|
|
Oh Hakan varmış
1950 model futbol oynayan Azerbaycan, 72 dakika direndi. Hem moralimizi, hem sinirimizi bozdular. Hakan'ın golü imdada yetişti ve zirveye kurulduk
Gardaş gardaşa bir maç bekliyorduk... "Küçük gardaş bize 3 puanı çaktırmadan hediye eder" diye düşünenler bile vardı. Tribünlerde taraftarların karışık oturmaları da gardaşlığın göstergesiydi. 'Küçük gardaş' Azerbaycan FIFA sıralamasında yalnız 6 UEFA ülkesini geçebiliyordu. Ama hiç de küçük futbol oynamadılar. Ve beklenmedik ölçüde sertliğe, zaman zaman kavga boyutunda tartışmalara sahne oldu karşılaşma... Sakinliği ile meşhur Hakan Şükür'ün bile çileden çıkması, Azeriler'in zaman zaman dışarıdan kolayca anlaşılamayan sertliklere başvurduğunun da göstergesiydi.
Maça Azeriler bizden iyi başladı. 5. dakikada Liçkin'in şutunu güçbela çelen Rüştü, dönen topun Kurbanov ve Vasiyev'e kalmasına da izin vermedi. 15. dakikada Tagizade sağdan getirdi; Vasiyev Rüştü ile karşı karşıya kaldı, ama uygun durumda kötü vurdu; aut.
İlk yarı tek şut direğe
Milli Takımımız'ın kanat akınlarında ve duran toplarda Alpay ve Hakan Şükür ile etkili olma planı, hiç hava topu alamayınca suya düştü. İlk yarıda tek pozisyonumuzu 23. dakikada yakaladık. Arif, frikikten ilk yarıdaki ilk şutumuzu çekti. Direkten dönen topta Ogün'ün kafa vuruşunu kaleci Granerenko önledi. İlk yarının kalan bölümünde sadece itişme ve itiraz vardı.
Az kalsın atıyorlardı
İkinci yarı hareketli başladı. Azerbaycan'ın santrayla geliştirdiği atakta Liçkin soldan kaleye sokuldu, içeri çevirdi, son anda Ogün ayak koydu. Ardından Ergün'ün pasında Hakan Şükür kaleciyle karşı karşıya kaldı; atamadı. 50. dakikada Fatih'in ortasına Hakan ile yükselen Granerenko topu tuttu. Ama Hakan ile itişmeye başladı. Topu 6 saniyede elinden çıkarmayınca verilen çift vuruşu iyi kullanamadık.
Hakan, Güneş'i kurtardı
Yorulan Azerbaycan oyundan düştükçe, topla çok oynamaya başladık. Ama gol bir türlü gelmiyordu. Çünkü kanatlardan yapılan ortalar pas değil, öylesine "şişirilen" toplardı. Derken 72. dakikada Bülent'in uzun topunda Arif çizgiye indi. Bilinçli bir orta yaptı. Maç boyu dayak yiyen Hakan Şükür'e de topa dokunmak kaldı. Bu gol hem Hakan'ı hem de Şenol Güneş'i kurtardı
|
Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|