kapat

13.10.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Sabah Künye
Ata Yatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

YeniBinyil
Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
banner
'Üretim üssü olacağız'
Hedefini, "dünyanın önemli otomotiv üretim merkezlerinden biri olmak" şeklinde belirleyen Tofaş Grup Başkanı Bülend Özaydınlı, "Direneceğiz ve ithalatçı olmayacağız" diye konuştu

On yıl boyunca perakende sektörünün en eski kurumlarından Migros'u yönetip, hızlı tüketimdeki trendleri izleyen Bülend Özaydınlı; yaklaşık 6 ay önce Tofaş'ın başına geçerek farklı bir konuya, dayanıklı tüketime odaklandı. Migros'ta tek şirkette 7 bin kişiyi yönetirken, Tofaş'ta 17 ayrı şirkette 10 bin kişinin başına geçen Özaydınlı, "İşler büyüdü ve tabii ki zorlaştı" diyor. Özaydınlı, tıpkı Migros'un başına geçtiği zamanki gibi şimdi de 10 yıl sonrasına ait bir Tofaş fotoğrafını çizebiliyor. Özaydınlı'nın hedefi, otomotivde Türkiye'yi dünyanın önemli üretim merkezlerinden biri yapmak. Özaydınlı bu konuda iddialı ancak bunu ortaya koyarken bir çekincesini de ekliyor: "Türk ekonomisindeki genel parametrelerde büyük değişiklikler olmaması ve siyasi iradenin de bu işe inanması şart."

* Uzun yıllar, hızlı tüketimle ilgili planlar yaparken, bir anda dayanıklı tüketime konsantre olmak, müşteriye bakışınızı ve iş planlarınızı nasıl değiştirdi?

Migros'ta karar alır, ertesi gün uygular, ondan sonraki gün de sonuçlarını görürdük. Otomotivde ise alınan kararların sonucunu görmek daha uzunca bir süre alıyor. Çünkü sonuçta karmaşık bir üretim ve yüzde 50-50 bir ortaklık sözkonusu.

Ancak temel kurallar her iki sektörde de aynı: Müşteri odaklı olmak. Migros'ta çalıştığım 10 yıl boyunca bu takımın oyuncularından biri olmaktan büyük keyif aldım. Şimdi yeni ve büyük bir takıma hizmet veriyorum. Bu takım sadece satmıyor, sattıklarını aynı zamanda üretiyor da.

Böyle büyük bir takıma katılmak insanın eski takımından ayrılma hüznünü azaltıyor. Perakendeden otomotive geçmek elbette iş yaşamında değişiklikler getiriyor. Migros'ta binlerce üreticinin ürününü tüketicinin beğenisine sunuyor, kalite prensiplerimize uymayanları satmıyorduk. Tofaş'ta böyle bir lüksümüz yok. Bu kez Migros'un konumunda seçici olarak direkt tüketici karşımıza çıktığından yoğun rekabet ortamında kaliteli üretim yapmak dışında bir seçeneğimiz yok.

* 2000'in ilk 9 ayında ithal otomobil satışlarında büyük bir patlama yaşandı. Bunun yerli otomobile etkisi nasıl oldu?

Türkiye'de ithal otomobilin payı yüzde 53'e çıktı. Bu oran Avrupa'nın birçok ülkesinde yüzde 17 civarında. Bunun nedeni sadece tüketici kredileri değil, rekabet koşullarının da Avrupa lehine değişmesi. Geçtiğimiz 1 yıllık dönemde euronun değer kaybı ve TL'nin değer kazanması Avrupa otomotiv üreticilerine yüzde 25'lik bir avantaj kazandırdı. İhracatta güçlü bir otomotiv sektörü istiyorsak, bu sektörün iç piyasada da güçlü olmasının koşullarını yaratmamız gerekir. Üreticiler ithalatçı konumuna geliyor, böyle bir tehlike var. Tofaş, bu koşullara direnecek ve ithalatçı olmayacak. İthal otomobile en çok prim verilen dönemde bile olmadık, bundan sonra da olmayız.

Tofaş takımında 10 bin kişi oynuyor
*Tofaş geçtiğimiz yıl zararda idi. Bu yıl kâra geçti. Tofaş Profesyonel basketbol şubesinin kapatılması gerekli miydi?

Tofaş'ta 10 bin kişi oynuyor. Önemli olan uzun dönemde takım oluşturabilmek. Biz başka hedeflere gitmemiz gerektiğini düşündük. O hedefleri de ihracat rakamlarıyla yakalıyoruz. Geçen yılı zararla kapatan Tofaş, bu yıl ciddi bir kârlılığı gerçekleştirecek. Bu kârlılığı sürdürdüğümüzde Tofaş takımı belki basketbolda değil ama çok daha büyük hedeflere oynayacak.

*Tofaş tek çatı altında toplanıp, yeni bir yapılanmaya gidiyor. Bunun ana hedefi nedir?

Bunun prosedürü devam ediyor. Bizim bu yapılanma ile amacımız maliyetleri düşürmek ve müşteriye daha yakın olabilmekti. Eğer tüketici ile yüzyüze olursanız, onların neler istediğini uygulama şansınız daha fazla oluyor.

* 1 milyon otomobil satışını ne zaman göreceğiz?

Türkiye'nin potansiyeline bakacak olursak bizim 1 milyon adetlik otomobil satışını çok daha önce görmemiz gerekiyordu. O zaman ekonomik göstergeler de farklı olurdu. Ama çeşitli nedenlerden dolayı bu gerçekleşmedi. Sanıyorum 5 yıla kalmadan 1 milyon otomobil satışına ulaşacağız. Tabii eğer ekonomik parametrelerde bir değişiklik olmazsa. AB'ye girmemiz de bu süreci olumlu yönde etkileyecek.

Punto yılbaşında Türkiye'de
* GM-Fiat ortaklığı Tofaş'a ne kazandıracak?

Dünyaya baktığınızda büyük otomobil üreticilerinin amansız rekabet ortamında ayakta kalabilmek için birleşmelere, evliliklere gittiği görülüyor. GM ile Fiat'ın işbirliğine gitmesi, önümüzdeki dönemde bize de olumlu olarak yansıyacak. Bununla ilgli olarak yeni projeler ortaya çıkacak.

* Fiat Punto'yu ne zaman Türkiye yollarında göreceğiz?

Yılbaşından itibaren Punto'yu Türkiye'ye getireceğiz. Avrupa'da orta ve orta altı segment reveçta. Biz de bu yolda ilerliyoruz.

Kapasite yüzde yüz artacak
* Tofaş ilk kez, tüm versiyonlarıyla Türkiye'de üretilen ve Avrupa'ya ihraç edilecek "Doblo" modelini yarattı. Bu, grubu nereye taşıyacak?

Doblo 35 versiyonuyla sadece Türkiye'de üretilen ve dünyaya ihraç edilen bir araç. Paris'te de dünya prömiyeri yapıldı. Bunun da haklı gururunu yaşıyoruz. Doblo, önce İtalya ve Türkiye'de Kasım ayında piyasaya sürülecek. Bu proje 8 yılda 5 milyar dolarlık bir ihracatı içeriyor. Yılda 100 bin adetlik ihracat adediyle 8 yılda 5 milyar dolarlık bir ihracat gerçekleştireceğiz. Önümüzdeki yıl kapasitemizin yüzde 100'ünü kullanarak, yıllık üretimimizi 200 bin adede çıkaracağız.

* Tofaş ile ilgili olarak gelecek 10 yılı düşündüğünüzde gözünüzde nasıl bir fotoğraf canlanıyor ?

Global ekonomi ile birlikte, milliyetçilik anlayışı zayıfladı. Bu gerçekleri görmemiz lazım. Türkiye otomotiv sektörü 30 yıl öncesinden çok farklı. Bunun için de çalışmalar yapmak gerekiyor. Türkiye'nin genel parametrelerinde değişiklik olmazsa Türkiye dünyanın önemli üretim merkezlerinden birisi haline gelecek.

Ülkemizin doğal avantajlarından dolayı bunu iyi değerlendirmesi gerekiyor. Ama burada bütün iş bize düşerse olmaz. Ben Bülend Özaydınlı olarak kafamda şekillendirebiliyorum, Türkiye'nin dünya otomotiv sektöründe üretim merkezlerinden biri olabileceğini görüyorum. Ben bunun bir parçası olarak elimden geleni yapmaya hazırım. Ama uygulamaya dönüştürebilmek için siyasi iradenin devreye girmesi lazım.

* AB süreci ve otomotiv sektörü diye sorsak...

Türk tüketicisi seçici, ama aynı şekilde Avrupa tüketicisi de seçici. Ancak onların bu seçiciliği uzun yıllara dayanıyor. Biz kalite sınavını Doblo ile geçtik. Avrupa ile elma ile elmayı, armut ile armudu karşılaştırdığınız zaman kalitemizin aynı olduğu görünüyor. Kendimize artık güvenmemiz gerekiyor.

* Kuş serisinin üretimi devam edecek mi?

Talep olduğu sürece bu seriyi üretmeye devam edeceğiz. Kuş serisi şu an belirli bir talebi karşılıyor. O boyutta, o kalitede ve o fiyatta bir otomobil yok.

* İnternetten satış ne zaman başlıyor?

Eli kulağında. Tüketici Kangurum'dan Tofaş ürünlerine ulaşabilecek. İnternetten satış belki hacimsel olarak çok büyük miktarda olmayacak ama yine de tüketicinin modelleri incelemesini, bayiden almak istese bile aracın özelliklerini bilerek gitmesini sağlayacak.

Esen PİŞİRİCİ-Mete TANSU


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır