Ermeni tasarısı konusu, tam anlamı ile, çok bilinmeyenli bir denklem haline geldi.. Pazartesi akşamı görüştüğümüz bizim Beltway ekibinden biri, "Clinton baktı ki Türkiye ile ilişkiler, üstelik Ortadoğu bu kadar gerilmiş iken karışacak, tuttu bizzat kendisi Hastert'i aradı. Ve açık açık bu yaptıklarının sonuçlarının neler olabileceğini anlattı" dedi bize..
Amerikan medyası da artık dalga geçmeye başladı tasarı ile.. Onlara göre de, "Bu tasarı, hayatında bir kere ABD dışına çıkmış ve onda da 5 gün süre ile Ermenistan'da kalmış olan Hırvat asıllı Californialı temsilci Rogan'ı kurtarma için yapılan sersemce bir iş.. Ona verilmeye çalışılan bir hediye.. Amerikan çıkarları bir koltuğa feda edilecek.."
Dün sabah itibariyle de, Başkan Hastert'in, tasarıyı oya koyup koymayacağı konusundaki belirsizlik sürüyordu.. Tabii ki Ortadoğu'da savaşa doğru giden gerilmeler, hele hele bir de Saddam'ın "İsrail'i haritadan silmek için Araplar'dan geçiş için toprak istemesi" bizim oldukça işimize yaradı..
Washington'da gerilim o kadar fazla ki, iki gün önce savaş senaryoları ile doluydu her yer.. Bütün konuşmalarımız da, İsrail'in, Suriye, Lübnan ve FKÖ ile savaşa gireceği üzerinde senaryolar üretiliyor, Türkiye'nin tutumunun ne olacağı üzerine de tahminler yapılıyordu.. Senaryonun bu bölümünde sorulara biz hedef oluyorduk..
Ortadoğu'nun bu kadar gerilmesi, Türkiye'nin, sadece Washington değil, ama İsrail yönetimi nezdindeki önemini de adamakıllı artırdı.. Yakında, İsrail'den üst düzey bazı ziyaretler beklesin Ankara.. Şunu da söyleyelim ki, Ortadoğu'daki son kriz süresi içinde, Ankara son derece akılcı idi.. Oyunu iyi oynadı.. Dengeleri hep gözetti.. Sessiz ve derinden, ama çok önemli mesajlar gönderdi bölgeye.. Savaştan zararlı çıkacak olan tarafları ciddi biçimde uyardı.. Arafat da nasibini aldı bu uyarılardan.. Şiddet olaylarının sürmesinden zararlı çıkacağı söylendi Arafat'a..
Barak'ın da durumu zor.. Ülkesi dışında "saldırgan" ülkesi için de "Korkak" olarak eleştiriliyor.. Garip bir durum..
Burada herkes, tarafların hepsinden "Barışa bir şans daha vermelerini" istiyor.. Çünkü savaşın ne kadar büyük felaketlere yol açacağını aklı başında herkes görüyor..
Beltway ekibi, Ankara'nın, şimdiye kadar uyguladığı politikaya tam not verdi.. Umarız, Ankara bundan sonra da iyi oynamaya devam edeceklerdir. Bir başka umudumuz da, eğer Ermeni tasarısı oylamaya gelmez veya gelir de geçmezse, Ankara bu olaydan ciddi biçimde ders alır ve yıllardır bu sütunda yazdığımız örgütlenmeyi gerçekleştirmek için, çok ciddi adımlar atar..
Sonra, umarız ki Ankara, bundan sonra, bu tür gelişmeler hangi ülke veya hangi kurum ile yaşanırsa yaşansın, örneğin, AB, ne yapacağını önceden bilir.. Yumurta kapıya dayanınca harekete geçmez.. Sadece kendi bürokratları ile işleri kotarmaya kalkmaz.. Ama akademisyenleri, iş dünyası ve sivil toplum örgütleri ile de konuşur olası yeni politikaları belirlerken..
Ayrıca Ankara, Jak Kamhi ve Türkiye'deki Yahudi toplumuna, Türkiye'nin çıkarları için yaptıkları girişimlerden dolayı bir defa daha teşekkür etmeli diye düşünüyoruz.. Bu teşekkürü bizzat başbakan temsilcilerini çağırıp yaparsa, çok etkili olacağına ilişkin mesajlar aldık...
Bu arada Ankara'ya hatırlatalım ki, Hizbullah'ın kaçırdığı 3 İsrail askerinden birinin, Türk asıllı olduğuna dair bazı şeyler fısıldandı kulağımıza.. Eğer öyle ise ki, sanırız öyle, o zaman başka politika platformlarına geçebiliriz.. Çünkü sonuçta kaçırılan kişi Türk asıllı bir Yahudi..
Bu işler bitsin, size, buradaki teknolojik devrimden söz edeceğiz.. Akıl alır gibi değil.. Ve Türk şirketlerini gözlerini açmaya çağıracağız.. Çok ilginç yeni gelişmeler olacak..