  
Bir görüş
VALİDE Camii ile ilgili yazımız üzerine okurumuz M. Burak Çetintaş'tan bir mektup aldık. Bizim ince işlemelerini beğendiğimiz, zarif bulduğumuz cami konusunda Sayın Çetintaş değişik düşünüyor. Binanın mimarisinde kargaşa ve tutarsızlığın egemen olduğunu savunuyor. Duvarlardaki Hint-Gotik üslubu süslemeleri abartılı buluyor. Okurumuz, İtalyan mimar Montani'nin eseri olduğunu belirttiği Valide Camii'nin konumunu da eleştirerek, şöyle diyor:
"KIBLENİN her iki tarafına muhteşem istiflerle kağıt üzerine yazılmış ve kıble cihetinde haricen duvara oturtulmuş nefis sülüs mermer kitabe, camiin bize ait olduğunu teyit eden en belirgin ve nadir unsurlardır. Yanlış restorasyon üslubu, çok merkezi ve maalesef kültür seviyesinin diyelim belli bir düzeyin altında bulunduğu bir muhitte kalması, bir çok imar hareketinin tam merkezinde kalmış bulunması ve belki en önemlisi, yapı malzemesinin 'netameli', yani muhafazası zor olması binanın belki de en önemli talihsizliklerindendir. Mimari ve hatıra kıymeti çok daha yüksek yapılar, ibadethaneler, çeşmeler, tekkeler harap ve kaderine terkedilmiş vaziyette iken, tabiri caiz ise nesebi gayrısahih bu bina hakkında kafa patlatmak ne derece gerekli ve doğru olacaktır?"
SAYIN okurumuzun bilgisine ve hassasiyetine saygı duyduk. Ancak bizce, kültürel/tarihsel miras, kategorize edilmeden korunmalı. Hele hele bazı eserlerin "Türk-İslam mimarisine ait değil" diye neredeyse tamamen dışlanmasını, gözden çıkartılmasını düşünmek, bize kalırsa büyük bir hata ve haksızlık olur.
|