kapat

09.10.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Sabah Künye
Ata Yatirim
Sofra
pandora
Bizim City
Sizinkiler
Rehber
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
YeniBinyil
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Telsim
48 saat ağladı
İri yarı adam, 48 saat boyunca, hüngür hüngür ağladı. İskemleden kalkmadan başı önde ağlamayı sürdürdü. Kimse ile konuşmadı.

EGEBANK olayından dolayı tutuklanan Yahya Murat Demirel'in cezaevine girdikten itibaren 48 saat süreyle ağlayıp gözyaşı döktüğü öğrenildi. Yahya Demirel ile birlikte Ulucanlar Cezaevi'nde kalan "Çeto" lakaplı Engin Alkan adlı tutuklu, yaşadıklarını ve Demirel ile beraberliklerini SABAH'a anlattı.

Mal beyanı vermediği gerekçesiyle tutuklanarak, cezaevine konan Çeto, Yahya Murat Demirel ile aynı ortamda 48 saat birlikte kaldı. Demirel'in tutuklandığını, cezaevindeki televizyondan öğrenen Çeto ve arkadaşları, "Nasıl olsa bizim koğuşlardan birine gelecek, misafirimize ağırlamak için hazırlanalım" diyerek, beklemeye başladılar.

SANDALYEDE OTURDU
Bir saat sonra Demirel ve adamları, Ulucanlar Cezaevi'ne getirilerek, 12/2 koğuşuna yerleştirildi. 35 kişi kapasiteli ranzalardan oluşan koğuşta, 70 tutuklu bulunuyordu. Vardiye usulü ranzalarında yatan tutuklular, Demirel için de bir yatak boşalttılar. Ancak koğuşa getirildikten 2-3 dakika sonra Demirel, koğuştan çıkartıldı ve ana koridorda bir iskemlenin üzerine oturtuldu. Demirel'in etrafında 5 gardiyan da etten bir duvar örererek, kimse ile görüştürmedi ve konuşmasına izin vermedi. Demirel'in koğuş arkadaşı Alkan, bu dakikadan itibaren gözlemlerini şöyle aktardı:

"İri yarı adam, 48 saat boyunca, hüngür hüngür ağladı. Üzerinde şık bir yağmurluk vardı. İskemleden kalkmadan başı önde ağlamayı sürdürdü. Kimse ile konuşmadı. Göz göze de gelmedi. Sivrihisar'da bir benzin istasyonun sahibi olan 27 yaşındaki Yusuf, koğuşun ağası olduğu için, 'Hoş geldin, geçmiş olsun' demek istedi. Ancak Yusuf'un bu dileği iletilmedi. Adettir, hapishaneye giren kişiden ayak bastı parası alınır. Yusuf Ağa, Demirel'den bu parayı isteyemedi. Gün boyunca, ne tuvalete gitti, ne de su içti. Sadece adamları, televizyonda izledikleri haberleri Demirel'e anlattılar. Koğuşta, Paraşüt Operasyonu'nda yakalananlar ile bazı gümrükçü bürokratlar da vardı. Sabah önce onları, Adana'ya mahkemeye götürdüler. Daha sonra da koğuştakileri, diğer koğuşlara dağıttılar. Demirel, ancak ikinci gün öğleden sonra mahkumların kendi pişirdikleri yemekten yiyebildi."

Sadece çek, senet, mal beyanı ve trafikten oluşan suçlar nedeniyle cezaevine giren mahkumların bulunduğu koğuşa alınan Demirel ve adamları, koğuşun boşatılmasıyla birlikte, 12/2 No'lu koğuşa yerleştiler. Avukatlarının, sık sık ziyarete geldiği Demirel'in fazla konuşmadığını ancak sürekli onlara da ağlayarak, "Kurtarın beni buradan" dediğini söyleyen Çeto şöyle devam etti: "Her gün 60-70 kişi gelip, 60-70 kişi de tahliye olduğu için, ben 10 günlük hapishane döneminde yedinci kıdemli mahkum idim. Demirel, çok iyi korundu. Hiç kimseyle konuşturulmadı ve koğuş boşaltılarak, tam anlamıyla güvenliği sağlandı. "

Taki DOĞAN


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır