kapat

09.10.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Sabah Künye
Ata Yatirim
Sofra
pandora
Bizim City
Sizinkiler
Rehber
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
YeniBinyil
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Telsim
EMİN ÖZTÜRK


Reform sıkıntısı sürüyor

Geçen haftanın ekonomik verileri çok kötü olmamakla birlikte çok iyi de değildi. Yapısal reform konusu ise bulanık

Bir önceki hafta kayda değer bir ekonomik veri açıklanmazken geçen hafta tam tersine veri akışı son derece yoğundu. Önce Eylül ayı enflasyon rakamları, daha sonra Temmuz ayı dış ticaret ve ödemeler dengesi verileri açıklandı. Ayrıca, Haziran ayına ilişkin dış ticaret indeksleri ile yılın ikinci çeyreğine ait dış borç stoku verileri de geçen haftanın veri akışı içinde yerlerini aldılar. Bunlardan dış ticaret verileri geçen Cuma günkü yazımıza konu olmuştu. Enflasyon rakamları ise aradan geçen günlerde pek çok yazıya konu oldu. Dolayısıyla, bugün yalnızca cari işlemler dengesi verileri üzerinde detaylı olarak durmak istiyoruz. Ancak, buna girmeden önce diğer veriler ve ekonomi ile igili haberler üzerinde bazı genel tespitler yapmak yararlı olacak.

İlk gözlemimiz, son zamanlarda açıklanan verilerin çok kötü olmamakla birlikte iyimserliğe yol açacak kadar da iyi olmadığı yönünde. Örneğin, Eylül ayı TEFE ve TÜFE rakamları tahmin edilen düzeylerde gerçekleşti. Ama bu tahminlerin zaten Eylül'de enflasyonda mevsimlik bir sıçrama olacağı beklentisine göre şekillendiğini unutmamak gerekiyor. Ayrıca, çekirdek enflasyonun göstergesi kabul edilen özel imalat sanayii enflasyonun bir önceki ayki yüzde 1.7'lik seviyesinden yüzde 2.2'ye sıçraması da iyi bir haber değil.

İthalat ve dış ticaret açığında Temmuz'da önceki iki aya göre bir miktar düşme var ama rahatlatıcı düzeyde değil. Ayrıca, Ağustos ayı bütçe rakamlarında ithalattan alınan KDV'de Temmuz'a ve önceki aylara göre artış gözlendiğini hatırlamak gerekiyor. Bu, Ağustos ithalat rakamının daha yüksek olacağının habercisi. Cari işlemler açığının Temmuz'da önceki aylara göre düştüğü de bir gerçek ama bu da beklenen bir sonuç idi ve yıl sonu için yaptığımız tahminde bir değişikliğe yol açmadı.

YAPISAL REFORM ŞART
Ancak, politika cephesinden gelen haberler yukarıda değindiğimiz ekonomik verilere göre daha olumsuz. Örneğin, Türk Telekom'un hisse satışına ilişkin olarak yetkililerin önerdiği formül olumlu heyecanlar yaratmadı. Satılması düşünülen yüzde 29 azınlık hissesine stratejik konularda veto yetkisinin verilmesi çok önemli değil. Bu konuda yanlış stratejilere devam edilmesi en azından birkaç ayın daha heba olmasına yol açabilir.

Diğer taraftan, hükümetin kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi bu alanda yaşanan kargaşanın son noktası olması açısından olumlu. Söz konusu iptal kararından sonra hükümetin özelleştirme ya da diğer reformlar için Meclis'in onayını istemekten başka çaresi kalmadı. Ama işin olumsuz tarafı, bu noktaya gelinene kadar yılın dokuz ayının geçmiş olması.

Ayrıca, hükümetin imajı da olumsuz etkilendi. Bu arada Dünya Bankası'nın kriterleri yerine getirilmediği için mali sektör uyum kredisi de devreye sokulamadı. En azından taşıdıkları önem nedeniyle yasa çıkarılarak halledilmesi gereken konulara tartışmalı bir zeminde çözüm aranmasının geriye bıraktığı maliyetlerden bazıları bunlar.

Yapısal reformlar ve özelleştirme konularında net bir strateji ortaya konularak uygulamada da yeni bir hamle yapılmadıkça bu alanda işlerin sarpa sarmaya başladığı yönündeki görüntünün düzelmesi zor görünüyor.

Dışarıdaki gelişmeler
Avrupa Merkez Bankası faiz artırdı: Piyasalar için sürpriz bir kararla Avrupa Merkez Bankası geçen hafta faiz oranında yüzde 0.25'lik bir artış yaptı. Böylece gösterge faiz oranı yüzde 4.75 oldu. Ancak bu faiz artırımına rağmen euro dolar karşısında değer kaybetmeye devam etti. Cuma akşam saatlerinde euro/dolar paritesi 0.8675 seviyesine kadar inmişti. Yatırımcıların Avrupa ekonomisine olan güvensizlikleri karşısında önceki hafta yapılan müdahale de, faiz artırımı da işe yaramamış görünüyor. Euro'nun zayıflığı Türkiye'nin ihracat gelirlerinin düşük kalmasına yol açması açısından olumsuz. Faiz artışı ile Avrupa ekonomilerindeki büyüme oranının daha da düşmesi durumunda Türk ihracat mallarına olan talepte düşüşe yol açması beklenebilir.

ABD işsizlik oranı daha da düştü: Cuma günü açıklanan istihdam verileri ABD'de işsizlik oranının yüzde 3.9 düzeyine düştüğünü gösterdi. ABD ekonomisinde de yavaşlama sinyalleri var ama Avrupa'ya göre durum daha iyi.

Cari işlemlerde mevsimlik toparlanma
Temmuz ayı cari işlemler açığı, önceki aylarda gözlenen yaklaşık 1 milyar dolarlık seviyesinden 353 milyon dolara indi. Bu gelişme bir ölçüde dış ticaret açığı ve ithalatın biraz düşmüş olmasından kaynaklansa da, asıl neden turizm gelirleri ile bavul ticareti gelirlerinin Temmuz'da yüksek olması. Aynı etkene bağlı olarak cari işlemler açığının Ağustos ve Eylül aylarında da düşük olmasını bekliyoruz. Ancak, yılın ilk yarısına göre biraz yavaşlama olsa bile, yılın son üç ayında cari açığın tekrar yükseleceğini ve tekrar aylık 1 milyar dolara yaklaşacağını öngörmek mümkün. Bu durumda 2000 yılının tümü için cari işlemler açığının 9 milyar dolar civarında olması beklenebilir. Bu rakam yurtiçi milli gelirin yaklaşık yüzde 4.3'üne tekabül ediyor.

Diğer taraftan, yılın ilk yedi ayında cari işlemler dengesi 5.9 milyar dolara ulaşırken aynı dönemdeki net sermaye girişleri 8.6 milyar dolar oldu. Diğer bir deyişle, cari açıktan daha fazla miktarda sermaye girişi olmuş durumda. Bu ise cari açığa rağmen bir miktar rezerv birikimini mümkün kıldı. Sermaye hareketlerinin kompozisyonuna ilişkin gözlemlerimizi Çarşamba günkü yazımıza bırakıyoruz.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır