kapat

13.10.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Sabah Künye
Ata Yatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

YeniBinyil
Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Telsim
'Hata yaptım kabul ediyorum'
Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliği ile Ermeni soykırım tasarısı arasında bağlantı kurmam tam bir hataydı. Amacım kesinlikle Türk halkını sanık sandalyesine oturtmak değildi

İlginç kişiliği ve sivri diliyle Avrupa kamouyunun gündeminden düşmeyen '68 hareketi liderlerinden "Kızıl Dany" lakaplı Daniel Cohn-Bendit, geçtiğimiz günlerde Avrupa Parlamentosu Dışilişkiler Komitesi'nde Türkiye hakkında hazırlanan rapora "sözde Ermeni soykırımı" ile ilgili ifadeler yerleştirmek için harekete geçince bir kez daha adından bahsettirdi. Ancak Bandit, Ankara ve AB içinden gelen yoğun baskı nedeniyle Ermeni soykırımı ile ilgili değişikliği rapora koydurtmaktan son anda vazgeçti. Bandit, Ermeni konusunda neden geri adım attığını SABAH'a anlattı.

Tartışmak isteniyor
* Avrupa Parlamentosu bünyesinde böyle bir tartışmaya gerek var mıydı?

Birçok millet tarihinde kötü şeyler yaptı. Bu gibi konular AB bünyesinde tartışılarak açıklığa kavuşturulmalı. Söylediğim her millet için geçerli. Savaş sonrası dönemde Almanya'yla, Fransa'yla ve diğer ülkelerle ilişkili sorunlar tartışılarak açıklığa kavuştu. 'Ben Avrupalıyım' diyen ve Avrupa ailesine kabul edilmeyi bekleyen bir ülkenin tarihini Avrupa'da yaşayan insanlar tartışmak istiyor. Bu gibi tartışmalar tüm ülkeler için yapılıyor.

Türkler'le dostum
* Toplumsal boyutun dışında Ermeni soykırımının Avrupa Parlamentosu'nun gündemine girmesinin Türkiye'nin tam üyelik süreciyle doğrudan ne gibi bir ilişkisi var?

Ben Türkiye'nin tam üyeliğinin hararetli savunucularından biriyim. Bunu siz de biliyorsunuz. Aynı zamanda Avrupa Parlamentosu Türkiye Parlamanterler Komisyonu Başkanıyım. Ermeni soykırımının tartışılmasından yana olmama rağmen, Avrupa Parlamentosu'ndaki müzakereler esnasında konunun Türkiye'nin tarih sürecinin dışında tutulmasının doğru olduğu kanaatine vardım. Türkiye'nin Avrupa Birliği tam üyeliğinin Ermeni soykırımı ile ilişkilendirilmesi bir hataydı. Bu konu Türkiye'nin AB'ye tam üyeliği için bir önkoşul olamaz, bunu farkettim. Türkler'le köklü bir dostluğa sahibim. Bu tartışmalara bir son vermek de istiyorum. Ancak Osmanlı döneminde vuku bulan Ermeni soykırımı, her şeyden önce tarihsel bir sorun olarak kabul edilmelidir. Önce tarihçilerin araştırma yapmasına izin verilmelidir. Bütün arşivler açılarak araştırma özgürlüğü temin edilmelidir. Amacım Türkiye'yi, Türk halkını sanık sandalyesine oturtmak değil Ancak, Avrupa Uluslar Ailesi'ne ait olan ülkeler bu tartışmalara göğüs gerebilmeli. Tarihin zor bir konu olduğunu kabul ediyorum. Osmanlı tarihi gibi, Alman tarihi de tartışılıyor. Fransız tarihi de... Her şeyi tartışmak lazım. Tabii Türk tarihinin, Alman tarihi gibi katliam ve soykırımlar boyutunda tartışılması gerektiği görüşünde de değilim.

Erkekçe tartışalım
*"Ermeni soykırımı" hakkında değişiklik önergesi verdikten sonra 24 saatte neden fikir değiştirip, bunu geri çektiniz?

(Gülerek) Dışişleri Bakanı İsmail Cem aradı ve AB'nin genişlemeden Sorumlu Komiseri Günter Verheugen aradı. Uzun uzun konuştuk. Ben bu abartılmış tepkileri biraz gülünç buldum. 80 yıllık olaylar üzerinde bu kadar hassasiyet gösterilmesi beni güldürdü. Türk toplumuna bir çağrım var. Bunu lütfen değiştirmeden yazınız. Ben kendi davranışımı yanlış buldum ama bununla Ermeni soykırımının olmadığına inandığımı söylemiyorum. Fakat Türkiye'nin dışında, bu sorunu tartışmanın yanlış olduğuna ikna oldum. Artık soykırımı Türkler'le, erkekçe Türkiye'de tartışmanın doğru olduğuna inanıyorum ve bunu da yakın gelecekte gerçekleştireceğim.

Samimi değiller
* Bir Bulgaristan'ın, bir Romanya'nın ve bir Yunanistan'ın önüne de kendi tarihleri getirildi mi? Söz gelimi İngiltere'nin AB üyelik sürecinde Kuzey İrlanda sorunu AB organları tarafından sorgulandı mı? Yaptığınız Türkiye'ye karşı sorumsuzluk değil mi?

Romanya'nın da AB'ye toplumsal uyum koşulları sorgulanıyor. Ve bir tarihsel boyutta bu değerlendirmeler yapılmadı. Bu nedenle ben önceki gün Avrupa Parlamentosu'ndaki girişimin yanlış olduğu sonucuna vardım. Bu sorunlar tartışılmadan, insan hakları ve demokratikleşme süreci tanımlanmadan Türkiye Avrupa Birliği'ne kabul edilseydi sizce daha mı iyi olurdu? Bunu sanmıyorum. Bu eleştirileri biraz da Türkiye'deki siyasi kesimlere getirmeniz lazım. Onlar birlikte ifade ettiğimiz ideallerin gerçekleştirilmesi konusunda pek de samimi değiller.

* Türkiye mi değişti, Batı mı?

Bugün AB bünyesinde sosyalistlerin ve sosyal demokratların tesiri var. AB'nin Hırıstiyan klübü olmaması gerektiğine inanan güçlü bir akım var. Sosyalizmin gücünü yitirmesiyle 90'lı yıllarda Türkiye anlamını yitirmişti. Şimdi tabular olmadan Türkiye'yi tartışmalıyız.

Ahmet ÖZAY


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır