Oranları bu kez moral bozukluğu tırmandırdı. Anayasa Mahkemesi'nin Kanun Hükmündeki Kararnameler'in dayanağı olan yetki yasasını iptal etmesi, Eylül enflasyonu, yine yüksek çıkan dış ticaret açığı ve soykırım iddaları nedeniyle son günlerde ABD ile gerilen ilişkiler piyasadaki düşüş eğilimini tersine çevirdi. Bono piyasasında oranlar dün 3 puana yakın yükselerek yüzde 41 sınırına dayandı. Önceki gün yüzde 38.3'ten işlem gören 20 Haziran 2001 vadeli en aktif tahvilde oranlar yüzde 40.15'ten kapandı.
Bono piyasasındaki faiz artışı teknik değil. Tamamen beklentiler konusundaki olumsuzluktan kaynaklanıyor. Çünkü Eylül'de yüzde 50'nin üzerinde giden gecelik faizler Ekim'le birlikte yüzde 40'ın altına indi. Dövize yönelik bir talep de yok. Bunlar faizlerin yükselmesini önleyici unsurlar. Ancak ekonomi ve siyasetteki son gelişmelerin önümüzdeki günlerde daha gergin boyutlara ulaşması durumunda piyasanın yönünü belirleyen döviz talebi ve gecelik faiz oranlarında tırmanış olabileceği düşünülüyor. Bu da bankaları tahvil almaktan uzak tutuyor. Zaten oranlarda dün yaşanan yükselişin en önemli nedeni, piyasadaki talebin bir anda durması.