


Neden hepimize aptal muamelesi yapılıyor?
Temsilciler Birliği Ermeni soykırım tasarısını bugün oylayacak. Dileğimiz bu saçma sapan tasarının, aklı selim sahibi Amerikalılar tarafından ciddiye alınmaması ve reddedilmesi. Ve bana öyle geliyor ki Temsilciler Meclisi'nde sağduyu hakim olacak.
Bu iki açıdan önemli bence, birincisi haksız da olsa Türkiye'nin dünya karşısında böyle bir imajla olması çok kötü, ikincisi bizim iktidar yüksekten atmanın bedeleni ödemekten kurtulacak.
Ermeni olayı yeni değil. 1974'te iki Türk diplomatının Los Angeles'te öldürülmesinden beri bu sorunun ortasındayız. Bu yüzden kaç büyükelçimiz, dışişleri görevlimiz şehit oldu. Ermeni çetelerin yarattığı dehşet ve terör yüzünden bugüne kadar kimbilir kaç masum insan öldü.
Ama Türkiye geçen bu süre içinde gerekli bilimsel çalışmaları, tarihsel araştırmaları yapmadı. Yaptıklarını da dünyaya anlatamadı. Şimdi yumurta kapıya gelince bir telaş içinde tüm dünyaya babalanmaya kalkıyoruz.
Bilmiyorum, size nasıl geliyor ama bana çok garip gelen bir durum var. Ermeni soykırım tasarısı gündeme geldiğinde pek oralı olmayan ilgililerimiz son günlerde çok yüksekten konuşmaya başladılar. Daha önce de yazmıştım, o zaman İncirlik Üssü konuşuluyordu. Şimdi de Kerkük Yumurtalık petrol boru hattının açılması gündemde. İlgililerimiz ortaya çıkıp "Amerika bunu yapsın, biz de petrol boru hattını açarız" diyor. Bunu söylerken de yüzler gayet ciddi. Vatandaş da "Helal olsun" diyoooor... mu acaba?
Diyelim ki petrol boru hattını açtık. Bir kere Irak oradan petrol pompalayacak mı, sonra diyelim ki petrol Yumurtalık'a kadar geldi, bu hattın kapasitesi 80 milyon ton, bu kadar petrolü kime satacaksınız, diyelim ki satmadık, kendimiz kullanabilir miyiz bu kadar çok petrolü.
Ayrıca bir önemli nokta daha var, petrol boru hattının kapalı olması Amerika'nın kara kaşı kara gözü hatırına değil, bu Birleşmiş Milletler kararı. Irak'a yönelik ambargoyu delmeye çalışmak Amerika'ya değil, diğer dünya ülkelerine karşı çıkmaktır.
İşin özeti, şu sıralarda yüksekten atılan sözlerin fiilen uygulanması çok zor . Çünkü anlattığım gibi bunlar bizim irademiz dışındaki işler.
Peki o halde hepimizi bu kadar aptal yerine koymaya kimin hakkı var Allahaşkınıza?
CNR "Fuar bizim değil, yer bizim"
Giriş kapısında başıma gelenleri yazmam üzerine CNR Uluslararası Fuarcılık'tan açıklama geldi. Açıklamada Home Electronic Fuarı'nın kendileri tarafından değil İletim Yayınları tarafından düzenlendiği CNR'nin sadece yer tahsis ettiği belirtilerek "Başınıza gelenden ilgimiz olmamasına rağmen büyük üzüntü duyduk" deniliyor.
Açıklamada İletim Yayınları yöneticilerinin davranışlarının daha pek çok şikayete de neden olduğu belirtiliyor. Gelen konuklara karşı kötü ve çirkin davranış içinde bulunduğu sanılan kişinin Pazarlama Müdürü Levent Coşkun olduğu da bildiriliyor. Bu arada yazının yayınlanmasından sonra dün başına benzer olay gelmiş pek çok kişi mesaj gönderdi. İletim Yayınlarını'nın ne olduğunu bilmiyorum, onu da öğreneceğim.
25 yılda topladı 4 günde satıyor
Ahmet Başar bir profesyonel yönetici. Dev şirketlerin özellikle ihracat, pazarlama ve satış bölümlerini yıllarca başarıyla yönetti. Başar üstlendiği görevler nedeniyle öncelikle Türkiye'yi karış karış dolaştı, ayrıca dünyanın pekçok ülkesine de gitti.
Başar'ın en büyük merakı antikalar, özellikle Türk İslam eserleri, Osmanlı eserleri önemli ilgi alanı. Başar 25 yılda gezdiği, gördüğü gittiği her yerde bu eserleri aramış, bulduklarını da bütçesi elverdiği ölçüde satın almış. Bu 25 yıl içinde tam 3000 parça eserden oluşan müthiş bir koleksiyona sahip olmuş.
Geçenlerde bir dükkanda ilan gördüm; Ahmet Başar İslam Eserleri Koleksiyonu. Üzerinde Eskidji Müzayede evi yazıyor. Önce eserler sergileniyor sandım, öyle değilmiş, meğer Ahmet Başar bütün koleksiyonu satışa çıkarmış.
Bugüne kadar bir kişiye ait bu kadar büyük koleksiyonun satışa çıktığını duymamıştım. Başar'ı arayıp sordum, "Ne oldu, bu kadar önemli ve değerli bir koleksiyonu neden satıyorsunuz?" diye.
"Bütün ömrüm bu eserleri toplamakla geçti. Sonra, şimdi birden ayrılmaya karar verdim" karşılığı verdi. Bilemem, belki söylemek istemiyordur.
Peki neler var koleksiyonda? Ahmet Başar saydı: "Yüzlerce halı, tablo, gümüş, hat, Tophane, Beykoz- Selçuk seramik, bronz aksesuar, Osmanlı el yazmaları, porselen hokkalar, alemler, tesbihler, kristal karaflar, Çanakkaleler, ahşap etnografik objeler."
Bu satışa çıkan en büyük kişisel koleksiyon için Eskidji Müzayede Evi'nde 15 Ekim'de iki ayrı müzayede yapılacak. Ayrıca Aralık ayı içinde de iki müzayede ile 3000 parçayı aşan koleksiyon sanatseverlere sunulacak. Meraklılarına duyurmak istedim.
Ecevit bu kez istediğini yaptırmalı
Meclis Başkanlığı için DSP aday göstermedi. Bu durumda DSP'lilerin başka bir partinin adayına oy vermeleri gerekiyor. Ecevit henüz işaret etmedi ama bu aday MHP'li Ömer İzgi. Başbakan Devlet Bahçeli'yi bir jest yapmak istiyor. Ecevit'in bu kararı alırken her zamanki gibi parti kurullarına danışmadığı bildiriliyor. Ecevit daha önce 5 artı 5 formülü için de çok uğraşmıştı, olmamıştı. Sezer'i seçtirmek için çok çabalamıştı, şimdi kendisi pişman. DSP çevreleri MHP'li adaya oy verecek olmanın sıkıntısı içinde, büyük ihtimalle oylar başka yere gidecek. Yani Ecevit'in hüsrana uğrama tehlikesi var. ANAP'ın bir anlaşma yapıp kendi adayı Yılmaz Karakoyunlu'dan vazgeçmesine ihtimal verilmiyor. Meclis Başkanlığı seçimi şenlikli olacak.