|
|
Ata'nın koltuğuna kim oturacak?
Meclis Başkanı en geç 18 Ekim'de belli olacak. İşte yetkisi az ama prestiji çok bu makama yerleşenlerin başından geçen ilginç olaylar...
TBMM Başkanlığı görevi Türkiye'de protokolün iki numarası. 0001 plakalı makam aracı bugüne kadar çok başkanlar gördü. Şimdi de Mustafa Kemal Atatürk'ün koltuğuna oturacak 22'nci başkan seçiliyor. 8 adayla girilen yarış en geç 18 Ekim günü sona erecek.
1920-23 arası başkanlık koltuğunda oturan Atatürk, görevini Ali Fethi Okyar'a devrederek bu uzun süreci başlatmıştı. Ülke yönetiminde fazla etkinliği bulunmayan Başkan, yasama görevi yapan 550 kişilik parlamentonun bir numarası. 1948'de Konya Milletvekili olarak başkanlığa seçilen Ali Fuat Cebesoy ile 1995'te Başkan olan Aydın Milletvekili İsmet Sezgin bu koltuğun en kısa süreli isimleri. Abdülhaluk Renda ise 11 yıl süreyle Meclis'in en uzun soluklu başkanı. Yeni başkan ise 3 yıl için seçilecek.
Bu koltuk asli olarak, TBMM'nin saygınlığının korunması ve yüceltilmesi görevini getirirken, diğer yandan 5 bin civarındaki Meclis personelinin verimliliğinden, Meclis lokantasındaki yemeklere, Halkla İlişkiler Binası'nın temizliğinden, milletvekillerinin çay servislerinin gecikmesine kadar uzanan bir dizi şikayetlerin de aktarıldığı makam olacak.
Oy kullanamayan, partisinin grup toplantılarına katılamayan, tarafsız davranması gereken Başkan, iş taleplerini göğüsleyecek, vekil lojmanlarındaki problemleri de çözecek. Trilyonlarca liralık bir bütçeyi idare ederken, saati 50 milyar liraya gelen Meclis'in halkın yararına çözümler üretmesini de düşünecek.
"Nöbetçi başkan"
Çankaya semtindeki TBMM Başkanlığı konutunun bütün ışıkları sönmüş, konut derin bir sessizliğe gömülmüştü. Saatler 03.30'u gösterirken sessizliği bozan telefon sesi oldu. Ahizeye ilk ulaşan dönemin TBMM Başkanı Hüsamettin Cindoruk'un oğlu gibi sevdiği Binali'ydi. Eskişehir'den arayan ve Cindoruk'un da çok samimi dostu olan bir işadamı Binali'ye şöyle dedi:
- Saat çok geç biliyorum ama mutlaka Sayın Başkan ile görüşmem lazım. Bir haber ver iki dakikasını alacağım.
Cindoruk ile telefondaki kişinin yakın dostluklarını bilen Binali, "Peki" diyerek, TBMM Başkanını uyandırmak zorunda kaldı. Cindoruk ahizeyi aldı. Karşıdaki ses sabaha karşı 03:30'da yatağından kaldırdığı TBMM Başkanına şöyle diyordu:
- Sayın Başkanım çok özür dilerim ama önemli bir konu için rahatsız ediyorum. Umarım uyandırmadım
Cindoruk ise yatağından doğrulup uyku mahmurluğunu üzerinden atmaya çalışarak şu cevabı veriyordu:
- Yok canım uyandırmadın, 3-5 nöbetçisiyim...
Sahte ABD doları
Karaduman 1985 yılında resmi bir gezi için o zamanlar henüz yıkılmamış olan Sovyetler Birliği'nin başkenti Moskova'ya gitti. Heyet üyeleri arasında Halkçı Parti Mliletvekilleri Ali İhsan Elgin ve Bilal Şişman, ANAP'lı Necat Tunçsiper, Altınok Esen, MDP'li Namık Kemal Şentürk gibi isimler vardı. Henüz glasnost rüzgarlarından etkilenmeyen, Rusya'da resmi temaslar tamamlandığında, dövizle alışveriş yapılan ve Beriozka adı verilen bir mağazaya girildi.
Mavi Tilki kürkünden, Matruşka'lara kadar herşeyin bulunduğu mağazadaki alışveriş tamamlanmak üzere bir gürültü koptu. Omuzlarında kocaman sırt telsizleri bulunan iki Rus polisi ANAP'lı Altınok Esen'e Rusça birşeyler söylüyor, mğazanın satış görevlisi de elindeki 100 Amerikan dolarını gösteriyordu.
Sonuçta durum anlaşıldı. Esen'in Ankara'da henüz yeni yeni faaliyete geçen döviz bürolarının birinden aldığı ABD dolarlarından biri sahte çıkmıştı. Esen'i Rus polisinin elinden TBMM Başkanı Karaduman kurtardı. Durum izah edildi ama sahte dolar da Rus polisinde "kanıt" olarak kaldı.
30 Dolara çay mı olur!
TBMM'nİn son başkanı Yıldırım Akbulut bu kez aday değil. Akbulut artık ANAP Ankara Milletvekili olarak siyasi yaşantısını sürdürecek. Akbulut, TBMM Başkanvekiliyken Turgut Özal'ı kürsüye davet ettiği sırada "Lütfedip açıklamada bulunacaklar" diyerek yıldızını parlatttı.
Hakkında üretilen fıkralardan kitaplar oluşan ve görevden ayrılmadan önce 10 bin dolarlık sağlık harcaması yaptığı ve kimilerine göre 135, kendisine göre de 68 kişiyi işe aldığı için eleştirilen Akbulut, başkanlığının son günlerinde ABD gezisine çıktı.
Marketten ısıtıcı
Akbulut burada TBMM Başkanları toplantısına katıldı. Beraberindeki 10 kişilik heyet ile beş yıldızlı bir otelde kalıyordu. Otelin oda fiatları astronomik değildi ama ekstralar inanılmazdı. Bir fincan çayın 30 dolar olduğunu gören Akbulut eşi Samia Akbulut'u otelin karşısındaki markete gönderdi:
- Hanım 30 dolara çay içilmez. Şuradan bir elektrikli ısıtıcı alalım, odada su ısıtır çayamızı kendimiz yaparız.
Anayasa Mahkemesi üyesi Samia hanım markete gitti, elektrikli su ısıtıcısı ve 10 poşet çay aldı. Akbulut çifti odalarında kendi çaylarını kendileri yaptı...
Pekin'de çiğ köfte...
1996'DA göreve gelen ANAP'lı Mustafa Kalemli, beraberinde dönemin RP milletvekilleri Ertan Yülek, İbrahim Halil Çelik, DYP'li Muzaffer Arıkan, DSP'den Osman Kılıç, CHP'den Onur Kumbaracıbaşı ile 10 günlük bir Çin gezisine çıktı. Çin Meclis Başkanının davetlisi olarak iki ülke parlamentoları arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi konusu ele alındı. Yasak Şehir ve Çin Seddi ile eski Başkent Xian'da programdaydı.
Programda olmayan ise Pekin'deki çiğ köfte partisiydi. Heyetin resmi üyeleri arasında yer alan Şanlıurfa Mliletvekili İbrahim Halil Çelik, Ankara'dan yola çıkmadan önce bavuluna kıyma, bulgur, marul ve limon ve acı biber koymuştu. Türkiye'nin Pekin Büyükelçiliğinde verilen bir resepsiyona da elinde bir büyük çanta ile gelmişti. Resepsiyon devam ederken herkesin hayret dolu bakışları arasmında çantasını açtı, içinden kıyma ve bulguru çıkardı. Büyükelçilik mutfağından bulduğu kocaman bir kabın içinde salonun bir köşesinde yere oturarak çiğ köfte yoğurmaya başladı.
Kalemli, Çelik'in bu beklenmeyen partisine çok kızdı. Ama karşısındaki bir milletvekiliydi. tatsızlık çıkmasın diye "Ya sabır" çekti. Misafirler gittikten sonra Türk heyeti Büyükelçilikte Çelik'in çiğ köftelerini yedi. Dönemin Pekin Büyükelçisi Berhan Ekinci de bu işe şaşıp kalmıştı...
Cahit Karakaş saçını rüzgara göre tarardı
Meclİs Başkanlığı koltuğu aslında "iğneli fıçı". Yaptığınız her icraat gözönünde olduğu için Mustafa Kalemli gibi, Genel Kurul salonunun yenilenmesi olayı örneği, mahkeme koridorlarına kadar gitme ihtimali var. Akbulut gibi de Meclis kadrolarını şişirmekle suçlanmak da mümkün. İstanbul'daki Milli Saraylarda uçacak bir sineğin hesabı bile TBMM Başkanı'na sorulabilir.
12 Eylül öncesinin son Meclis Başkanı Cahit Karakaş idi. Çok disiplinli bir portre çizdi. Personel onu görünce yön değiştiriyordu. Meclis'e bir disiplin gelmişti ama personel bundan hoşnut değildi. Karakaş da aynı DYP'li Esat Kıratlıoğlu gibi saçının uzun kısmını bir taraftan alıp öbür tarafa doğru tarar, böylece açık bölümleri kapatırdı. Hemen hakkında fıkralar üretildi.
- Cahit Bey evden çıkmadan meteorolojiyi arar, rüzgarın hangi yönden estiğini öğrenir saçını ona göre tarar.
Dünden bugüne
1920'DE GÜNÜMÜZE: Atatürk, Ali Fethi Okyar, Kazım Özlap, Abdülhaluk Renda, Kazım Karabekir, Ali Fuat Cebesoy, Şükrü Saraçoğlu, Refik Koraltan, Fuat Sirmen, Ferruh Bozbeyli, Sabit Osman Avcı, Kemal Güven, Cahit Karakaş, Necmettin Karadumun, Yıldırım Akbulut, Kaya Erdem, Hüsamettin Cindoruk, İsmet Sezgin, Mustafa Kalemli, Hikmet Çetin, Yıldırım Akbulut...
Aslında 21'nci başkan
TBMM bugünden başlayarak yapacağı turlar ile başkanını seçecek. Akbulut iki kez bu koltuğa oturduğu için bu kez 21'inci isim TBMM Başkanı olacak. Meclis ise 22'nci başkanını seçecek. Şu 8 adaydan biri TBMM'nin yeni başkanı olacak: Mail Büyükerman (Bağımsız), Ömer İzgi(MHP), Yılmaz Karakoyunlu (ANAP), Murat Başesgioğlu (ANAP), Ertuğrul Yalçınbayır (ANAP), Bekir Aksoy (DYP), Turhan Güven (DYP), İsmail Alptekin(FP)
|
Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|