kapat

08.10.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Sabah Künye
Ata Yatirim
Sofra
pandora
Bizim City
Sizinkiler
Rehber
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
YeniBinyil
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Telsim
Tavukla işim olmaz...
Demirel, "Bana tavuk mu yetiştireceksin, çiçeğe mi bakacaksın" diye sordular dedi ve devam etti: Benim işim ne tavukla ne de çiçekle. Benim işim insandır...

9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, 4.5 aydır Türkiye'yi dinlediğini ve bir süre daha dinleyeceğini belirterek, "Türkiye'yi bırakmış değilim, hiçbir zaman da bırakmadım" dedi.

Kuleli Sokak'taki çalışma bürosunda sorularımızı yanıtlayan Demirel, yeğeni Yahya Murat Demirel ile ilgili kamuoyuna yansıyan olayları "siyasi istismar" olarak niteledi.

Demirel, "Bu siyasi istismarları, en çirkin yapıldığı zamanlarda bile aştım. Halkım benimle bu çeşit işleri ayırmasını biliyor. Birisi suç işlemişse cezası da ona aittir.

Kaldı ki işlenmiş suç varsa onun da ispatlanması lazımdır" dedi. Demirel, SABAH'ın sorularını şöyle yanıtladı

* Çankaya Köşkü'nden ayrıldıktan sonra Güniz Sokak ziyaretçi akınına uğradı. Geçen süreci değerlendirdiğinizde kimler geldi, neler konuşuldu?

- Türkiye'yi 4.5 aydan beri dinliyorum ve bir miktar daha dinleyeceğim. Türkiye'nin büyük sorunlarını belirleye-ceğim. Türkiye'yi bırakmış değilim, hiçbir zaman bırakmadım. Her meseleyi takip ediyorum. Geçen 4.5 aylık süre içerisinde her gün yüzden fazla kişi ziyaretime geldi. Gelenlerin toplamı 15 bini geçti. Her kesimden, tarım kesiminden, köylü kesiminden, işçi kesiminden, iş çevrelerinden, entelektüel çevrelerden, akademisyenlerden, sanayicilerden...

Güniz'in vasfı...
* Bu 'dinleme süreci' nereye kadar devam edecek?

- Hep devam eder, Güniz Sokak'ın vasfı o. Güniz Sokak dinler, söylenmesi gereken zamanda da söyler. Çünkü Güniz Sokak tam 30 sene önce bu itibarı kazandı, itibarı muhafaza edecektir.

* Tavuk ve çiçeklerle aranız nasıl?

- Ben ne tavuğa bakarım, ne de çiçeğe. Arkadaşlarınız ne yapacaksınız diye sordular. Tavuk mu yetiştirecek-siniz, çiçeğe mi bakacaksınız? Biz de tavuk da vardı, çiçek de. Ama benim işim onlar değildir, benim işim insandır. İnsanlarla ilgili gelişmeleri takip ediyorum.

Ombudsman mı?
* Ombudsmanlık konusundaki gelişmeleri nasıl değerlendirisyorsunuz?

- Benimle ilgisi yok. Zaten ombudsmanlık diye bir olay yoktur ortada. Bir kanun yoktur. Olacak da, edecek de... Ne zaman hangi şartlar içinde olacak. Benim ismimin geçmiş olması benim için bir itibar işi olduğunu söylüyorum. Yani birtakım insanlar benim ismimi telaffuz etmişlerse bana itibar ettikleri içindir. Bu da beni memnun ediyor.

Aç duruyorum zayıflıyorum
4.5 ayda 110 kilodan 100 kiloya düşdüm. Hedefim 90 kilo. Aç duruyorum ve zayıflıyorum

Dokuzuncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Cumhurbaşkanlığı'na veda ettikten sonra fiziksel bir değişim de yaşadığını açıkladı. Süleyman Demirel, Güniz Sokak'a taşındığında 110 kilo olduğunu, geçen 4.5 ay içinde de 100 kiloya düştügünü söyledi. Hedefinin 90 kilo olduğunu belirten 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel bu şöyle açıkladı: "Cumhurbaşkanlığı görevini bıraktıktan sonra kilo verdim. 110 kilo idim. Geçen 4.5 ay içinde 100 kiloya düştüm. Hedefim 90 kiloya inmek. Durduğunuz yerde zayıflamak mümkün değil, aç durarak zayıflarsınız. Ben de aç duruyorum ve zayıflıyorum.

Kusur işledi diye birbirinden kopulmaz
Demirel: Bir yeğen suç işlediği zaman dayısı, amcası tüm yakınları cezaya çarptırılıyorsa ben de çarptırılmaya razıyım

Yeğenleriniz için 'Bunlar benim için bir talihsizlik' dediğiniz oldu mu hiç?

- Hayır olmadı. İnsanın şu veya bu şekilde akrabalarından yakınlarından vazgeçmesi mümkün değildir. Onlar farklı şeylerdir. Gene söylüyorum kusur kabahat varsa, kim işlemişse kusuru kabahati çeker. Ama gene de insanlar filancadan kusur işledi diye birbirlerinden kopmazlar. Bu Türkiye'de de böyledir, dünyanın her tarafında da böyledir. Bu insanlığın gereğidir.

- Bir taraftan bir amca olarak yeğenlerinize yardımcı olmayı düşündüğünüz diğer taraftan da eski bir Cumhurbaşkanı olarak bunu yapmamanız gerektiğine inandığınız oldu mu?

- Nasıl yardımcı olacağım ki? Kanuni, hukuki birtakım icaplar var, onları yapıyorlar zaten. Benim başka türlü, bakın ne kimseyi himaye etmem ne de kimseye kötülük yapmam mümkün. Binaenaleyh nasıl ki kimseyi himaye etmiyorsam, benim kötülük yapmam da söz konusu olamaz. Yeğenimi reddedip ne yapacağım? Dünyadaki herkes yeğeninin suçunu kabul ediyorsa, ben de kabul ediyorum. Yani tüm dünyada bir yeğen suç işlediği zaman dayısı, amcası tüm yakınları cezaya çarptırılıyorsa, ben de cezaya çarptırılmaya hazırım.

Halkım ayırmayı biliyor
- Gerek Yahya Murat Demirel'in gerekse de Yahya Demirel'in ticari hayatları nedeniyle hep suçlamalara maruz kaldınız. Peki hiç, 'Ben suç işleyen yeğenim de olsa reddederim?' dediğiniz oldu mu?

- Bunlar siyasi istismarlardır, 30 senedir devam etmiştir. Bu siyasi istismarları, en çirkin yapıldığı zamanlarda bile aştım. Halkım benimle bu çeşit işleri ayırmasını biliyor ve hiç kimse ne anası, ne babası, ne kardeşi ne yeğenini seçmekte serbest değil. Suçun şahsiliği asıldır. Birisi suç işlemişse cezası da ona aittir. Kaldı ki işlenmiş suç varsa onun da ispatlanması lazımdır.

Tebernüş KİREÇCİ


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır