kapat

01.10.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Sabah Künye
Ata Yatirim
Sofra
pandora
Bizim City
Sizinkiler
Rehber
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
YeniBinyil
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
banner
GÜNGÖR MENGİ(gmengi@sabah.com.tr )


Temiz Eller

Temiz Eller operasyonu ile İtalya'yı yıkanma mecburiyetine sürükleyen sebep, ilâhi bir uyanış mıydı? Hayır..

Sistemin kayaya toslaması idi..

Yolsuzluklar İtalya'da kamu açıklarının yüzde 9'unu bulan bir büyüklüğe ulaşmıştı.

Yolsuzlukların Türkiye'de de ölümcül tehdit boyutuna ulaştığı, devleti ve halkı soymak amacıyla örgütlenen çetelerin siyaseti bile finanse edecek güç ve iddiaya sahip hale geldikleri görülebiliyor.

Bizde de deniz bitmiş, sistem karaya oturmuştur. Yolsuzluklara karşı köklü tedbir almak ve işlenmiş suçların üstüne kararlılıkla yürümek konusunda cesaret gösterecek bir iktidar, toplum desteğini arkasına almakta önemli avantaja sahip olacaktır.

Böyle dönemlerde cesur kamu yöneticileri önemlidir. Ama bilgi ve tecrübeyle desteklenmemiş kahramanlığın, heyecanla başlayıp hayal kırıklığı ile biten saman alevleri yaratmaktan başka gücü yok.

İtalya'nın başarısı öncelikle yargı bağımsızlığından geldi. Çoğu siyasetçi yüzlerce kişinin ellerine kelepçe takan savcılardan bir tekine bile kimse dokunamadı.

Savcılar ve vergi memurları, her gün biraz daha uzmanlaştılar ve suç örgütlerinin kalbine giden ilişkileri çözmeyi öğrendiler.

Eski Maliye Bakanı Zekeriya Temizel'in Bankacılık Üst Kurulu başkanlığına getirilmesi Türkiye için doğru bir başlangıç oldu.

Kötü yönetildiği veya sahipleri tarafından soyulduğu için batan bankalarla ilgili soruşturmaları, hem suçluları cezalandırmak ve hem de gelecek için ibret yaratacak biçimde sonuçlandırmak konusunda Temizel, bulunabilecek en sağlam güvencedir.

Adil bir yargılamanın ihtiyaç duyacağı doğru bilgilerin elde edilmesi şansı artmıştır.

Ama bir Temizel yetmez..

Yargıda, poliste, maliyede, aynı cesur ve temiz yüreğe, yine aynı bilgi ve tecrübe birikimine sahip olacak "Temiz Eller"in çoğalması lâzım!

Allah'ın yardımı..

Murat Demirel Egebank'ı kaça aldı?

Bedavaya aldı.. Bankadan çektiği parayı bankanın eski sahibine verdi ve iş bitti.

Banka sahibi olmak bu kadar kolay!

Egebank'ın eski sahibi şimdi itiraf ediyor:

"Bankayı Murat Demirel'e satarken hiç tereddüt etmedim. Koskoca reisicumhurun yeğeni, ona güvenmeyeceğim, Şevket Demirel'e güvenmeyeceğim kime güveneceğim? Bu bir ticaret. Ama adam hırsız.."

Öte yanda eski Cumhurbaşkanı olan amca Süleyman Demirel "Kimsenin yargısız infaz yapmaması lâzım. İddiaların ispatlanması lâzım" diyor.

Ankara Emniyet Müdürlüğü'ndeki sorgu odasında Murat Demirel hiç bir soruya cevap vermiyor, "susma hakkı"nı kullanıyor.

Ağzını sadece dışardan özel olarak getirtilen diyet kebapları yemek için kullanıyor.

Çalınan paranın 60 milyon dolarının çeşitli banka hesaplarında bulunduğu, dışarı kaçırılanların da arandığı belirtiliyor.

"Bu paralar çalındı deniyorsa, ispatlanması lâzım" diyen "Baba" hukukun temel kuralını savunurken yeğenini de savunuyor.

Ve dün bir haber: Bankaya el konulma kararının verildiği akşam, paraların çuvallara doldurularak kaçırılması olayı, bankanın güvenlik kameralarına yakalanmış..

Allah ayaklarına dolaştırmış..

Yani "Baba"nın talep ettiği ispatı "Allah Baba" yolluyor!

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır