


Banka özelleştirmeleri ve bir çözüm
Geçtiğimiz günlerin en çok tartışılan konularından biri de, üç kamu bankasının özelleştirilmesiyle ilgiliydi. Ziraat Bankası, Emlak Bankası ve Halk Bankası'nın özelleştirilmesi konusunda, hükümetin gerçekleştirmek istediği "vergi, resim ve harç istisnası", bununla ilgili KHK'yi Sayın Cumhurbaşkanı'nın imzalamayıp iade etmesiyle sonuçsuz kalmıştı.
Sonuçlanmayan bu girişimde, "üç bankanın yeniden yapılandırılması ve kamuya ait hisse senetlerinin ihraç ve satışına ilişkin işlemler, kamuya ait hisse oranı yüzde 50'nin altına düşünceye kadar, her türlü vergi, resim ve harçtan istisna edilmesi" amaçlanıyordu.
Yasal engel yok
Aslında, üç banka ile ilgili "vergi, isim ve harç istisnası" için bu tür bir yola başvurmaya hiç gerek yoktu. Olayın çok pratik ve üstelik yasal çözümü vardı. İzninizle açıklayalım.
4046 sayılı Özelleştirme Kanunu'nun ikinci maddesinin (f) bendinde yer alan; "özelleştirme uygulamaları çerçevesinde, kamu bankalarının da öncelikle özelleştirilecek kuruluşlar arasına alınarak, süratle özelleştirilmesinin sağlanması" hükmü nedeniyle, sözkonusu üç bankanın özelleştirilme kapsam ve programına alınarak, özelleştirme işlemlerinin süratle sonuçlandırılmasına engel bir durum yok.
Öte yandan Özelleştirme Kanunu'nun 27. maddesi ve Katma Değer Vergisi Kanunu'nun geçici 12. maddesine göre, özelleştirme uygulamalarına ilişkin işlemler her türlü vergi, resim ve harçtan müstesnadır. Yani, sözünü ettiğimiz üç banka özelleştirme kapsam ve programına alınmış olsaydı, bu bankaların özelleştirilmesiyle ilgili her türlü işlem de otomatik olarak, her türlü vergi, resim ve harçtan müstesna olabilecekti. KHK'da, Kurumlar Vergisi Yasası'nda bir değişiklik yer almadığı için, kararnamedeki düzenlemenin KVK Md. 45/1'le ilgili olmadığı da anlaşılıyor.
Yukarıdaki açıklamalardan ve yasa hükümlerinden de farkedildiği gibi, üç kamu bankasının özelleştirilmesi konusunda yaşa hükmü varken, KHK ile çözüm yolu aranması olayında, "teknik bir hata" yapılmıştır. Dünya Bankası'ndan gelecek olan yaklaşık 2 milyar dolarlık "mali sektör uyum kredisi"nin de kamu bankalarının özelleştirilmesine bağlı olması, bu hatanın önemini çok daha net ortaya koyuyor...
Ne yapmak gerekiyor?
Yapılacak olan bellidir. Kamu bankaları, 4046 sayılı Kanun'un genel hükümleri çerçevesinde Özelleştirme Yüksek Kurulu (ÖYK) tarafından doğrudan programa alınabilir. Başka bir yöntem olarak, kamu bankaları, öncelikle özelleştirme kapsamına alınarak mali, hukuki ve idari açıdan yeniden yapılandırılmaları ve özelleştirmeye hazırlık işlemlerinin gerçekleştirilmesinden sonra, özelleştirme işlemleri sonuçlandırılabilir.
Ortada 4046 sayılı Kanun var iken, hükümetin neden KHK çıkartarak bu bankaları özelleştirmeye çalıştığını ve bu arada neden hem prestij hem de zaman kaybettiğini anlamakta zorlanıyoruz. Bu aşamada, akla şu soru da geliyor; "acaba hükümet 4046 sayılı Kanun'da yer alan bu hükümlerden haberdar değil midir?" Yoksa hatasıyla sevabıyla mevcut mevzuat çerçevesinde yavaş da olsa, ülkemizdeki 141 şirketteki kamu hisselerinin özelleştirilmesini tamamlayan Özelleştirme İdaresi, by-pass mı edilmek istenmiştir? Bunlara ihtimal vermiyoruz ancak mevcut görüntü de bunu yansıtıyor.
Yarın bankaların özelleştirilmesinin nasıl yapılabileceğini ele alacağız.