kapat

09.10.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Sabah Künye
Ata Yatirim
Sofra
pandora
Bizim City
Sizinkiler
Rehber
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
YeniBinyil
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Telsim
MURAT BİRSEL(mbirsel@sabah.com.tr )


Her gün hamam her gün hamam!

Spordan sorumlu Devlet Bakanı Fikret Ünlü ile Ğözel bir sohbette- olimpiyat konuşurken laf lafı açtı...

Sidney'de evlerin ağaç boyunu geçmemesinden konuştuk, herkesin nasıl spor yaptığından, temizlikten konuştuk.

Ağaçlar içinde, bahçesi çimli evlerde, temiz sokaklarda yaşıyor medeni dünya... Bakan, kendi köyünü tanıyamadığından şikayet etti...

Bir zamanlar orası da öyleymiş, sonra bildiğimiz apartmanlar, çöp yığınları günlük hayatın bir parçası olmuş.

Samimi geçen bu konuşmada, Bakan bazen kendi kendine "Kim çözecek bu sorunları" sorusunu sorduğunu ve kendisinin çözüm bulmakla sorumlu koltuklardan birinde oturduğunun bilincinde olarak ter bastığını söyledi. Ter bastığı mecazi anlamda elbette, Fikret Ünlü'nün ter kokusuna karşı dile getirdiği bir tahammülsüzlüğü var...

Onu da konuştuk!

Ve bu sefer bu konuyu yazacağım, üç beş kişi kaale alsa bile kârdır!

Dileğim şu yazının restoranlarda mutfağa asılması, toplu çalışılan yerlerin lavabolarına konulması...

Bizim terbiye sistemimiz öyle ki, karşımızdakine "Sen biraz ter kokuyorsun" diyemiyoruz.

Sonuçta o kokuyu bütün gün sineye çekiyorsun.

En şık restorana git, garsonlar ceket pantolon Ğpenguen kıyafetinde- sana beyaz eldivenle tuttuğu maşayla ekmek servis ediyor olsun, kolunu kaldırdığında ekşi bir ter kokusu etrafı sarıyor.

Gel de "Afiyet olsun" de!

***

Bakan Ünlü de bir hikaye anlattı...

Ev işlerine gelen bir yardımcının kısmeti, yabancı bir büyükelçilikte dolar ücretli iş buluyor.

Altı ay sonra Bakanı arıyor ve diyor ki "Ben dayanamayacağım, ayrılacağım!"

Ünlü soruyor:

- Neden, elçilik, çok iyi maaş, daha ne olsun? Başka bir şey mi var? Nedir derdin?

Cevap:

- Valla sabah işe başlamadan evvel duş yaptırıyorlar, akşam giderken yine duş! Her gün hamam her gün hamam dayanamıyorum!

Kimin dayanamadığı belli!

***

Biraz su sabun herkes bulur!

Şu "Ter kokuyorsunuz" demeyi ayıp kabul etmekten çıkartalım.

Hele otel ve restoranlarda personel lavabolarında yazmalı "Ter kokan arkadaşını uyar ki o da seni uyarsın!"

Bu halimiz Ğdikkate alsak- bir günde toptan yok edebileceğimiz bir derdimiz.

Ben lafta kalmasın diye kaleme aldım...

***

Şimdi dileyen olta ile avlanan balık yenilir mi tartışmasına dönebilir!

Zeka testi cevabı
Doğru cevabı hemen herkes bulmuş! Güneşli, sıcak gün, siyah kapı diğer kapılardan daha çok ısı çektiğinden daha sıcak. Birinci aday dokunarak siyah kapıyı buluyor!

"Birinci adayın elinin nasırlı olmadığı farz ediyoruz" diye dip not koyan dahi var.

Aynı mantıkla siyah peçeteler ısınır, beyaz peçete daha soğuk olur diyenler var.

Oysa kapı örneğinde bu daha bariz olur. O mantığı Ğki doğru mantık- neden kapılar için yürütmediler anlayamadım. Ama üzülmesinler, önemli olan şu siyah beyaz renklerin ısı emiş özelliğinden yola çıkmaktı, onları da bildi kabul edebilirim. (Sizi mi üzeceğim!)

Beni esas hayrete düşüren e-postaya gelen mesajların saatleri!

Saat sabahın 4'ünde ulaşmışsa belli, bakıyorum, Amerika'da üniversiteye giden Türk gençliği işe el atmış cevap yollamış.

Bir de Türkiye'den gelen bazı e-postalar var, saat sabah 8!

Bir Pazar sabahı saat 8'de kalk, zeka testi çöz, doğru cevabı bul ve yolla!

***

Dostuna güven, düşmanına dehşet veren bir gençlik var desem!

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır