Aziz Yıldırım, F.Bahçe Kulübü'nde üyeler arasındaki sevgi ve saygıyı hep yok etmiştir. Evime 5 dakika mesafede olmasına karşın, başkanın sevgisizliği ve yanlış davranışlarından dolayı binlerce üye gibi ben de son yıllarda kulübe hiç uğramamışımdır. Kulüp yöneticisi olduğundan beri, bu duygularından ötürü Aziz Yıldırım'ı asla tasvip etmemişimdir.
Bu büst olayı, önce o büstü oraya koyan Ali Şen'i, sonra Vefa Küçük'ü ve hiçbir menfaat beklemeden yüreğinde F.Bahçe sevgisi taşıyan her üyeyi, sanıyorum her taraftarı derinden yıkmıştır. Bir zamanlar yedikleri içtikleri ayrı gitmeyen, şimdi ise husumet beslediği Gürbüz Refioğlu'nun yaptığı ve hibe ettiği kulüp binasının arkasındaki binayı da, yarınlarda hangi akibet beklemektedir, kimbilir?
Yönetici Hamdi Akın, "yap-işlet-devret" diye hazırladığı projede sosyal tesislerle birlikte Vefa Küçük'ün yaptığı binayı da yıkacak ve oraya yeni tesis yapacaktır. İşte burada başkan Aziz Yıldırım, karşısında F.Bahçe Kulübü'nden binlerce insanı bulacaktır.
Yaptıkların ne kazandırır?
Sayın başkan bugün vardır, yarın yoktur. Ama hizmet eden insanların şevkini kırmak, bu kulübe en büyük yanlıştır.
Dereağzı'ndaki kapalı salona karınca kararınca yardımcı olan eski yöneticisi ve en yakın arkadaşlarından Hulusi Belgü'ye de şimdi kızdığını ve aralarının iyi olmadığını biliyorum.
Ne yapmak istiyorsun sen başkan?
Birleşik Vakfın alt katındaki salona Müjdat Gezen gibi büyük bir sanatçı talipse, ona izin vermemek kıskançlıktan başka nedir? Bu, F.Bahçe Kulübü'ne yakışır mı? Kulüp tüzüğüne göre üyelerin anlaşmazlıklarını çözmek yerine, her gün üyeler arasında problem yaratmak sana ne kazandırır ki?
Burası ne Aziz Yıldırım'ın işyeri, ne de babasının tapulu yeridir. F.Bahçe 93 yıldır vardır ve hep de var olacaktır.