kapat

11.10.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Sabah Künye
Ata Yatirim
Sofra
pandora
Bizim City
Sizinkiler
Rehber
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
YeniBinyil
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Telsim
Sayım terörü
Belediye başkanları 22 Ekim'deki sayımda bölgelerinin nüfusunu yüksek göstermek için tedbirler alıyor.

Bazı başkanlar işi halkı tehdit etmeye kadar vardırıyor!

Bundan 11 gün sonra 22 Ekim Pazar günü nüfus sayımı var. Sayım gerilimini en çok Devlet İstatistik Enstütüsü ile "oynak nüfuslu" belediyeler yaşıyor. Tatil yörelerine otomobil ya da otobüsle gidenlerin dikkatini çekmiştir. Örneğin Kuşadası girişindeki mavi-beyaz Karayolları tabelasında "Nüfus: 40.000" diye yazar. Kuşadası Belediyesi de İller Bankası'ndan bu nüfusa uygun olarak para alır.

Halbuki bu sayının "kış nüfusu"nu gösterdiğini herkes bilir. Sezonda, yani turist ve tatil döneminde bu sayı 500 bini aşar. Belediye kış nüfusuna göre para aldığı için yatırımları ona göredir.

"Yaz nüfusu" bastırdığında sular akmaz, çöpler doğru dürüst toplanmaz, sokaklar süpürülmez. Buna karşılık, sadece üç ay süren bu yoğunluk yüzünden 500 bin nüfusa göre bir parayı belediyeye akıtmayı devlet rasyonel bulmaz.

BELEDİYELERDE GERİLİM
İşte bu durum belediye başkanlarını kara kara düşündürüyor. Sonuç: Türkiye bugün "gergin" belediye başkanları ile dolu. Ne yapıp edip nüfuslarını "yüksek" ya da en azından "normal" göstermek istiyorlar. Bunun için bildiriler dağıtıp afişler astıranlar, ikna konuşmaları yapanlar var.

Ancak "vatandaşı yörede tutma" çabalarını "aşırıya" götürüp, işi halkı tehdit etmeye dek vardıranlar da yok değil. Onlar Melih Gökçek'ten (Ankara) feyz alıyorlar. Gökçek 1997'de Ankaralı olup da o sayımda başkentte olmayanlara ceza uygulayacağını söylemiş ve büyük tepki almıştı.

Gökçek'in tehditleri havada kaldı ama onun izinden gidenlerin tehditlerin "ciddi" görünüyor. Bakalım kimmiş belediye nüfusunu polisiye tedbirlerle maksimum seviyede tutmaya çalışan bu başkanlar:

ŞAHİN BAŞKANLAR
"Suyunu keserim, çöpünü toplamam"

* Mehmet Işık (Giresun): "21 Ekim Cumartesi günü Giresun'dan ilçelere ve köylere çalışan dolmuşlar zabıta tarafından kontrol altında tutulacak. Kente giriş serbest; gidişe ise izin verilmeyecek."

* Ziya Tan (Balıkesir): "Görev muhtarlara düşüyor. Sayımda eksik çıkan mahallelere, daha sonra hizmet vermem; önceliği diğer mahallelere veririm."

* Ali Ertuğrul (Uşak): "Sayımda evinde olmayana suyu zamlı tarifeden satarım."

* Hüseyin Aksu (Aydın): "Aydın'da yaşayan illine karşı sorumlu olsun. O gün sayılmayana yüzde 50 zamlı su satacağım."

* Mustafa Pekdoğan (Kırıkkale): "12 Ekim'den itibaren şehre giriş çıkışları video kamera ile izleyeceğiz. Kaçışları belgeleyeceğiz. Burada olmayanın evini başına yıkarım. Tabii yasalar çerçevesinde... Olmayanın suyunu keserim, çöpünü toplamam!"

* Ahmet Turan Özcan (Elazığ-Keban): "İlçeden yolcu göndermeyeceğiz. Ücretsiz otobüs seferleri ile Elazığ'a giden Kebanlılar'ı kasabaya getireceğiz."

* Mahmut Uykusuz (Erzurum): "Erzurum'da karnını doyur, ondan sonra git başka yerde sayıl. Olmaz öyle şey. Başka yerde yazılan belediye hizmetini unutsun."

GÜVERCİN BAŞKANLAR
"Allahını seven burada sayılsın"

* Ahmet Ergül (Erzurum-Dadaşkent): "Allahını seven Dadaşkent'i terketmesin."

* Osman Karaca (Ağrı): "Ev ev dolaşarak bunun önemini anlatıyoruz. El ilanları dağıtıyoruz. Hoparlörlerle uyarıyoruz."

* Mustafa Canlı (Gümüşhane): "Gelin burada sayılın. Cumartesi gecesi büyük halk konseri var."

* Emin Özgün (Artvin): "Broşürler bastırdık. Halkı iknaya çalışıyoruz."

*!Bahattin Develi (Adana-Karaisalı): "Gazetelere ilanlar verdik. Okullarda veli ve öğrencilerle toplantılar yaptık."

VE YORUMLAR
Devlet Bakanı Tunca Toskay: "Boşuna uğraşmasınlar. Hile yapanı eletronik olarak saptarız ve sayımı yeniden yaparız."

Şişli Belediye Bşk. Mustafa Sarıgül: "Bunlar devleti aldatmaya çalışıyor. İnsan nerede yaşıyorsa orada sayılmalı."

Yazar Çetin Altan: "Bunun adı Şark kurnazlığı. Hayatı kandırmak gibi bir şey... Promosyon olmasın, herkes evinde otursun ki gerçeği bulalım."

Psikolog Doç. İhsan Dağ: "Bu çabalar normaldir. Koltuğunu korumak için adamın paraya ihtiyacı var çünkü."

Sosyolog Prof. Faruk Birtek: "Yasak anlamsız. Kim nerede istiyorsa orada sayılsın. Bilimsel açıdan bir iki sapma dışında sonuç değişmez zaten."

SAYIMIN MALİYETİ 27 TRİLYON
Devlet İstatistik Enstitüsü Başkanı Şefik Yıldızeli'nin verdiği bilgilere göre 2000 Genel Nüfus Sayımı'nda 950 bin kişi göre alacak. Emeği karşılığı olarak 15 milyon lira alacak olan her görevli kentlerde 22, kırsalda ise 30 hane gezecek. Bir görevli 80 ila 100 kişiyi sayacak. Sayım için 27 trilyon lira harcanacak. Bu paranın 16 trilyon lirası görevlilere gidecek. Vatandaşlara 43 soru sorulacak. Bunlar arasında, "İş arıyor musunuz", "Bedensel ya da zihinsel özürünüz var mı" gibi sorular da olacak. Toplanan veriler Emniyet dahil kimseye verilmeyecek. Avrupa normalarına uygun olarak sayım "beyan" esasına göre yapılacak, Nüfus cüzdanı dahil kimseden belge istenmeyecek. Kesin sonuç 18 ayda belirlenecek.


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır