kapat

11.10.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Sabah Künye
Ata Yatirim
Sofra
pandora
Bizim City
Sizinkiler
Rehber
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
YeniBinyil
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Telsim
AHMET VARDAR(avardar@sabah.com.tr )


Fikret Bey soruyor; "Ben neyim?...."

Fikret Seçkin, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nda, Uzman Kimya Mühendisliği yapmış bir vatandaş... Ama daha önce 14 yıl Milli Eğitim'de öğretmen olarak çalışmış. Sonra Uzman Kimya Mühendisi olarak 20 yıl Adli Tıp'ta görev yapmış. Eder mi 34 yıl... Ülkesine ve devletine tam 34 yıl hizmet etmiş. Adli Tıp'taki en az 20 bin dosyaya Uzman Kimya Mühendisi olarak imza atmış, bilirkişi raporları yazmış. Bu kadar yıl namusu ve şerefiyle hizmet ettikten sonra emekliliği gelmiş. Emekli Sandığı'nda muameleleri tamamlanmış ve gelen yazıda, kendisinin öğretmen olarak emekli edildiğini görmüş... "Nasıl olur böyle birşey?..." diyerek itirazlar ettiğinde, hiç kimse oralı olmamış.

Şimdi Adli Tıp Kurumu Başkanlığı, Uzman Kimya Mühendisi Fikret Seçkin, "Acaba ben neyim?.." diyor. Hani bir hikaye vardır; "Kuş musun, deve misin?..." derler. O da öyle, ne olduğunu anlayamamış. Ama Kimya Mühendisi olarak emekli olsaydı bir takım avantajlara sahip olacaktı. Şu anda öğretmen emeklisi olduğu için kısıtlı imkanlarla yaşamına devam edecek. O zaman niçin yüksel tahsil yaptı?... Niçin daha ileriye gitti?... Emekli Sandığı'ndaki sıradan bir memurun elinde oyuncak olmak için mi?... Ne biçim bir ülkede yaşıyoruz yarabbi!... İnsanı çıldırtırlar bunlar... Fikret Beyin bana yolladığı bilgiler beni tatmin etti de, Emekli Sandığı'ndaki o işgüzar memurları mı tatmin etmedi?... Haydi bakalım dosyaları tekrar çıkarın, inceleyin, yaptığınız hatayı düzeltin ve adamın hakkını verin. Sonra ağzımızı açıp, konuştuk mu hakaret etti diyorsunuz. Bu işi sonuna kadar takip edeceğim. Emekli Sandığı'ndan neticeyi bekliyorum.

Metro Turizm'den yine şikayet var...
Şu otobüs işletmelerindeki terslikleri belki okumaktan bıktınız... Aslında bende bıktım ama ne yapalım vatandaş canı yanınca bizi arıyor. İşte Metro Turizm'in Murat Dağı Tesislerinden gelen şikayet; bilindiği gibi bu şirket Bolu Dağı eteklerindeki Murat Dağı'nda bulunan kendi tesislerinde mola verir. Ama eskiden olduğu gibi çaylar şirketten değil... Tuvaletler ise, bir rezalet!... Hem rezalet, hem de paralı... Hadi paralı olduğuna birşey demeyelim ama çaya, kahveye ve tuvalete devamlı zam yapılması da neyin nesi?... Hadi erkekler ağaç diplerinde ihtiyaç giderirler ama bayanlar ne yapacaklar?... Kendine ait tesiste müşteriye bu işkence çektirilir mi?...

Bu işletmenin tesislerine, "Sizi Ahmet Vardar'a şikayet edeceğiz" denilince, Müdür, "Benden de selam söyleyin" demiş. Selamını aldım Müdür Bey... Ama sizi Maliye'ye şikayet ettim. Dedim ki, "Şu Metro Turizm'in Murat Dağı'ndaki tesislerini bir kontrol ediverin de, bakalım o kadar keyfi zam yaptıkları halde, hasılatı da yüksek göstermişler mi?..." Evet Müdür Bey, bundan sonra bana selam göndereceğine, karşına gelecek Maliye müfettişlerine hesap ver... Ülkede artık bu işler eskisi gibi başı boş değil... Bunu da unutma...

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır