kapat

05.10.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Sabah Künye
Ata Yatirim
Sofra
pandora
Bizim City
Sizinkiler
Rehber
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
YeniBinyil
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Telsim
CAN ATAKLI(ataklic@sabah.com.tr )


Çankaya CHP ile sevimsiz gösterilmek isteniyor

Ecevit'in Cumhurbaşkanı Sezer'den şikayet ederken, Çankaya'nın CHP etkisi altında olduğunu da vurgulamasının üzerinden bir hayli zaman geçti. Bu arada CHP Kurultayı'nı yaptı, liderini değiştirdi, Baykal'la yola devam etmeye karar verdi.

Şimdi Ecevit'in bu sözleri neden söylediği konusunda bazı iddialar yayılıyor ortaya. Son iki gündür bu konudaki görüşleri dinlemeye çalıştım.

Ecevt, Sezer'den hoşnutsuzluğunu dile getirirken CHP'ye de atıfta bulunarak CHP'nin kamuoyunda düşen itibarını, Sezer'i sıkıntıya sokmak için kullanmayı düşünüyormuş.

Bu görüş sahipleri diyorlar ki "Sezer için dinci dendi, halk bu tür suçlamalara hiç aldırmıyor. PKK'ya cesaret veriyor, dendi bu saçma sapan iddiaya herkes güldü geçti. Devletin önünü tıkıyor dediler, kimse aldırmadı. Ecevit şimdi kamuoyunun CHP'ye itibar etmemiş olmasını kullanmaya çalışıyor. CHP son seçimlerde pek tutulmadı ya, Sezer de CHP'li gibi gösterilirse, toplumun özellikle sağ kesiminde olanlar bundan etkilenebilir.

Bu görüşü savunanların sayısı az değil ve her fırsatta Sezer-CHP yakınlığını vurgulamaya çabalıyor.

Oysa bana göre durum böyle değil, tam tersine. Ecevit Sezer'le CHP yakınlaşması bağlantısı kurarak bence büyük hata yaptı. Cumhurbaşkanı Sezer dürüstlüğü, sakinliği, hukuka bağlılığı, insan haklarına saygısı ile kamuoyunun ezici bir çoğunluğunun desteğini arkasına aldı. Türkiye belki çok uzun yıllardır ilk kez gerçek bir "halk adamı" devlet adamına sahip kabul ediyor kendini.

Bu durumda, eğer ideal olan Sezer'se ve Sezer de CHP'ye çok yakınsa, bunun CHP'ye yaramaması mümkün mü?

Üstelik CHP tam bu sözlerin söylendiği sırada Kurultay yaptı, kamuoyunun gündemine geldi. "Çankaya'da CHP ağırlığı var" diye şikayet etmek, böylelikle hem CHP'yi hem de Sezer'i gözden düşürmeye çalışmak tutmaz. Hem zaten Türk halkı artık böyle küçük oyunlara gelmeyecek kadar siyaseti öğrendi.

Ermeni tasarısına öfke sanki iç politikaya yönelik
Amerikan Temsilciler Meclisi Uluslararası İlişkiler Komitesi'nin Ermeni soykırım tasarısını kabul etmesi ve Temsilciler Meclisi'ne göndermesi iyi olmadı. Bu tasarı Temsilciler Meclisi'nde kabul edilmeyebilir, aslında doğrusu da budur ama Amerika seçim yılında, beklenmedik bir gelişmeyle de karşı karşıya kalabiliriz.

Türkiye galiba durumun iyi gitmediğini yeni farketti. Bu yüzden de telaşlandı. Bu telaş yüzünden de görüldüğü kadarıyla öfkeli tepkiler geliyor artar da.

İncirlik Üssü'ndeki faaliyetlerin yavaşlatılması, Bağdat'a elçi gönderilmesi, Amerikan diplomatik heyetlerine soğuk tavır takınılması konuşuluyor dışişleri çevrelerinde.

Bir de Genelkurmay Başkanı Perşembe günü çok ilginç şeyler söyledi. Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu Ermeni tasarısı ile ilgili soruya cevap verirken "Eğer kendi tarihlerinde çok daha kötü olaylar varsa, önce ona yönelmeliler ve temizlemeliler" dedi. Herhalde kastedilen kızılderili katliamları.

Aradan kaç gün geçti, benim merakım Amerika'dan, örneğin Pentagon'dan Genelkurmay Başkanı Kıvrıkoğlu'na bu konuda bir cevap geldi mi, ya da bu çevrelerde bir telaş belirtisi hissettik mi?

Eğer böyle bir tepki almamışlarsa, ki herhalde almadılar, çünkü bu konuda bir açıklama yok, o zaman ciddiye alınmıyoruz gibi bir tatsız durum doğmuş olmuyor mu?

Ayrıca bu bir anlamda "tencere dibin kara" atasözünü anımsatmıyor mu? Bu sözün ucunun nereye gideceği hesaplandı mı? Sonuçta, son günlerdeki bu tür çıkışların Amerika'ya değil, sanki Türkiye'ye yönelik olduğu fikri bende ağır basıyor. Bizim bu tür babalanmalarımıza Amerika'dan bir cevap geleceğini sanmıyorum. Ama Türk halkı, milliyetçi gururu okşandığı için "helal olsun bize" duygusu içinde olabilir.

Zaten yaptığımız bütün propagandalar içe dönük değil mi? Dışarısı zaten kendiliğinden gidiyor. Ne olacaksa o oluyor.

Temsilciler Meclisi Türkiye'deki çıkarları adına Ermeni tasarısını reddedebilir. O zaman bu kabadayılıklarımızın payı olduğunu ileri sürüp gururlanırız.

Bülent Tanla kadın kotasının kurbanı oldu

CHP Kurultayı'nda Deniz Baykal'ın bir yanında Zülfü Livaneli diğer yanında ise Bülent Tanla oturuyordu. Seçimler sonunda Zülfü Livaneli Parti Meclisi'ne girdi, ancak Tanla dışarda kaldı. Oysa Tanla, Baykal'ın yeniden seçilmesinde özellikle yaptığı araştırmalar ve öngördüğü projelerle çok etkili olmuştu. Demek ki CHP delegesi bu ayrıntıyı görmedi. Dün Bülent Tanla'ya sordum:

* Parti Meclisi'ne seçilemediniz?

- Evet olmadı, 54'üncü oldum.

* Seçilmeniz gerekmiyor mu?

- Öyle ama kadın kotası var.

* Ne oldu yani?

- 15 kadın aldıkları oylarla seçimi kazandı, oysa toplam 21 olması gerek.

* O zaman az oy alanlardan seçildi?

- Evet öyle oldu. Kotayı tamamlamak için 6 kadın daha eklendi.

* Sizden az oy alan?

- Evet, çok daha az aldılar ama parti kararı böyle.

* Peki üzüldünüz mü?

- Hayır neden üzüleyim, önemli olan Deniz Bey'in kazanması.

* Yani?

- Deniz Bey partiye tekrar hareket getirecek, hayat verecek, önemli olan bu.

* Parti ile ilişkiniz nasıl olacak?

- Deniz bey hemen ertesi gün aradı ve birlikte çalışacağımızı söyledi.

* Ama resmi görev olamıyor değil mi?

- Resmi değil tabii, ama çok yakınında olacağım Deniz Bey'in.

* Zülfü Livaneli'nin üyelik sorunu çıkmıştı?

- O halledildi, ilçe seçim kurulu Zülfü Livaneli'nin Parti Meclisi üyeliğini onayladı.

* Ama üye değilmiş?

- Eski üyeliği geçerli sayıldı.

* Çok oy aldı, yönetimde görev alacak mı?

- Onu ben bilemem.

* Görev dağılımı ne zaman?

- Cumartesi günü.

Oba'cılar beni Ahmet Vardar'a şikayet etmiş
Geçen haftalarda Baltalimanı'nda, güzelim parkı çay bahçesine çeviren Oba restoran ile ilgili yazdığım yazıda "Çay bahçesini göstermek için caddeye üzerinden zor geçilen hız tümseği yapmışlar, bu ayıptır" demiştim. Restoranın sahibi Murat Demircan Ahmet Vardar'a bir faks çekerek beni gazeteci olmamakla suçlamış ve şikayet etmiş. Söylediğine göre yıllardır burayı ailece işletiyorlarmış ve Fazilet'e yakın değillermiş.

Bilmem, zaten ben de Fazilet'e yakın demedim, sadece Boğaz hattı üzerinde Belediyelerin sosyal tesisleri dışında içki satılmayan tek yer olduğunu yazdım. İçkili yere gitmek istemeyen vatandaşları buraya çekmek istemiş olabilirler de, yıllardır burası hep sinek avlar, o zaman yanlış bir pazarlama yöntemi. Ayrıca buranın ticari durumu beni ilgilendirmez, ben halkın rahatsız edilmesini yazmıştım. Oba'nın sahibi hız tümseğini kendilerinin yaptırmadığını, İSKİ'nin kazı ekibinin yol güvenliği için bunu koyduğunu söylüyor. İyi de o halde neden yazının çıktığı gün o hız tümseği dümdüz ediliverdi?

Telefonda nerede olduğunuzu nasıl öğrenebilirsiniz?
Cep telefonlarının tüm fonksiyonlarını kullanmayı bilenler ya da cep telefonu şirketlerinin verdikleri ilanları satırı satırına okuyanlar "Günaydın beyim, daha yeni mi haberin oldu?" diyebilir. Evet daha yeni haberim oldu. Ama gördüm ki, benim gibi daha çok kişi var. O halde bu bilgiyi vermeliyim.

Konu şu: Son zamanlarda cep telefonu üzerinde hangi semtteyseniz onun adı yazılıyor. Ama bu her telefonda olmuyor. Neden?

Aslında bulunulan semtin adının yazması her telefonda mümkün, önce bunun için basit bir ayar yapmak gerek.

Şöyle yapacaksınız (Tabii bilmeyenler) Menü'den mesajlara girin. Oradan seçenekleri seçin. Seçenekler içinde hücresel bilgi bölümüne girin. Listeyi değiştir kısmını seçin, karşınıza çıkan uyarıdan sonra 50 yazın. Bunu onayladıktan sonra göreceksiniz ki artık hangi semtteyseniz oranın adı yazılı olacaktır. Eğer aynı yere 55 yazarsanız, maçlarda atılan golleri anında telefonunuzdan öğreniyorsunuz. Bu bazı telefonlarda daha farklı olabiliyor, bunun için telefonunuzun özelliklerine bakmanız gerek.

Bu arada "Semt yazmak da nedir?" diye soranlar var. Bu da telefonunuzun hangi baz istasyonunu kullandığını gösteriyor. Baz istasyonları da her semtte olduğundan siz aynı zamanda bulunduğunuz semti de öğrenmiş oluyorsunuz. Yalnız bazen Boğaz kenarında yanılabilirsiniz, çünkü örneğin Emirgan'dayken, Kandilli yazabiliyor, çünkü telefonunuz Kandilli'den daha güçlü sinyal almış oluyor.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır