı hatta vücudu bile önemliydi kürk giyenin... Bugün içine tişört, ayağına kot pantolon, spor ayakkabı giyen kadınlar bile kürk giyiyor. Olmaz! Kendilerine gösterdikleri saygıyı kürk kültürüne de göstersinler" diyor.
İstanbul'un en eski kürkçülerinden olan ve Kapalıçarşı'daki "Kürkçüler Çarşısı"ndaki tek kürk evinin sahibi İlyas Koç, "Bir zamanlar bu çarşıda 43 kürk evi vardı. Bugün ben kürkevi tabelası altında çalışıyorum ama dükkanımda sadece iki kürk var. Altın çağı yıllar önce yaşadık. Bizim adetlerimizde hali vakti yerinde olan kızların çeyizinde mutlaka bir kürk olurdu. Sonra anti-kürk akımı nedeniyle söndü gitti. Genç nesil kürkü tanımıyor bile. Bazıları da nefret ediyor. Bu günlerde cılız adımlar görüyoruz. Modacılar yavaş yavaş insanları tekrar kürke alıştırmak için aksesuvar olarak da olsa kürkü kullanıyorlar," diyor.
Peki neden geri geliyor kürk? İşin içinde olanların üç görüşü var. Birincisi: "Özlendi..." İkincisi: "Çiftlikler kurularak doğal denge zarar görmeden kürk üretimi için hayvan yetiştirildi..." Üçüncüsü: "Ticari getirisi nedeniyle sektöre hakim güçler 'artık zamanı geldi' deyip mallarını piyasaya vermeye başladılar..."
Kaçakçılık sorun
Burada kürk kaçakçılığının da çok önemli bir sorun olduğunu söylememiz gerekiyor. Geçtiğimiz günlerde Bolu'da piyasa değeri 120 milyar lirayı bulan kürkün elegeçirilmesi de bunun en büyük göstergesi. Bolu Emniyet'i 2 bin 35 adet tilki ve vizon kürkü pazarlamaya çalışan kaçakçıları yakaladı. Kaçak kürkler İtalya'da işlenmişti. Emniyet Müdürü Uğur Gür, piyasada çok miktarda kaçak kürk olduğunu söylerken "İşin peşini bırakmadık; kürklerin ülkemize nasıl sokulduğunu araştırıyoruz," dedi.
Kaç tane olmalı?
"Bir kadının gardırobunda mutlaka bir kürk olmalı..." Bu sözler Bogos Yılan'a ait. İyi de fiyatları 5 bin ile 15 bin dolar arasında olan kürkün her gardıroba girmesi ne kadar kolaydır ki? "Burada da taksitle satış yapanlar yetişiyor imdada" diyor İlyas Koç. Yılın büyük bir bölümünü Amerika'da geçiren kürksever tüketici Pembe Tüzüner ise, "Hayvanları sevdiğim kadar kürkü de seviyorum. Atlarım, köpeklerim var. Yıllardır kullandığım bir vizon kürküm de... Ama bir tane. Fazla kürk sahibi olmak müsrifliktir" diye açıklıyor görüşlerini.
'Yoksul ülkeler körüklüyor...'
Birgül Rona (Hayvanları Koruma Derneği)
ESKİ Doğu Bloku ülkeleri özgür ama yoksul olduklarından bir pazar oluşmasına yol açtı. Kürk başedilmesi zor bir ticaret alanı. Çok büyük meblalar dönüyor. Birçok kürk düşmanı bile bu konuda çekingen... Panalı olduğu için zaten belli bir kesim kürk kullanabiliyor. Ancak bu kesimide bu lüksünden uzaklaştırmak oldukça zor görünüyor. Batılılar'ın söylediği gibi: "Kürk ancak sahibine, yani hayvana yakışır."
Kürk alacaklara ipuÇları
* Dişi hayvan daha uygundur. Çünkü tüyleri uzun ve parlaktır. Yılda iki kez doğum yaparlar. Kış doğumlu hayvanlar tercih edilmeli. Tüyleri daha iyidir, sağlamdır.
* Kürk gövdeden yapılmalı. Kuyruk ya da parçalar değerli değildir.
* Kürk mutlaka yıkanmamış amerikan bezinden torbasında saklanmalı.
* Yılda iki-üç kez havalandırılmalı ve torbanın içine mutlaka bir kalıp saf beyaz sabun ile naftalin konulmalı.
* Her yerden almayın, güvenilir bir mağazayı tercih edin.
* Kürkü nerede giyeceğinizi belirleyip seçiminizi tarzınıza uygun yapın.
Fügen ÜNAL ŞEN
|
Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|