kapat

09.10.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Sabah Künye
Ata Yatirim
Sofra
pandora
Bizim City
Sizinkiler
Rehber
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
YeniBinyil
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Telsim
AHMET VARDAR(avardar@sabah.com.tr )


TRT bunu yaparsa!...

Özel televizyonlar falan diyoruz ama ülkede TRT'yi izleyenler de var. Ve TRT'nin vatandaşlar arasında daha saygın yeri var. Bu yeri de hiçbir zaman kaybetmemesi lazım. Düzgün programların yanı sıra, onlar da bazen özel televizyonların yaptığı gibi yarışma yapıyorlar.

İşte bu yarışmalardan birine 10 Mart 2000 tarihinde katılan bir okuyucum, kazandığı hediyeyi hala alamadı. Kazandığı alt tarafı bir el blendırı idi... Programın ardından adresini aldılar ve en kısa zamanda hediyesini yollayacaklarını söylediler. Ama Temmuz, Ağustos geçti hala hediyesi yok... Bu sırada TRT'ye ulaşmaya çalıştı, hep boşa çıktı. Hatta bir ara TRT'den aradılar, bir anlaşmazlık olduğunu, 10 güne kadar teslim edeceklerini söylediler ama hala bir sonuç yok...

Devlet teşekkülü olan ve büyüklüğü ile iftihar eden, ayrıca devamlı değişim mesajları veren TRT'de bunu yaparsa vay halimize... Özel televizyonlardan gelen şikayetler yanında, TRT'den bunu hiç beklemezdim. Personelle ilgili bir yolsuzluk olduğuna dair bilgiler de gelmeye başladı. İlgilileri uyarıyorum ve bir daha böyle şikayetler istemiyorum.

Konsolosluklardaki telefon meselesi...
Eğer biz yurtdışında güçlü olmak istiyorsak, önce oralarda yaşayan vatandaşlarımıza sahip çıkmamız gerekir. Ondan sonra lobiler-mobiler tutar, paraları onlara yatırırız. Gerçi devamlı yazıyorum ama kim anlar, kim dinler... Bizim monşerlerin pek umrunda değil.

Konu yine konsolosluklardaki telefonlar... Newyork, Washington gibi Amerika'nın büyük şehirlerinde bulunan konsolosluklarımızda, orada yaşayan vatandaşlarımıza telefonla cevap veren bir kimse yok... Günde 5 defa, 6 defa arıyorlar ama karşılarına kimse çıkmıyor. Halbuki orada çalışan binlerce kişimiz, okuyan binlerce öğrencimiz var, başları sıkıldığında kime müracaat edecekler?... Özellikle askerlik konusunda, konsoloslukta gerekli belgeleri tamamlamaları için 5-6 ay uğraşıyorlar. Bütün bunları yazdığım zaman da, sanki kabahatli benmişim gibi mektup ve faks taarruzuna uğruyorum. Oysa benim kimseye kinim, garezim yok... Bana gelen şikayetleri aksettiriyorum. Halbuki dış temsilciliklerimiz orada yaşayan vatandaşlarımıza gereken sıcak ilgiyi gösterse, öyle bir Türk Lobisi oluşur ki, aklınız durur. Dargın, küskün insanlardan yardım nasıl bekleyebiliriz ki?...

İstanbul'daki çöp doktorları...
Şehrin muhtelif yerlerinden gelen şikayetler var. Adeta yepyeni bir meslek oluşmuş. Bu mesleğin adı da çöp doktorları... Nasıl mı?... Akşam saatlerinde büyük semtlerin belirli yerlerinde toplanan çöpleri, arabaları ile oralara gelen, elleri naylon eldivenli kişiler, içindeki işe yarar maddeleri topluyorlar ve alıp, götürüyorlar. Ama dağıttıkları çöpler öylece ortalıkta kokuşup, duruyor. Bu lastik eldivenli çöp doktorlarına kim mani olacaksa olsun, yoksa işler çok kötüye gidecek. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü'ne duyurulur.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır