kapat

11.10.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Sabah Künye
Ata Yatirim
Sofra
pandora
Bizim City
Sizinkiler
Rehber
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
YeniBinyil
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Telsim
LEYLA UMAR (lumar@sabah.com.tr )


Dünyanın incisi

33 adadan oluşan Bahreyn, en küçüğü bile astronomik rakamlarla satılan incilerin yurdu

50 yıl önce fışkıran petrol bugün Bahreyn'i Körfez'in en varlıklı ülkeleri arasına sokmuş

DÖRT bin yıl önce Dilmun veya Tilmun adıyla Körfez'in en ufak ülkesi olan bugünkü Bahreyn'e iki tür denizle çevrili olduğu için "Two Seas (iki deniz) de deniyor. Çünkü buradaki deniz suyunun üstü tuzlu, altı tatlı. Bilim adamlarının bir türlü sırrını çözemedikleri bu denizlerin altında asırlardan beri dünyanın en parlak, en güzel incileri nefis kabuklarının içinde büyürmüş.

33 minik adadan oluşan Bahreyn'i zengin bir ülke yapan bu inciler Japonlar'ın yetiştirdikleri kültür incileri dünya piyasalarına çıkınca cazibesini kaybetmiş. Daha doğrusu insanlar ucuzu tercih etmiş. Bahreynliler de inci yataklarının üzerini toprakla doldurup üstüne gökdelenler dikmişler. Şimdi bu binalar, sekizi Türk, uluslararası birçok ülkenin bankalarını barındırıyor.

1783'ten beri Utup aşiretine mensup Al Khalifas ailesi tarafından idare edilen Bahreyn'e İngilizler, 1869'dan itibaren Türkler ve Alman'lardan koruma bahanesiyle hâmilik yapmışlar. 1971'de Bahreyn İngiliz hâmilerinden kendilerine has nezaketiyle kurtulmuş; bağımsızlığına kavuşmuş.

Bahreyn 1950'de 110 bin, bugün 250 bini yabancı, 650 bin nüfuslu bir ülke.

1.5 yıl önce babasının ölümü üzerine idareyi ele alan Emir Hamad bin İsa Al Khalifa 50 yaşında. Oğlu 30 yaşındaki Veliahd ise arabasını kendi kullanan, babası gibi sevimli, sade bir insan. Aile bu yüzden halk tarafından seviliyor. Ancak Sünni oldukları için zaman zaman Şii'lerle aralarındaki gerginlik hissediliyormuş.

EMİR: HOŞGÖRÜ SEMBOLÜ
Kısa bir süre önce ilk defa Körfezdeki bir Müslüman ülkenin Emiri bir Hıristiyan din adamını ülkesine davet etti. Birkaç gün sonra kabinesine bir Musevi, bir Hıristiyan bakan atadı.

Dokuz yıl önce bir röportajla başlayan dostluğumuzdan onur duyduğum Ekumenical Patrik Bartholomeos ara sıra dış ülkelere yaptığı resmi ziyaretlerine bazen beni de davet eder. İnanılmaz enerjisini izlerken dahi yorulduğum bu baş döndürücü yolculuklardan çoğuna cesaret edip katılamam. Aslında kendisine ayak uydurana da pek rastlamadım. Ama dünyadaki 300 milyon Ortodoks'un Ruhani lideri olan Patrik Bartholomeos'un Müslüman bir ülkede yaratacağı etkiyi merak ediyordum. Üstelik Emir Hamad özel jetini İstanbul'a göndermişti. Çok ufak bir grupla 4 saat sonra Bahreyn'e inerken havaalanında bekleyen Bahreyn devletinin üyeleri muazzam bir askeri törenle bu özel konuğu karşıladılar.

GÖRKEM İÇİNDE SADELİK
Sheraton Oteli'ne yerleştikten hemen sonra Emir Hamad bizzat gelip Patrik'e davetini kabul ettiği için teşekkür etti. Sonra hep beraber sarayındaki öğle yemeğine gittik.

Bahreyn uzun bir köprüyle Suudi Arabistan'a bağlı. Ama Suudiler'deki şatafat sarayda hiç yok. Pastel mavi renkli bir salona alındık. Kılıçları bellerinde, zarif, uzun kahve cezveleri ellerinde, bizi bekleyen beyaz yerel elbiseli garsonlar servise başladılar. Arkadan ortasında birer kırmızı gül ve rengârenk meyve suları taşıyan gümüş tepsileri getiren siyah fraklı garsonlar geldi...

Ziyafet masası ülkenin bütün mezeleriyle donatılmıştı. Körfezin leziz ve ünlü karidesiyle başlayan yemek, balık, tavuk, et, türlü pilavlar ve tatlılarla devam etti. Bu ziyafetlerin üç gün üç gece süreceğini anlayınca dönüşte tuzsuz lâpa mönümüze başlamaya hep birlikte yemin ettik.

Kültür İncisi satışı yasak, içki serbest
ÜÇ gün üç gecede gördüklerimizi anlatmaya kalksak Bahreyn için kitap dahi yazabiliriz. Yine de aşağıdaki bilgilerden bu ülke ve sıcak insanları biraz tanıyabilirsiniz.

* 706 metrekarelik Bahreyn'nin başkenti Manama sahillerinde denize girmek güç; çok tuzlu ve 2-3 kilometrelik med-cezir, denizi bir anda geriye çekiyor; yüzenler kendilerini karaya vurmuş buluyor.

* Müzeciliğe büyük önem veren ülkede olağanüstü antika Kuran'ların en çağdaş yöntemlerle sergilendiği "Beit Al Kuran" müzesini gezerken böyle müzeye sahip olmamanın utancını hissettim.

*Asırlarca ülkenin ekonomisini ayakta tutan "İnci"nin efsanevi öyküsü, dalıp çıkaranları kostümleriyle, tekneleriyle ve ürettikleriyle sergileyen Bahreyn yönetimi bizi müzeden müzeye götürdü. Özellikle yaşamları, gelenekleri ve giysileriyle Bahreyn'nin kültürel, güncel yaşamları sergilenen Milli müzelerini görmek için dahi Bahreyn'e gitmeli. THY'nin haftada iki seferi olan uçakları doluymuş.

*Yarım asır önce Yeni Zelanda'dan gelen Frank Holmes adlı bir albayın inatla sürdürdüğü sondajlarla fışkıran petrol, Bahreyn'i Körfez'in en varlıklı ülkeleri arasına katmış. Bahreyn'de iki üniversite var. Yüksek öğretim gören kadınlar en üst düzey makamlarda.

* İçkinin serbestçe satılıp içildiği Bahreyn, hafta sonları özellikle Suudilerin istilâsına uğruyormuş. .

*İklim nedeniyle topraklarında hemen hemen hiçbir sebze-meyvenin yetişmediği Bahreyn, Türkiye'den, süzme yoğurt dahil birçok ürün ithal ediliyormuş.

* Doğal incilerin en ufağı bile astronomik rakamlara satılan ülkede kültür incisinin satışı yasakmış. Bu bilgiyi Emir Hamad verdi.

*"Suk" denilen yarı kapalı çarşısı kumaş meraklılarını çıldırtacak kadar renkli ve çeşitli. Çin, Japonya ve Hindistan'dan gelen kumaşlar arasında, bendeniz gibi kumaş fanatiği olan birini zorla çıkardılar o dükkânlardan. Tek tesellim Bahreyn'e tekrar döneceğimi bilmem. Çünkü sevimli, şakacı ve kültürlü Emir Hamad özel röportaj isteğimi kabul etmekle kalmadı; televizyon çekimlerinde nasıl golf oynayacağının provasını bile yaptı...

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır