


Amcalar ve yeğenler!
Güneydoğu'ya, Doğu'ya... Batı'ya, İç Anadolu'ya... Kuzey'e, Güney'e... Türkiye'nin her yerine 7.5 milyar dolara en az 160 fabrika yapılabilir. Hepsi kâr ederler, işçi çalıştırırlar, zenginliklerini arttırırlar, spor kulüpleri açarlar, gençlerin beden ve ruh sağlığının gelişmesine pozitif enerji enjekte ederler, çevreyi korurlar, insanların cebine para girer, insanlar da daha çok mal ve hizmet alırlar, böylece esnaf da mal satardı...
Bu pozitif enerji olmayacak.
7.5 milyar dolar büyük para, kötü yönetilmiş ve içi boşaltılmış 8 urlu bankanın sistemden temizlenmesi için harcanacak.
Model hep aynı...
Devlet bankasından kredi al...
Beş kuruş koymadan banka al.
Yüksek faiz ver...
Böylece bankanın içini yüksek faizli dolarlarla, marklarla doldur...
Yani bankayı...
Boşaltacak hale getir...
Sonra da boşalt...
Bankayı boşalt, zengin ol...
Bunun adı banka battı olsun...
***
Hayali şirketlere kredi aktar, senin gibi çürük bankacıyla anlaş, "back to back..." dedikleri kredi değiş tokuşu yap... Yüksek faizle topladığın paraları yurtdışında bir bankada depolama işlemine koy, sonra bu parayı teminat olarak göster, kendi kurduğun hayali şirketlere kredi diye plase et. Plase ettiğin dolarları çuvallara doldur, evine, yalına, yatına taşı...
Lüks otelde suit dairede kal...
Şahsi uçağın olsun...
Marmaris'te marinada bağlı yatın her zaman hazır bulunsun. Bir tane yetmez... Üç tane yatın olsun... Sonra da bunun adı: "Banka battı olsun..." 33 yaşındaki yeni yetme bankacı Murat Demirel, banka batırmış olsun.
***
Murat Demirel'in amcası 9. Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel, "Benim soyadımı taşıyan kişilerin suç işlemesi halinde ne bunlar bir düşmanlığa maruz kalsın, ne de himaye görsün. Suçun şahsiliği asıldır. Bir hukuk kaidesidir. Birisi bir suç işlemiş, bu sabit olmuşsa cezasını çeker. Ama sadece o çeker. Bunda şaşılacak ne var..." diye savunma yapıyor.
Tamam da 33 yaşında genç, bankacılık tecrübesi hiç olmayan, bankacılık eğitimi de görmemiş olan Murat Demirel'in beş kuruş koymadan, devlet bankalarından kredi ile beslenerek Egebank'ın sahibi olmasına yardımcı olanlar da suçlu sayılmazlar mı?
Hukukta iki kavram var:
Şahsi fail... Feri fail...
Şahsi fail: Murat Demirel....
Feri fail: Kim?
***
İşte belge:
Murat Demirel, Egebank'ı Hüseyin Bayraktar'dan almadan önce devlet bankası Emlakbank'tan Dempa ve Demyon şirketleri için 12 milyon dolar, Era Leasing ve Era Factoring şirketleri için de 20 milyon dolar kredi aldı. İstihbarat raporları Murat Demirel'in bu 4 şirketinin değil 31 milyon dolar, 32 cent kredi açılamayacak kadar çürük-çarık, güvensiz olduğunu bildirmişlerdi. O sırada Emlakbank'ın Genel Müdürü Fatih Eker. Bu genel müdür, istihbarat raporlarını esas alarak Murat Demirel'in bu 4 şirketine 4 kuruş dahi kredi vermeyi reddetti. Fakat bu genel müdürden sonra göreve getirilen Erdin Arı, yeni istihbarat raporları yaptırdı ve kredileri açtı.
Murat da bankayı...
Bu kredilerden sonra aldı...
Bu 4 şirket 1.5 yıl sonra battı...
Dönemin devlet bankalarından sorumlu Devlet Bakanı Hikmet Uluğbay, Murat Demirel'in çürük-çarık şirketlerine kredi açan Emlak Bankası Genel Müdürü Ergin Arı'nın görevden alınması için kararname hazırlattı. Ancak Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, bu kararnameyi geri çevirdi. Hikmet Uluğbay, bunalıma girdi, kendini vurdu. Daha sonra Emlak Bankası'ndan sorumlu olan MHP'li bakan Sadi Somuncuoğlu da bu genel müdürün görevden alınması için kararname hazırlattı. Ancak Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel bunu da imzalamadan geri iade etti...
Zekeriya Temizel'in 12 kişilik...
Sadettin Tantan'ın 15 kişilik...
Ekipleri, temiz süt emmiş bir avuç insan, büyük bir tarafsızlık ve yüksek adalet anlayışıyla, içi oyulmuş bankalar işinin üzerine gidiyorlar. Murat Demirel, Ulucan'larda yatıyor.
Şahsi fail: Murat Demirel...
Feri fail: Kim?
Hukukçular tartışmalı: Yarım adalet olur mu?