kapat

06.10.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Sabah Künye
Ata Yatirim
Sofra
pandora
Bizim City
Sizinkiler
Rehber
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
YeniBinyil
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Telsim
EMİN ÖZTÜRK


Dış ticaretin talihsiz yılı

Dün açıklanan veriler Temmuz ayı dış ticaret açığının önceki iki aya göre biraz düştüğünü ama yine de yüksek olduğunu gösterdi. Dış ticaret açığını yüksek kılan formül sene başından beri değişmedi: Bir taraftan ihracattaki artış sınırlı kalırken diğer taraftan da ithalat hızla artmaya devam ediyor. Buna yol açan gelişmeleri gözden geçirdiğimizde gördüklerimiz şunlar:

İhracatın zayıflığı euronun zayıflığı ile ilgili: Aslında ilk yedi ayda geçen yılın aynı dönemine göre ihracatta yüzde 5 oranında artış olmuş. Ancak, Temmuz ayı tek başına ele alındığında yıllık yüzde 2.5'lik bir düşüş olduğu görülüyor. İlk akla gelen neden, uygulanmakta olan kur politikası nedeniyle TL'nin değer kazanmış olması. Nitekim Ocak-Temmuz döneminde TEFE enflasyonu yüzde 19.4, sepet bazdaki kur atışı ise yüzde 13.4 olmuştu.

Ancak, bu yılın ilk yarısına ait dış ticaret miktar indekslerine baktığımızda ihracatın miktar olarak yüzde 13'ün üzerinde arttığı görülüyor. Sanki ihracatçılar azalan kâr oranlarına rağmen daha fazla miktarda mal satarak aynı ciroyu tutturmaya çalışmışlar gibi. Tabii euro veya DM cinsinden ihracat gelirleri dolara çevrildiğinde ihracatta gerileme olduğu yada en azından durgunluk olduğu gibi sonuçlar çıkabiliyor.

İthalatta petrol fiyatları ile baz yıl etkisi önemli: İthalat cephesine bakıldığında, ilk yedi aydaki artışın yüzde 35 olduğu görülüyor. Ancak, Temmuz ayı tek başına alındığında yıllık bazdaki artış yüzde 25.8. Bu rakam önceki aylarda gözlenen rakamlara göre biraz daha düşük. Ama biliyoruz ki, yıllık karşılaştırmada baz yılı olan 1999'da ekonomi küçülmüş, ithalat büyük ölçüde gerilemişti. Dolayısıyla baz yılının çok düşük olmasından gelen bir etki var. Bu işin aritmetik tarafı. Ancak bir de petrol fiyatlarının artmış olmasından gelen bir etki var. Burada yalnızca ham petrol ithalatına bakılarak bu yılın ilk yedi ayında faturanın geçen yılın aynı dönemine göre yalnızca 800 milyon dolar arttığını söylemek yanıltıcı.

Ham petrolü ve rafine edilmiş diğer petrol ürünlerini de içeren "mineral yağlar ve yakıtlar" kategorisine bakıldığında, geçen seneye göre artışın 2.2 milyar dolar olduğu görülüyor. Ayrıca, bu kategorideki ithalat artışı yüzde 85 iken ham petroldeki artış yüzde 56. Bunun bir nedeni deprem nedeni ile İzmit rafinerisinin uzun süredir düşük kapasite çalışmış olması. Diğer neden ise petrol ürünlerine olan talebin kompozisyonunun hızla değişmekte olması.

Sonucu özetleyecek olursak, petrolle ilgili ürünler hariç tutularak hesaplandığında ilk yedi aydaki ithalat artışı yüzde 35'ten yüzde 28.7'ye düşüyor. Bütün bunlar, enflasyonu indirmek için döviz kurunun çıpa olarak kullanıldığı bir programı uygulayan Türkiye'nin talihsiz bir durum ile karşılaştığını gösteriyor: Bir taraftan euronun ABD doları karşısında değer kaybetmesi ihracatı baltalarken diğer taraftan petrol fiyatlarının yüksekliği ithalat faturasını şişiriyor. Tabii dış ticaret açığının bu yıl artmasının yegane nedenleri bunlar değil. Bunlar dışında, faizlerin çok hızlı düşmesi sonucu iç talebin hızla artması da çok önemli bir etken.

Petrol fiyat artışlarının ithalata etkisi
19992000FarkArtış (%)
Toplam ithalat2229.87.835
Petrolle ilgil ithalat2.64.82.285
Ham petrol ithalatı1.42.20.856

* Son kolon hariç milyar dolar; Ocak-Temmuz dönemi.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır