


Bulun 412'yi
Bir Cumhurbaşkanı ordan nasıl iner?
Ya istifa edip kendi iner.
Ya da siz indirirsiniz.
Demek ki, ikisi de hayâl.
.....
Hayâl... Çünkü Ahmet Necdet Sezer, kırılıp, kızıp, sinirlenip istifa edecek bir insana benzemiyor.
Çetin ceviz'i andırıyor.
Belki kızdırıp o sizi istifa ettirir ama kendisi etmez. Onu tanımıyorsak bile, verdiği izlenim budur.
Kaldı ki yere sağlam basmaktadır. Ben Anayasayı çiğnetmem deyince akan sular duruyor.
Ötesini boş yere tartışmayalım.
*
Geriye ne kalıyor?
- Siz indireceksiniz.
Söyler misiniz nasıl indireceksiniz?
Vatan hainliği'nden gayrı hiç bir suç, onu ordan indirmeye yetmiyor.
Demek ki ancak vatan hainliği diye bir kulp bulup suçlayabilirsiniz.
Kulpu buldunuz diyelim.
Suçlayabilmeniz için de, meclis üye sayısının dörtte üçü lâzım. (Anayasa emri)
Dörtte üç...
Ne ediyor... 412 kişi.
Nerden bulacaksınız 412 kişiyi... Siz 367'yi bile bulamıyorsunuz. Bulabilseydiniz, Demirel orda kalırdı... Şimdi nasıl bulacaksınız 412'yi?
Demek ki hayâl.
*
Geriye ne kalıyor?
Onunla uzlaşmak.
Diyalog kurmak.
Zaten böyle anlamsız bir çekişme olur mu? Bırakın bağcı dövmeyi de biraz üzüm yeyin...
Özal'ı da ordan indirmek istediler ama, bunun mümkün olmadığını gördüler.
Sonunda ne yaptılar. Devletin üst katlarında kavga edilmez diyerek yola devam ettiler.
Siz de öyle yapın.
*
Açık söyleyeyim... Ben (şahsen) Cumhurbaşkanına halâ ısınabilmiş değilim... Alışabilmiş de değilim.
Benimsediğim Cumhurbaşkanlarının sayısı zaten üç'ü geçmez...
Ama ne yapayım?
Sezer artık Cumhurbaşkanımdır. Saygıda kusur edemem...
Hem onu ben seçmedim.
Hiçbir özelliğini bilmeden sırf Hukuk Adamı'dır diye siz buldunuz. Şimdi de niçin Hukukçuluk taslıyor diye kızıyorsunuz. Ben bâri kızmıyorum.
Duygularım gayet nötr.
Ama kim haklı derseniz Ğkendime göre- Sezer haklı derim.
*
Şimdi çıksa...
Size dese ki:
- Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, 5 parti lideri yan yana oturup Basın Toplantısı yaptınız, Çankaya adaylığımı onayladınız.../ Bana davetiye çıkarttınız/ Görülmemiş bir manzaraydı o.../ Unutulmaz bir fotoğraftı.../ Şimdi buyrunuz, yine 5 lider yan yana oturup bir Basın Toplantısı daha yapınız, beni istemediğinizi, benden pişmanlık duyduğunuzu söyleyiniz.../ Bunu yaparsanız, ben de bir saniye durmaz istifa ederim.
Yâni, nerden bakarsanız bakın, hepsi hayâl. Gerçek olan sadece uzlaşmak...
Hoşlanmasanız bile diyalog kurmak.
Hattâ katlanmak, tahammül etmek.
Ama nerde?
Siz, beğenmediğiniz her kurumu, her kişiyi imha etmeye alışmışsınız.
Bu def'a Anayasaya tosladınız.
Buyrun indirin bakalım.
Bulun 412'yi.