kapat

05.10.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Sabah Künye
Ata Yatirim
Sofra
pandora
Bizim City
Sizinkiler
Rehber
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
YeniBinyil
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Telsim
GÜLAY GÖKTÜRK(gokturk@turk.net )


Uluğbay konuşmayacak mı?

"Bomba gibi patlayan" hiçbir olayın gerçekte bomba filan olmadığını çoktan öğrenmiş olmalıydık aslında.

Türkiye'de "bomba" haberlerin ancak sıradan vatandaşlar için haber değeri taşıdığını, ister derinde ister sığda yüzsünler, devlet içinde konuşlanmış olanlar için bütün bu bombaların ıslanmış fünye kadar bile ses çıkartmadığını, çünkü bütün bu bilgilerin çoktan bayatlamış dosyalar olduğunu yaşadığımız bunca deneyden sonra kolayca kestirebilmeliydik.

Ama saflık işte...

Murat Demirel'in Egebank soygununu belgeleyen kasetin tam dörtbuçuk aydır devlet görevlilerinin elinde olduğunu öğrenince yine şaşırdık. Bankanın Yeğen Demirel'e devri sırasında Bankalar Yeminli Murakıpları'nın yazdıkları raporun zamanın devlet bakanı Hikmet Uluğbay'a aktarıldığını, Uluğbay'ın da konuyu bundan onbeş ay önce İstanbul Cumhuriyet Savcılığı'na bir suç duyurusuyla aktardığını ama aradan geçen onbeş ayda Savcılık tarafından hiçbir işlem yapılmadığını duyunca da derinden sarsıldık.

Oysa daha birkaç yıl önce, bizler devletimiz Çakıcı'yı kırmızı bültenle arıyor, hükümetimiz Susurluk'u çözmeye çalışıyor diye avunurken, Çakıcı'nın hükümetin bakanlarına telefonla emirler yağdırdığını, MİT içindeki tayin ve terfilere torpil koymaya çalıştığını öğrenmemiş miydik? Yine biz saf saf Alaattin Çakıcı'nın elindeki kasetlerden ne çıkacak diye merak ederken, o kasetlerdeki konuşmaların, isimlerin ve bağlantıların çoktan Mesut Yılmaz'ın elinde olduğunu ve hatta gereğinin yapılması için Maliye Bakanlığı'na iletildiğini öğrendiğimizde şok olmamış mıydık?

***

"İki T Kasırgası" filan gibi isimler şık doğrusu... Sadettin Tantan'ın ve Zekeriya Temizel'in iyi niyetinden de kuşkumuz yok.

Ama kasırganın arka planı anlatılırken verilen tarihlere bakınca hep aynı soru geliyor aklımıza: Neden bazı şeyler bu kadar tehirli ve bazı tarihler bu kadar anlamlı...

Zekeriya Temizel, batık bankalarla ilgili dosyayı karıştırınca gözlerine inanamamış. Çünkü dosyada yer alan Murakıplar Raporu'ndan, Egebank soygununun, bankalara el konulmasından sekiz ay önce murakıplar tarafından bütün çıplaklığıyla kayda geçirildiğini görmüş.

Bunun üzerine dosyaları koltuğunun altına alıp Sadettin Tantan'ın kapısını çalmış. Ama dikkatinizi çekerim. Temizel, Tantan'ın kapısını çalalı dörtbuçuk-beş ay olmuş.

Peki, beş ay önce Türkiye'de ne olmuş?

Ne olmuş da, Uluğbay'ın taa 99 Haziranı'nda önüne gelen dosyalardan Temizel'in ancak beş ay önce aniden haberi olmuş?

Ve neden Uluğbay, Banka Murakıplar Kurulu raporu üzerine harekete geçip Şişli Savcılığı'na suç duyurusu yaptıktan on gün sonra namluyu alnına dayamış?

Neden Uluğbay'ın intihar teşebbüsü şimdiye kadar büyük bir sır olarak kalmış?

Uluğbay hâlâ neden konuşmuyor?

Neden ve kimden korkuyor?

***

Artık gayet iyi biliyoruz ki, Türkiye'de devlete, hükümete, rejime ilişkin en hayati bilgiler sadece ve sadece devletin kurumları arasındaki çekişme bir iç hesaplaşma düzeyine yükseldiğinde, ya da devletin tepelerinde kurulmuş güç dengelerinde sürpriz değişiklikler yaşandığında ortaya dökülüyor.

Bu yüzden de bir türlü gerçeğin bütünüyle yüz yüze gelemiyor, öğrenmemiz istenenleri, ancak öğrenmemiz istenen zamanda öğreniyoruz. Devlet içindeki iktidar savaşında kanatlardan biri tasfiye olduğunda, güçlü tarafın lutfedip de bize sızdırdığı kadarıyla vakıf oluyoruz gerçeğe.

Böyle "güdümlü gerçekler"le estirilen kasırgalarla şöyle bir sersemliyoruz sadece. Kasırganın dinmesinden üç beş ay sonra şaşkın bir halde birbirimize soruyoruz. Sahi, Susurluk Skandalı nasıl sonuçlandı? Egebank Skandalı'ndan geriye ne kaldı?

Resmin bütününü görmemize asla izin verilmiyor.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır