
Umudum az
İlk defa yakalamak istediğimiz Dünya Kupası finalleri için İsveç'te yapacağımız maç hayati önem taşıyor. Tabii 4 gün sonraki Azerbaycan karşılaşması da bundan farklı değil. Hedef bu iki maçta 4 puan. 6 olursa çok kolaylarız, ama 5 puan gibi bir kayıp olursa, havlu atma ihtimalimiz de yok değil.
Aslında böylesine önemli bir karşılaşma için aslında kötü bir zamanlama. Milli Takımımız, formsuz ve sakat oyunculardan etkilenecek gibi gözüküyor. Orta alanda Okan, Ümit, Emre hatta Tayfun gibi hem tecrübeli hem iyi top yapabilecek oyuncuların olmaması beni korkutuyor. Çünkü kulüp takımlarımızın Avrupa Kupaları'nda son maçlarda farklı mağlup olmalarının önemli nedenlerinden biri orta alandaki top kayıplarının fazla olmasıydı.
Diğer bir handikap da defansta Alpay'ın oynamaması. Milli Takım'da bulunan sbtoperlerin hiçbirisi fizik olarak İsveç'in uzun boylu forveti Andersson'u durdurabilecek özelliklere sahip değil. Bu nedenle Milli Takımımız'ın, İsveç'in kenarlardan gelmesini ve Andersson'a yapacağı ortaları başlangıçta kesmesi gerek. Tabii, Andersson'a dikkat ederken, Larsson'u ve ortadan çıkacak çabuk oyuncuları da gözardı etmemek gerekir.
Kontrollu hücum edelim
Biraz önce orta alanda top kayıplarından bahsettik. Bu savunma için de geçerli. Bu bölgede top kaptırırsak, çok daha tehlikeli olur. Savunmamızda oynaması muhtemel oyunculardan Ümit ve Erman'ın Milli Takım'da yeni olmaları, teknik kapasitemizin de bu bölgede çok yüksek olmaması korktuğum bir başka zaaf.
Aslında İsveç'in durumu da bizden farklı değil. Onlarda da problemler fazla. Ancak, karşımızda Avrupa Şampiyonası'nda karşılaştığımız rakibimizden farklı bir takımı görebiliriz. Çünkü İsveç, fizik gücünü kendi saha ve seyircisi önünde çok daha iyi kullanıyor. Eğer müsaade edersek ve kalemizin önünde çok kalırsak bizi topla beraber içeri sokabilirler.
Bu nedenle takım halinde çok iyi organize olmamız lazım. Şenol Güneş'in alışık olduğu 3-5-2 düzeninde eğer kenarlarda Nihat ve Abdullah gibi hücumu seven oyuncuları yalnız bırakırsak, rakibimiz bizi bu noktalardan çok rahatsız edebilir. Bu nedenle kanatları iki oyuncuyla kapatabileceğimiz bir taktik anlayışa ihtiyaç var.
Eğer defans ve orta alanda iyi organize olursak ve istediğimiz oyunu ortaya koyabilirsek İsveç'in ağır oyunculardan kurulmuş defansı karşısında B.Hakan ve Arif'le gole gidebilecek pozisyonlar üretebiliriz.
Sözün özü, çok önemli bir maç. Ve takımımız adına açıkçası çok umutlu şeyler söylemeye zorlanıyorum. İnşallah, herşey iyi gider ve kendimize finallere çıkma yolunda rakip olarak gördüğümüz İsveç'ten istediğimiz puanları alırız.