kapat

08.10.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Sabah Künye
Ata Yatirim
Sofra
pandora
Bizim City
Sizinkiler
Rehber
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
YeniBinyil
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Telsim
CAN ATAKLI(ataklic@sabah.com.tr )


Süper zengine 5 bin dolar tüketici kredisi

Fıkrayı internette gezerken okuyan bir arkadaşım gönderdi. Çok güldüm ve size de anlatayım.

New York'ta bir bankanın önünde duran son model Rolls Royce otomobilden inen adam, hızla bankaya girdi ve bireysel kredi için başvuruda bulunmak istediğini söyledi.

Son derece şık giyimli adam çok acele bir iş için Avrupa'ya gitmek zorunda olduğunu ve bu nedenle bir hafta vadeli beş bin dolar krediye gereksinim duyduğunu söyledi. Müşteri temsilcisi kısa bir araştırma yaptıktan sonra krediyi hemen verebileceklerini söyledi. Adam "Çok teşekkür ederim, yapmam gereken ne varsa lütfen söyleyin" karşılığını verdi.

Müşteri temsilcisi biraz da sıkılarak "Bizim bankamızla daha önce hiç çalışmamışsınız. Banka olarak sizi resmen tanımıyoruz. Bu nedenle, söz konusu krediyi verebilmemiz için sizden bir teminat almak zorundayız" dedi.

Adam cebinden Rolls Royce'un anahtarını çıkardı, müşteri temsilcisine uzattı ve "Çok acelem var, uçağa yetişeceğim kapıdaki Rolls Royce'umu teminat olarak alabilirsiniz" diye konuştu.

Görevli bunun çok makul olduğunu kabul ederek kredi işlemini hızla bitirdi ve adama 5 bin doları verdi. Adam çıkıp gittikten sonra da lüks otomobili bankanın kapalı garajına çektirdi.

Bir hafta sonra adam yeniden gelip, borcunun ana parası beş bin dolarla, bir haftalık faizi dokuz buçuk doları ödedikten sonra, müşteri temsilcisi bir türlü yenemedigi merakının dürtüsüyle "Sizin, çok büyük bir işadamı ve çok büyük bir servetin sahibi olduğunuzu öğrendim" dedi ve ekledi "Yalnız kişisel merakımdan soruyorum. Lütfen söyler misiniz, sizin için çok küçük bir miktar olan beş bin dolarlık krediye neden gereksinim duydunuz"

Adam hafifçe gülümsedi: "Çok acele seyahate çıkmam gerekti, tam o sırada böyle lüks bir Rolls Royce otomobili, New York'ta hangi güvenli bir garaja, bir hafta boyunca dokuzbuçuk dolara bırakabilirdim ki?"

İyi bir yöneticide bunlar olmalı...

24 M

31 M

Ahmet Vefik Paşa Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönem paşalarından. 1891 yılında ölen Ahmet Vefik Paşa çağının ilerisinde, sıra dışı bir devlet adamı. Çok iyi Fransızca bilen Ahmet Vefik Paşa ünlü Fransız komedi yazarı Molliere'in eserlerini Türkçe'ye çevirmişti.

Bursa'da valilik yaparken Fasulyeciyan'ın Kumpanyasını getirip halkı tiyatro ile tanıştırmıştı.

Ahmet Vefik Paşa'nın bir validen beklenen rolleri yerine getirmekle yetinen bir yönetici olmadığını, ufuk açan insiyatif kullanarak toplumu ileriye götüren bir lider olduğunu görüyoruz. Ahmet Vefik Paşa bu amaçla iyi bir yönetici olmanın sırlarını da araştırmış bunu yanında çalışanlarla da paylaşmıştı

İşte Ahmet Vefik Paşa'nın ideal yöneticiyi tanımlayan 24-M formülü:
1- Muteber (Geçerli)

2- Mutena (Seçkin)

3- Mutedil (Ilımlı)

4- Mu'tezim (Azimli)

5- Mutlif (Bağışlayıcı, affedici)

6- Muvakkit (Zamanı iyi ayarlayabilen)

7- Muvaffak (Başarılı)

8- Muzaffer (Galip)

9- Müdebbir (Tedbirli)

10- Müeyyid (Disiplinli)

11- Mütefekkir (Düşünür)

12- Müferrih (Güler yüzlü)

13- Muhibbi (Muhabbetli, seven)

14- Mükrim (Cömert, ikramcı)

15- Mültefit (İltifat eden)

16- Mümeyyiz (İyiyi kötüden ayırabilen)

17- Münevver (Aydın)

18- Mübeşşir (Müjdeleyici)

19- Mübeccel (Yüceltilmiş)

20- Muvahhit (Allah'a inanan)

21- Mücerrib (Tecrübeli)

22- Müfarik (Fark edebilen)

23- Müeyya (Hazır olan)

24- Müceddid (Cildini, görünüşünü yenileyen)

Gelelim diğer M'lere
Sistem Yayıncılık'ın yayınladığı Üstün Dökmen'in kaleme aldığı "Varolmak, gelişmek, uzlaşmak" isimli kitapta, Ahmet Vefik Paşa'nın 24 M'sine yeni M'ler ekleniyor.

Yazar Sökmen, "Yöneticilerde, özellikle liderlerde bulunmasını beklediğimiz 31 tane daha sıfat buldum" diyor.

Sökmen'in Ahmet Vefik Paşa'nın listesinin altına eklediği diğer M'leri de aynen buraya alıyorum:

25- Müteşebbis olmalı (Girişimci )

26- Mütehassıs olmalı (Uzman olmalı)

27- Mucit olamalı (Yaratıcı olmalı)

28- Muasır olmalı (Çağdaş olmalı)

29- Mütemadiyen tekamül etmeli (Sürekli gelişmeli)

30- Mücerret düşünmeli, müşahhas konuşmalı (Soyut düşünmeli, somut konuşmalı)

31- Müzakereye mütemayil olmalı (Müzakereye eğilimli olmalı)

32- Müsrif olmamalı (İsraf etmemeli)

33- Mukallid olmamalı (Taklitçi olmamalı)

34- Müessir olmalı (Etkili olmalı)

35- Müşteriye mülayim davranmalı (Müşteriye yumuşak davranmalı)

36- Müflis olmamalı (İflas etmiş olmamalı)

37 Münafık olmamalı (İki yüzlü olmamalı)

38- Müdahalede aşırı gitmemeli (Sorumluluğu delege etmeli)

39- Müşkülpesent (Zor beğenir) olmamalı

40- Münasip ölçüde müsamahalı olmalı (Hoşgörülü olmalı)

41- Müstebit olmamalı (Baskıcı olmamalı)

42- Müşfik olmalı (Şevkatli)

43- Müstaid olmalı (Yetenekli)

44- Müstakil olmalı (Bağımsız)

45- Müsta'zim olmamalı (Kibirli olmamalı)

46- Müşahid olmalı (Gözlemci)

47- Mütevazi olmalı (Alçakgönüllü)

48- Mutaassıb olmamalı (Tutucu olmamalı)

49- Müvesvis olmamalı (Kuşkucu olmamalı)

50- Müzevvir olmamalı (Ara bozucu)

51- Mes'uliyetli olmalı (Sorumlu)

52- Müsterih olmalı (Huzurlu)

53- Müsavata ehemmiyet vermeli (Eşitliğe önem vermeli)

54- Müneccim olmamalı, (Makul miktarda malumat toplamalı)

55- Mahsun olmamalı (Depresyona girmemeli)

Bu kelimelerin pekçoğu görüldüğü gibi ya Osmanlıca ya Arapça. Bunların hemen pek çoğu bugün hiç kullanılmıyor. Ama aklınızda tutmakta yarar var. Dili zenginleştirmesi açısından önemli geliyor bana. kullanmasak bile bilmenin bir mahzuru (sakıncası) yok.

Son mesajlar
Gelen mesajları sizlerle daha uzun aralıklarla paylaşmayı düşünüyordum. Ancak o kadar çok mesaj geliyor ki,

bunlardan seçtiklerimi biriktirip biriktirip yayınlamak çok zor çünkü o zaman başka hiçbir yazıya yer kalmayacak. Bu nedenle bu Pazar günü de mesajlardan bir demet sunuyorum.

* Banu Alkan ile ilgili görüşlerinizi paylaşıyorum, ancak yorumunuz ve ifade tarzınız sanki küçük görme havasında olmamış mı?

* Çocuğum Ankara 100. Yıl Türkiş Blokları İlköğretim Okulu'nda. Okul yönetimi bizden makbuzsuz olarak 10 milyon lira talep ediyor. Bu soyguna karşı lütfen birşeyler yapın.

* CHP'nin de Meclis'te oturması lazım, ama bir şartla, Baykalsız. CHP seçmeni olarak onun yüzünden oyumu esirgedim, Baykal CHP seçmenini keriz yerine mi koyuyor?

* Size bağlı olan Fotomaç Beşiktaş maçından sonra Kartal 6'na kaçırdı başlığını kullanmıştı. Ben Galatasaraylıyım ama bu başlık çok çirkin, sporda böyle şeylere yer yok.

* Üç yıl önce Akhisar'daki köfteci dükkanımızı yazmıştınız. Şimdi bir şubemizi Akhisar'a gelmeden BP istasyonunda açtık. Böylelikle şehir içine girmeden, park sorunu yaşamadan köfte yiyebiliyorsunuz. Bekleriz.

*Sezer'i bu kez haksız bulduğunuzu yazmışsınız. Bankaların özelleştirilmesini ben de istiyorum, ancak Sayın Sezer yasaların ezilip bükülmeden hukuk çerçevesinde uygulanmasını istemektedir.

* Daha iyi yazılar ümid ediyorum, sanki bir şeyler eksik. Belki de klasik bir köşe yazarı değil de, daha ince, daha duyarlı. İnsan ya hayrandır sana ya düşman, ya hiç yokmuş gibi unutulursun, ya bir dakka çıkmazsın akıldan.

* Rektör ile ilgili söylediklerinize tamamen katılıyorum. Türkiyemiz maalesef insan kaynakları, yeraltı, yerüstü kaynakları olarak son derece yanlış kullanılıyor.

* Sizi TV'den izliyorum. Arkanızdaki görüntü çok kalabalık, sizin değil kanalın adının görünmesinin daha önemli olduğunu düşünmüşler herhalde.

* Semra Hanım nedense cinsiyetleri belirsiz, sanatçıyım diyen insanlarla çok haşır neşir. O yaşta bir hanıma hiç yakışmıyor doğrusu. Tabii koruması da kendisi gibi oluyor.

* Son günlerde basında Nil Virüsü ile ilgili birçok haber yayınlandı. Bu virüs Amerika'ya Mısır'dan gelen uçaklarla ulaşmış. THY'nin de Kahire seferi var. Sağlık Bakanlığı bu konuyla ilgileniyor mu?

* Sizi okuyor ve televizyondan izliyorum. Bazen özensiz yazdığınızı düşünüyorum. Televizyonda ise çok iyisiniz. Surat asmayı ciddiyetle karıştırmıyorsunuz. Sizle her karşılaştığımda gülen gözler görmek istiyorum.

* Umarım yazılarımı okuyabilirsin.. Yabancıyım tam Türkçe yazamıyorum, daha dorusu simdi öğreniyorum. Kafama takılan bir şey var. İçki içmek domuz yemekten daha günah, ama niye herkes içki içiyor ama domuz eti yemiyor?

* Hep bu yazıların sahibini görmek istiyordum. Ve bir gün televizyonda da gördüm sizi. O zaman anladım sadece yazılarınızın değil sizin de ne kadar güzel bir insan olduğunuzu.

* Ermeni tasarısı konusunda yazdıklarınıza tamamen katılıyorum. Her iki kesim de geçmişte yanlışlar yapmıştır. Bunların bir daha tekrarlanmaması için her iki kesim de elinden geleni yapsın. Bu fikir yüzümde güzel bir tebessüm oluşturuyor.

*Tüm görsel ve yazılı medyada Bağımsız Devletler Topluluğu'ndan gelen kadınlara Nataşa deniyor. Benim eşim Rus. Bu durum onu çok rahatsız ediyor. Lütfen bu duruma bir çare bulunsun, kahroluyoruz. Siz gazeteciler öncülük yapmalısınız.

*Sigarayı senin bıraktığın yöntemle bırakmak istedim, iyileşince sigaraya sarıldım. Neyse konum başka, İzmir Metrosu'na elinizde şişe suyuyla binemiyorsunuz, sular elektrik kablolarının üzerine dökülürmüş.

* Antalya'da Anadolu Lisesi'nde okuyorum. Çok önemli derslerimize hala gelmeyen öğretmenler var. Bunu yazın lütfen.

*Ülkemi seviyorum, demokrasiyi seviyorum, bürokrasiyi seviyorum, ülkemde bürokrasi var ama lafta, onu işletecek bürokrat yok.

* Ermeni tasarısı ile ilgili yazılarınıza teşekkür ederim. Türkiye bu konuda çok pasif davranıyor. Sevgili Dışişleri Bakanımız meselenin birazcık da kendi işi olduğunu gecikmeden farketse artık.

* Ben Patrik. Türkçem iyi değil, okurken sabret... Ermeni yazına kızdım. Sen sadece Türklerin imajıyla ilgileniyorsun. Ben daha derin soruyorum. Yaptın mı. Yaptıysanız itiraf etmelisiniz. Yapmadıysanız insanların suçlamalarına bakmadan devam etmelisiniz. AB'ye girmek istiyorsan dürüst ol.

*Yazınızın başlığı "Ermeni konusunda bir hata yıllarca başımızı ağrıtır" şeklindeydi. Burada sanırım "Ermeni Soykırım Yasa Tasarısı konusunda bir hata yıllarca başımızı ağrıtır" demek istediniz. Eğer sizin gibi tecrübeli bir gazeteci böyle yazım hataları yaparsa doğru Türkçe'yi halka kim öğretecek?

* Sol görüşlü olduğunuzu bildiğim halde sizi televizyonda seyrediyorum. Başörtünün simge olarak kullanıldığını söylemenize çok şaşırdım. Ben de Refah Partisi'ne sizin kadar karşıyım, ama başörtüsü konusundaki görüşünüze katılmıyorum.

* İstanbul'da asfaltlama çalışmalarını sevinçle karşılıyoruz ama iş bittikten sonra ızgara kapakları çukurlar oluşturuyor. Neden ızgara kapakları asfaltlama yapıldığında yükseltilmiyor?

* Halk bugünkü ekenomik sistem altında eziliyor. 18 Nisan'dan önce hırçın diye eleştirilen Baykal'ın bugün özlemle aranmasının nedeni budur. Halk muhalefete özlem duyuyor.

* Bizim magandalar maç sonrası birkaç adam vuruyorlar diye abartmışız. Baksanıza Yunanlılar gemi batırdı.

* İlhan Kesici'nin Türkiye'de yapmak istediklerini medyadan izliyorum. Çok beğeniyorum. Ülkesini düşünen birinin bir skandal yüzünden önünün kesilmemesi gerek.

* İstanbul Üniversitesi Rektörü Sayın Kemal Alemdaroğlu'nun o koltuğa yakışmadığını söylüyorsunuz. O koltuğa yakışması için yapması gerekenleri de bir zahmet yazıverin. Sizinle aynı görüşte değilim.

* Yazılarınızı çok beğeniyorum. Başarınız koltuk ve köhnemiş sistemin kazançlarını kaybetme korkusuyla direnenlere rağmen sürekli olur.

* İlhan Kesici'nin Murat Demirel olayından haketmediği halde olumsuz etkileneceğini yazıyorsunuz. Tabii daha önce bu ailenin olumlu etkilerinden yararlanan prensimiz bunları da düşünerek zararı ödemek zorunda değil mi?

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır