Ortadoğu Teknik Üniversitesi'nde işletme eğitimi alan ve profesyonel iş yaşamından borsaya geçiş yapan Ahmet Demirci, endeksin 1.5 centteki desteğini yüksek işlem hacmiyle geçtiğini, bunun da düşüşün bittiğinin ilk işareti olabileceğini söyledi. Borsada ikili dip benzeri bir teyitin alınması halinde yönün yukarı olacağını vurgulayan Demirci, "Önümüzdeki günlerde borsanın izleyeceği yön çok önemli olacaktır" dedi. Ahmet Demirci ile borsanın sorunlarını, çözüm önerilerini ve yatırımcılara önerilerini konuştuk:
* Borsa ne olacak?
Endeks dokuz aylık düşüş kanalının desteği olan 1.5 cent'ten yüksek işlem hacmiyle döndü. Bu, düşüşün bittiğinin ilk işareti olarak yorumlanabilir. İkili dip benzeri bir teyit alınması koşuluyla yönümüzün yukarı olacağını söyleyebiliriz.
* Borsada kazanmanın koşulu nedir?
Borsada kazanmanın temel önkoşulu, yatırılacak paranın önemsiz ve zamansız olmasıdır. Kazanmanın ikinci önkoşulu, hisselere değer biçebilmektir. Getirisini tahmin edemeyeceğiniz bir şeye ne kadar para bağlayabileceğinizi bilemezsiniz. Hisseye değer biçebilmek ise başlıbaşına bir uzmanlık alanıdır.
* Hisse seçerken nelere dikkat edilmeli?
Hisse seçiminde sektörden çok şirket araştırmasına öncelik verilmeli. Çoğunlukla zarar eden ve benzeri nedenlerle değerinin altında kalmış, ama patlama eşiğine gelmiş, katlamaya aday hisselere yatırım yapılmalı. Arayışlar bu hisseler üzerine yoğunlaştırılsa, 'önemsiz para' isabetli kararlarla önemli hale gelir. Ancak çoğu kişi bu noktayı göremeyip, büyük kazanmanın yolunun büyük para yatırmaktan geçtiğini düşünüyor. Bu nedenle de büyük para kaybediyor.
Bu yaklaşımın önemli avantajlarından biri de 'stop-loss' kavramını değiştirmesidir. Projeye dayalı bir yatırım yapıldığında sahip olduğunuz hissenin değerini bildiğiniz ve hayatınızı etkilemeyecek bir miktar yatırdığınız için stop-loss'u belirli bir kayıp oranı veya belirli bir alt fiyata değil, sadece beklentilerinizin bittiği noktaya koyarsınız.
* Piyasanın sorunları var mı?
İMKB dünyanın önemli borsalarından biri ve hızla gelişiyor. Ancak, çözülmesi gereken birtakım sorunlar var ki, bunlar gelişimin sağlığını etkiliyor.
Piyasanın gelişimini manipülasyon gibi derinden etkileyen bir diğer sorun da aracı kurum çalışanlarının kendi adlarına işlem yapmalarıdır. Görevi, müşterilerine hizmet vermek olan aracı kurumlarda çalışanlarla müşteriler rakip duruma getiriliyor. Bu yapı, portföy ve fon yönetim mekanizmalarının bireysel çıkarlar için kullanılmasından, müşteri suistimaline kadar bir yığın sorunu beraberinde getiriyor. Sonuç olarak herkes büyük kayıplara uğruyor. Kumarhanelerde bile krupiyerlerin kendi adlarına oynamaları yasak. Yakalanmaları işten atılma sebebidir. Ekonominin can damarı sermaye piyasalarında aracı kurumlar buna duyarsız kalıyor.
Mevcut düzenlemelerde 'aracı kurum çalışanları alım satım işlemlerinde kendilerine ayrıcalık tanıyamazlar' gibi bir cümleyle yer alan bu konu, gelişmiş ülkelerde kanaate yer bırakmayacak katı kurallara bağlanmıştır. Kural ihlali, lisans iptali ve cezai kovuşturma nedenidir. Bu arada mevzuaatta yer almadığı halde konuya hassasiyetle yaklaşıp kendi iç bünyelerinde tedbirlerini alan az sayıda da olsa birtakım aracı kurumlar da var. Kural koyucu acilen gerekli önlemleri alarak uygulamayı genele yaymalı, bu konuyu sadece kişi veya kurumların iyi niyetine bağlı olmaktan çıkarmalıdır.
Bir başka sorun da spekülasyon ve manipulasyon kavramlarının karıştırılmasıdır. Spekülasyonun kelime anlamı, gözlemleyip öngörüde bulunmadır. Spekülatörler bu tanım çercevesinde bir kazanç amacıyla risk alır ve piyasaların likit kalmasını sağlar. Spekülatörün olmadığı piyasalar likit olmadığı gibi sınırlı sayıda alıcı ile sınırlı sayıdaki satıcı arasında sağlıklı bır fiyat da oluşmaz. İMKB'de yatırım bilincinin yeterince gelişmemesi nedeniyle, belki de dünyanın, irili ufaklı en çok spekülatörü bulunuyor. İMKB'deki en büyük tehlike, kural koyucuların yeterince tedbir alınmaması nedeniyle, bu gücü ele geçirenlerin istisnalar dışında manipülatöre dönüşmesidir. Bu yapı, az sayıda kişinin genellikle de çevresinden topladığı paralarla ederi doğru dürüst belirlenmemiş hisselerde saadet zinciri kurmaları ve sistemi bir 'papaz kaçtı' oyununa çevirmeleri sonucunu getiriyor.
* Çözüm için ne önerirsiniz?
Bu konuda hesaplar bazında, belirli bir süre içinde taşınan portföyün belirli bir oran veya katından fazla yapılan virman işlemleri manipülasyon kanıtı olarak kabul edilmeli. Örneğin bir yıl içinde ortalama 100 birimlik portföy taşımış, ama ilgili hesaplar arası virman, çapraz işlemler nedeniyle 5-10 hatta 20 katı olmuş. Virmanları baz alan sağlıklı bir istatistiki model sorunu önemli ölçüde çözecektir.
* Bır şirketi değerlı kılan kar potansiyelidır.
* Yatırım kararını hisselere değer biçerek verin. Değeri bilinmeyen hisseye para bağlamak yatırım olamaz. Kaybedersiniz.
* Araştımalarınızı en 'iyi' 50 değil, en 'kötü' 50 şirket üzerine yoğunlaştırın.
* Bir yatırım kararı öncesi, en iyi senaryoları test edin. En iyi senaryosu bile cazip olmayan şirket emek harcamaya değmez.
* Ucuz kalmış ve zamanı gelmiş bır hisseye yatırım yapmak sizi endeksten bağımsızlaştırır.
* 'Stop-loss' u belirli bir kayıp oranı veya belirli bir alt fiyata değil, beklentinin bittiği yere koyun.
* Portföyünüzle birlikte adımlarınızı da büyütün. 'Çorba parası' peşinde koşmayın.
* Portföyünüzde çok sayıda hisse bulundurmayın. Küsüratlar, çok katlasa bile sevindirmez. Mutsuz bır 'endeks adam' olursunuz.
* Borsa portföyünüz ile, borsa dışı değerleriniz arasında anlamlı bir dengeyi sürekli koruyun.
* Kazandıklarınızın tümünü sistemde tutmayın.
Olcay NACAR ERGENÇ