Dünya Kupası elemelerinde grubumuzda bizi zorlayacak tek takım İsveç. Cumartesi günü bu rakipten puan almalıyız. Moldova ile oynadığımız ilk maçtaki mücadeleyi fazla dikkate almayalım. Çünkü Moldova geçmiş yıllardaki mücadeleci, hiç disiplinden kopmayan, sert bir takım hüviyetinden çıkmış. Sıradan bir takım karşısında mücadele etti millilerimiz. Zorlayıcı olmayan böyle bir maçın ardından rehavet dezavantajımız olabilir.
İsveç teknik olarak değil, güç ve hava topları üstünlüğü ile rakiplerini bertaraf eden bir ekip. Kulüp takımlarımız ve ay-yıldızlı ekibimiz pres yapan, sert, çok koşan, güçlü takımlar karşısında bayağı bocalamaktalar. Hele yan ve yüksek toplara çok dikkat etmek gerek. İşte son örnek Beşiktaş-Leeds maçı... İsveç de aynı tarz gol atabilecek girişimlerde bulunmakta. Ve ne yazık ki, takımlarımız bu açıdan şaşkın ve beceriksiz.
Öncelikli tedbir olarak bu kanat akınları orta yapılmadan engellenmeli. Daha da önemlisi bu pozisyonları rakibin yaratamaması için, ilk dakikadan itibaren dar alanda presle İsveç'i kendi sahasına hapsedebilmek gerekli. Böylece enerji tasarrufunun yanında futbolcularımızın birbirlerine yakın olmaları yardımlaşmayı da çoğaltır ki; bu da avantajımız olur. Zaten bu şekil oyun sistemiyle top kalemizden uzak kalır; neticesinde az tehlike yaşar ve defans oyuncularının sırtına binecek yükün azalması sonucunda daha dinç ve güçlü kaldıkları için pozisyonları bertaraf edebilmeleri sağlanır.