


Çirkin tasarı, kurnaz oyun...
Belgrad başkaldırısı ve yetki yasasının iptali, çirkin Ermeni tasarısını Türkiye gündeminde alt sıraya düşürdü. Ama önümüzdeki günlerin hâlâ en önemli konusu olduğuna inanıyorum.
Türkiye gafil avlandı. Çirkin tasarı, kurnaz oyun, sonuçta istenilen karara dönüştü. Şimdi telaşlı çırpınışlarla çare üretmeye çalışıyoruz.
Artık Türk hariciyesi gündemden düşmüştür. Bu müzmin sorunu bugüne kadar uygulanan yöntemlerle engelleyemeyeceğimiz anlaşıldı.
Ermeni girişimlerinin sınırlandırılması, İncirlik keşif uçuşlarının durdurulması, hava sahası, kullanımın yasaklanması sanıldığı ölçüde etkili olmayacaktır.
Hükümetçe ileri sürülen ve çok radikal olduğu söylenen önlemler esasen komite üyelerine ayrıtılı olarak anlatılmıştı. İki komiteden aynı kararın çıkması bunların para etmediğini gösterdi.
Çok ciddi kriz yaşıyoruz. Bu karar, Türkiye'nin uzun vadeli çıkarlarını ve prestijini sarsan kararlardır. Bu çirkin tasarının ve bu kurnaz oyunun ileri günlerde karşımıza çıkaracağı sorunlar daha da önemlidir.
Çirkin tasarıyı Ermeniler'in seçim fırsatçılığı gibi sunduklarını düşünmek saflık olur. Bunu Ermeni lobiciliğinin ürünü ve başarısı gibi görmek, işi hafife almaktır. Bu bir Ermeni devlet politkasıdır dikkatle, özenle ve ısrarla uygulanmaktadır.
***
Ermenistan'ın Türkiye'den tazminat talebinin karar metninden çıkartılmasını büyük başarı gibi gösteriyoruz. Yarın bu yolda yeni bir karar çıkarılmayacağını kim garanti edebilir? Almanya'nın ödediği tazminatı hazırlayınız. Toprak talebinin bile kapıda olduğunu söyleyebiliriz.
Yugoslavya, insanlığa karşı suç işleme iddiasıyla yargılanmıştı. Eğer bu tasarı Temsilciler Meclisi'nden de geçerse kuşkunuz olmasın ilk isteyecekleri şey Türkiye'yi insanlığa karşı işlenmiş suçlar mahkemesinden sigaya çekmek olacaktır.
Ermeniler şimdi de Yahudi lobilerini harekete geçirmekteler. Alman Nazi yönetiminin Yahudiler'e uyguladığı soykırımın ilk provası olarak Ermeni katliamını yutturmaya çalışmaktalar.
İnsanlığın, geçmişe dayalı kin ve nefret duygularına değil, dostluk ve barışa ihtiyacı vardır. Her gece İnternet'te TURKISH FORUM'a Türkiye'den ve yabancı ülkelerdeki yurttaşlarımızdan gönderilen e-mail mesajlarını okuyorum. Türkiye ayağa kalkmıştır; büyük haksızlığa ve insafsızlığa isyan halindedir.
Dünya Ermeni terörizmini unuttu; korkarım ki biz de unuttuk. Canlarına kıyılmış onca şehit diplomatımızın Ermeni terörüne kurban gittiğini anlatmayacak mıyız?
***
Kentucky Üniversitesi tarih profesörlerinden Justin McCarthy'nin yazmış olduğu "Ölüm ve Sürgün" isimli eser, Türk ve Müslümanlar'a yöneltilen etnik temizlemenin tarihini anlatmaktadır. (İnkılâp Yayınları / ISNB 975-10-1303-8)
Bu kitap bütün diplomatlarımızın başucu kitabı olmalıdır. Her parlamenterin, her valinin, her özel sektör yöneticisinin elinde olmalıdır.
Tarihçi Bernard Lewis'in Ermeni soykırımı palavrasını belgelerle açıklayan çalışması ortadadır. Bu yüzden gözünü korkutmak için Ermeniler tarafından mahkemeye bile verilmişti.
Bu konu, gerçek ve dürüst tarihçilerin araştırıp dünya kamuoyunu aydınlatacakları bir Enstitü çalışması olarak değerlendirilmelidir. Dışişlerinin kırk yıldır kendini tekrar eden üslup ile sürdürdüğü müdahalelerin işe yaramadığı artık ortaya çıkmıştır. Bütün belgeler en gerçekçi biçimde değerlendirilmeli, sonuçları dünyaya anlatılmalıdır. Bunun için yapılacak masraf lobilcilik diye ödediklerimizin onda birini bile tutmaz.
Türkiye Ermeni olaylarının mağdurudur; ama suçlusu gibi gösteriliyor ve biz hep savunmada kalıp uyuyoruz.. Dennis Hastert'ın ve James Rogan'ın dünkü gazetelerde okuduğunuz sözlerini hatırlayınız ve tehlikenin boyutunu kavramaya çalışınız.