kapat

05.10.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Sabah Künye
Ata Yatirim
Sofra
pandora
Bizim City
Sizinkiler
Rehber
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
YeniBinyil
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Telsim
AHMET VARDAR(avardar@sabah.com.tr )


Torpil böyle mi önleniyor!...

Güya torpil olmasın, memurlar siyasilerin elinde oyuncak olmasın ve herkes hakkıyla görevinde yükselsin amacıyla Görevde Yükselme Kararnamesi yayınlandı. Biz de buna çok sevinmiştik. Ama bu genelgeyi yayınlamakla, bu genelgeyi uygulatmak arasında dağlar kadar fark olduğu görüldü. Nasıl mı diyeceksiniz, bakın Devlet İstatistik Enstitüsü'nde bir imtihan yapıldı. Bu imtihana göre, şöyle sonuçlar alındı;

4 adet komisyon üyesi, 8 kişilik kadro için komisyonda görevli Hukuk Müşavirinin eniştesi Sefer Sarıışık, soruları hazırlayan Mustafa Palaver'in eşi Mukadder Palaver, Komisyon Başkanı Akif Bey, sekreterini, yine Komisyon Üyesi Şeref Bey, yeğenini ve diğerlerini de akraba ve siyasiye yakınlar kazandı. Ve liste Başkan Şefik Yıldızeri'ne imzalatılarak duvara asıldı. Böylece torpilin kaldırıldığına dair en büyük örnek burada yaşandı. Kulağıma gelen bilgilere göre, APK ve Şeflik İmtihanı da aynı oldu... Bütün bunların ışığı altında Ankara'da işlerin gayet düzgün!.. gittiği anlaşılıyor.

Şimdi "Bu Ahmet Vardar da mizaha merak sardı galiba, komik şeyler yazmaya başladı. Ona da birşeyler oldu.." diyenler mutlaka çıkacaktır. Ama ne yapabilirim ki, onun için ben de işi matraha vurdum. Zira sert, acımasız uyarılar yaptığımda kendimi mahkemede buluyorum. Boşu boşuna yargılanmaktansa işi mizaha vurmak daha kolay... Bilmem anlatabildim mi?...

Konservatuvar mezunu olmak ister miydiniz?...
Hani şu çağdaş yaşam, çağdaş edebiyat, çağdaş müzik arzularımız var ya, işte o arzularımızı gerçekleştirmek için çocuklarımızı konservatuvarlara yollarız; çağdaş yetişsin, çağdaş çalgılar çalsın, çağdaş müzik yapsın diye... Ama sanıyorum bu söylediklerim, bu devirde bir fantaziden ibaret...

Karşıyaka'dan bana mektup yazma zahmetinde bulunan Yaşar Bey bakın ne diyor; "Malumlarıdır Rahmetli Büyük Atamızın, muasır medeniyetler seviyesine erişilebilmesi için ilk etapta kurduğu ve bugüne kadar büyük bir terakki ile gelen Batı Müziği Konservatuvarları 7 yıllık eğitim vererek, mezunlarını salıvermektedir. Bu kelimeyi üzülerek kullanıyorum. Çünkü bundan sonra o gençler opera ve balelere girmek için bir eleme sınavına tabi tutulmaktadırlar. Tut ki kazandılar, sevinemiyorlar. Çünkü karşılarına bir kadrosuzluk engeli çıkıyor. Lütfen sigortalanıp, yıllarca kadro bekliyorlar. Biliyor musunuz ki, 30 yaşına kadar gelmiş ve devlet memuru olması gereken bu gençlere hala aileleri yardım yapıyor. Kültür Bakanlığının asil görevi olan bu konuyu kendilerine bir daha duyurabilirseniz, müteşekkir olacağız."

Gelin şimdi bizim çağdaş, ilerici, irticaya karşı olan ve Türkiye'yi kurtarmak için can atan ekran bülbülleri ve medya güllerini göreve davet etmeyin. Hadi bakalım, iş başına...

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır