  
Yaptırım
Sivil inisiyatif "Boğaz petrol boru hattı değil" dedi, hükümetler mesajı aldı
KISA adı KEİ olan Karadeniz Ekonomik İş Konseyi, "Boğazlar'ın tehlikeli madde taşımacılığından korunması" için resmen tavır aldı. Bulgaristan, Ukrayna, Rusya ve Gürcistan'ın etkili iş çevreleri, yılda 40 milyon ton tehlikeli maddenin taşındığı İstanbul Boğazı'nın bir "petrol boru hattı" gibi kullanılmasını önlemek için, ortak hareket edecek. Boğaz'ın ve İstanbul'un doğal, tarihsel, kültürel, ekonomik ve sosyal değerlerini "felaket tehdidi"nden kurtarma savaşımı veren çokuluslu bir platform oluştu.
BU somut ve olumlu gelişimi kim sağladı dersiniz? Devletten devlete ilişkiler mi? Diplomatik temaslar mı? Hayır. Bu sonucu STK'ların, yani "sivil toplum kuruluşları"nın, dünyanın her yerinde olduğu gibi Türkiye'de ağırlığını duyuran "sosyo-politik yaptırım gücü" sağladı. TEMA Vakfı, Doğa ile Barış Derneği, Deniztemiz Derneği harekete geçti. KEİ ülkelerindeki STK'larla diyalog kurdu. Boğazlar konusunda yönetimlere yoğun, sistemli ve kararlı "demokratik baskı" yapıldı. Sözkonusu ülkelerin yönetimleri STK'ların baskısını görmezden, duymazdan gelemedi, hafife alamadı. Açıktan açığa resmi düzeyde olmasa bile, KEİ ülkelerinin damarlarındaki kan dolaşımını sağlayan, ekonomilerini ayakta tutan iş çevreleri düzeyinde "Boğazlar'ın tehlikeli deniz trafiğinden arındırılması için ortak tavır alınması" gibi, çok önemli bir noktaya ulaşıldı. Bu, Türk STK'larının zaferi değildir de nedir?
Evet; STK'lar, "Boğazlar için somut bölgesel güçbirliği"nin mimarı oldu. Bundan böyle de, daha başka ve zincirleme ulusal-uluslararası kazanımlarda da imzalarını göreceğiz.
|