Biri Türkiye'nin en büyük grubu Koç, diğeri İstanbul'da finanstan bilişime, gıdadan perakendeye kadar yayılan alanlarda faaliyet gösteren orta büyüklükte Ata Grubu, yüzde 50'şer payla ortak oldular. 17 milyon dolara GAP'ın merkezi Şanlıurfa'da hayvan besiciliği çiftliği kurdular. Bu iki grubun para kazanmak için ille de Güneydoğu'ya gitmesi gerekmiyordu. Ama Koç'un öncülük misyonu, Ata Grubu'nun da Atatürk Barajı'nı inşa etmekten ileri gelen deneyimi ve misyonu böyle bir yatırımın nedenini oluşturdu.
Yatırımın hacmi büyük değil ancak amaçları büyük... Bir kere entegre bir tesis ekiyor, biçiyor, yem yapıyor ve o yemle hayvan besliyor, süt, süt ürünleri ve et üretiyor. İsrailli mühendislerin de görev aldığı ve modern teknolojiyle üretim yapılan bu çiftlikte verimlilik, Türkiye ortalamasına göre yemde dört, sütte üç, ette iki kat arttırılacak.
Kendi içinde entegre bir tesis olması yanında bu çiftlik Türkiye Cumhuriyeti'nin en büyük yatırımı olan GAP'ı bölge insanıyla entegre ediyor. Sözleşmeli çiftçi uygulamasıyla yöre insanı bu projeye ortak edilecek. Bu insanlara ücretsiz danışmanlık hizmeti verilerek bu insanların standart üretim yapmaları sağlanacak ve ürünlerine pazar açılacak.
Bu proje aynı zamanda başka iller için de örnek olacak. Açılış töreninde yaklaşık 1500 davetlinin yanında bölgedeki 17 ilin de valisinin bulunması buna bir hazırlık.
Eğer proje örnek olur, bölgede başka girişimciler tarafından uygulanır ve yaygınlaşırsa, son 20 yıldır gerileyen hayvancılık sektörü yapısal bir dönüşüm sağlayacak. Koç'un deyimiyle Türkiye kaçak et cenneti, et ithal eden ülke olmaktan kurtulacak. Türkiye insanı da eti daha ucuza yiyebilecek.
Bu projenin ne kadar yaygınlaşacağını şimdiden kestirmek zor ancak GAP bölgesindeki bu ilk ciddi özel sektör yatırımı tutarsa büyük iş olacak. Modern hayvancılığın modern tarımın yeni yapısı ortaya çıkacak.
Sonuç: "En uzun yürüyüş bile bir ilk adımla başlar"