kapat

08.10.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Sabah Künye
Ata Yatirim
Sofra
pandora
Bizim City
Sizinkiler
Rehber
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
YeniBinyil
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Telsim
Sadece 1 yılımız kaldı
İspanya ve Portekiz başbakanları ile Mallorca'da görüşen Yılmaz, "İşimiz kolay değil. Zoru başarmaya çalışıyoruz" dedi

Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz, Kasım-Aralık aylarının Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliği için 'hayati önemde' olduğunu söyleyerek, 'zoru başarmaya çalışıyoruz' dedi. İspanyol Repsol Vakfı'nın davetlisi olarak İspanya'nın Mallorca adasında düzenlenen 'Akdeniz Güvenliği' toplantılarına katılan Yılmaz, burada Türkiye'nin AB üyeliği konusunda Avrupa liderleriyle ikili görüşmeler yaptı.

Yılmaz'ın ilk önemli teması Portekiz'in sosyalist Başbakanı Antonio Guterres ile gerçekleşti. Guterres Türkiye'nin üyeliğini desteklediklerini, Kopenhag yükümlülüklerinin yerine getirildiği sürece kendileri açısından bir sorun olmadığını söyledi. Yılmaz. görüşme sonrasında "Guterres'le daha önce Strasbourg'da da görüşmüştük. Türkiye konusundaki tutumu o zamankine göre şimdi çok daha iyi" dedi. Görüşmenin ilginç yanı, Guterres'in Yılmaz'a "İspanyollar sizin öyle bir avukatlığınızı yapıyorlar ki, siz bile kendinizi bu kadar savunamazsınız" demesi oldu.

İspanya'dan destek
Yılmaz'ın İspanya Başbakanı Jose Maria Aznar ile görüşmesiyse dün sabahı yapıldı. Yarım saat süren görüşmede Yılmaz Aznar'a "Türkiye'nin Katılım Ortaklığı Belgesi 8 Kasım'da AB Komisyonu'na sunulacak. Bu belgenin hazırlanmasında biz de görüşümüzü söylüyoruz. Kabul edemeyeceğimiz taleplerin burada yer almamasına çalışıyoruz. Ancak belge Komisyon'da yapılacak müdahalelerle değişebilir. Bu konuda yardımınızı bekliyorum" dedi. Aznar da Yılmaz'a, "Türkiye'nin AB üyeliği İspanya'nın AB politikasıyla uyum içinde. Biz de AB'nin hep Doğu Avrupa yönünde değil, Akdeniz yönünde de genişlemesinden yanayız. Desteğimiz sizinle" yanıtını verdi. Yılmaz görüşme sonrası habercilere "Artık Avrupa'da bizi destekleyecek bir temsilcimiz olduğunu söyleyebilirim" açıklamasını yaptı.

Ancak Yılmaz'a göre, Mallorca temaslarının iyi sonuç vermesi, işin zorluğunu henüz azaltmıyor. Yılmaz, "Kasım ve Aralık ayları Türkiye'nin AB üyelik görüşmelerine başlaması için hayati önem taşıyor. Bu süre içinde Katılım Ortaklığı Belgesinin kabul edebileceğimiz taleplerle çıkması için ve daha sonra aleyhimize değiştirilmemesi için çaba harcamak ve daha sonra da belgeyle uyumlu olarak kendi ulusal programımızı hazırlayıp yıl sonuna dek sunmak zorundayız" diyor.

İş bununla da bitmiyor. Daha sonra Türkiye'nin yükümlendiği adımları bir an önce atması ve Yılmaz'a göre 2001 yılı içinde tamamlayarak üyelik görüşmeleri için başvurması gerekiyor. Yılmaz, "yapabileceğimizden umutluyum. Ama işimiz kolay değil. Zoru başarmak zorundayız" diyor.

Genelkurmay'la görüşme
Yılmaz'ın sözünü ettiği zorluğun bir iç, bir de dış boyutu bulunuyor.

Geçtiğimiz Salı günü Yılmaz'ın, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu ile yedikleri yemeğin gündeminin "Türkiye'nin AB üyeliği sürecinde yapması gerekenler" olması zorluklardan birini açıklıyor. Yılmaz, "Genelkurmay AB üyeliğini destekliyor. Ama geçmişten kaynaklanan tereddütler var. Bölücülük ve irtica tehdidinin yeniden hortlamasını biz de istemiyoruz. Bu konudaki uzlaşma tabii Genelkurmay ya da bir başka kurumla değil kendi içimizde bulunacaktır. Hem bu hassasiyeti koruyacak, hem de AB normlarına uyacak bir çözümü bulacağımıza inanıyorum" diyor.

Almanya'daki seçim sonuçları etkileyecek
YILMAZ'IN Türkiye'nin üyelik görüşmelerine başlamasını istediği 2001 tarihinin önemi 2002 yılında hem Almanya, hem Fransa'da yapılacak seçimlerden kaynaklanıyor. Seçim döneminde genişlemenin gündeme gelmesinin zorluğu bir konu. Diğer konuysa, Yılmaz'ın deyişiyle, "Almanya'da yeniden Hıristiyan Demokratların iktidara gelmesi ihtimalinden" kaynaklanıyor. Yılmaz, "Hıristiyan Demokratlar Türkiye'nin üyeliğine şaşı bakıyor. Avrupa'nın, mevcut siyasi şekillenişi bize en uygun olanıdır" yorumunu yapıyor. Buna bir destek de DSP'li Devlet Bakanı Şükrü Sina Gürel'den geliyor. Gürel, Almanya İçişleri Bakanı Otto Schily'nin kendisine Almanya'nın eski başbakanlarından Helmut Schmidt'in yazdığı yeni bir kitabı hatırlattığını söylüyor: "Schily'nin söylediğine göre, Schmidt 'bir gün Ruslar bile AB üyesi olabilir. Almamamız gereken tek ülke Türkiye'dir' diyormuş. Schily bana, bu sözlere aldırış etmememiz gerektiğini, Almanya'daki mevcut sosyal demokrat-yeşil koalisyonunun Türkiye'nin üyeliğine sıcak baktığını söyledi"

Yılmaz'ın şu sözleri aslında durumu özetliyor: "Siyasi irade olarak elimizi çabuk tutmalıyız. Sonra çok geç olabilir".

'Ekonomi tıkırında'
DEVLET Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz, enflasyonda yüzde 25 hedefinin 2-3 aylık gecikmeyle mutlaka yakalanacağını belirterek, 2001 yılı enflasyon hedefinde de herhangi bir revizyon ihtiyacının gözükmediğini söyledi. İspanya Başbakanı Jose Maria Aznar ile görüşmesinin ardından, gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yılmaz, Türkiye'nin son gündem maddelerine ilişkin şu açıklamaları yaptı:

* Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından iade edilen kanun hükmünde kararnameleri (KHK) en kısa zamanda TBMM'ye getireceğiz.

Meclis başkanliği seçimi
* Meclis Başkanlığı seçiminde 5 arkadaşımız başvurdular ve bizim destek vermemiz halinde aday çıkacaklarını ifade ettiler. Ben de bu desteğin grup üyelerinin çoğunluğu tarafından verilmesi gerektiğini söyledim. Bir bakan arkadaşımızı görevlendirdim, bütün milletvekilleri ile görüşüyor. Hangi aday arkadaşımız grup tarafından destekleniyorsa, aday olması için kendisine onay vereceğiz, o da aday olacak

* Enflasyon rakamları beklediğimiz gibidir. Eylül ayı, enflasyonla mücadelede, yani bu programın uygulanmasında en kritik aydı. Ama geçen yıllara göre çok daha düşük bir enflasyon oranı çıktı. Bu da ilk defa enflasyonun Eylül ayının sonunda yüzde 50'nin altına düşmesine neden oldu. Yüzde 25 hedefi, belki 2-3 aylık gecikmeyle mutlaka yakalanacaktır. 2001 yılı enflasyon hedefinde de herhangi bir revizyon ihtiyacı şu anda gözükmüyor.

MURAT YETKİN


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır