|
|
'Halk bizi anlamıyor abi!'
CHP'DE yol ayrımının açıkca ifade edildiği, birbirinden nefret eden insanların oluşturduğu konfederasyonun daha fazla yürümeyeceğinin net bir biçimde ortaya konulduğu tarihi bir kurultay yaşandı.
Ya Baykal, ya da Baykal karşıtı güçlerin oluşturduğu blok kalacak. Bugün olmasa da yarın bu kaçınılmaz.
Kökü 12 yıl öncesine dayanan kan davasının tarafları barışamıyorsa biri diğerini yok etmeliydi. Gelinen, üzerinde uzlaşılan tek sonuç bu.
Kavganın su yüzüne çıkması 1988 yılının Şubat ayında dönemin Genel Sekreteri Fikri Sağlar'ın İçel İl Örgütü'nü görevden almak isteğine Parti Meclisi'nin karşı çıkmasıyla başladı...
Hep aynı yüzler
Tam 12 yıl sonra ve ne büyük tesadüftür ki; 2000 yılının Eylül ayındaki ayrılık kurultayı da İçel İl Örgütü'nün görevden alınmasına Parti Meclisi'nin karşı çıkması neden oldu.
12 yıl önce İçel örgütü ile başlayan mücadele 12 yıl sonra yine aynı örgüt nedeniyle nihayi hesaplaşmaya dönüştü.
Kurultay salonunun analizi bu büyük kavganın tarihini bize çok güzel anlatıyor.
İşte Mehmet Moğultay. Ak düşmüş saçlarıyla, her zaman oluğu gibi "İstanbul delegesine ben hakimim" diyen edasıyla yine ön sırada oturuyor. 1988 yılında dönemin Genel Sekreteri Baykal'a karşı ilk bayrağı Moğultay açmıştı. Bugün tavrında bir fark yok. O gün İnönücü'ydü bugün Altan Abici...
Hemen arkasında Ercan Karakaş var. Sol kanadın önemli ismi. 15 yıllık politik yaşamı Baykal'la mücadeleyle geçti. Ancak, Moğultay'dan farklı olarak o şimdi Hasan Fehmi Güneş'i destekliyor. Yılların yorgunluğu az sayıdaki saçına ak düşürmüş.
Yanında Fikri Sağlar var. Eğer saçlarını boyatmıyorsa yıllar onun yüzüne hiç yansımamış. 1988 yılında Genel Sekreterlik görevini devrettiği Deniz Baykal'a o gün bugün karşı. Yıldızları hiç ama hiç barışmadı. Ancak seçim yenilgisiyle gelen zorunlu emeklilik hemen kilosuna yansımış. O da Güneş'in yanında.
Nurettin Sözen de ön saflarda. ama o bir hayli yaşlanmış... Eskiden İnönücü'ydü şimdi Altan abici.
Katıksız İnönücü olan Onur Kumbaracıbaşı ise tribünde Sefa Sirmen'in yanında. Olamaz. Sirmen'in öbür yanında Adnan Keskin var. Baykal'ın kader arkadaşı, örgütü teslim ettiği tek isim, yasaklı yıllarındaki sesi Adnan Keskin, Onur Kumbaracıbaşı ile yan yana. O da Baykal düşmanı olmuş..
Onur Hoca ile Keskin SHP kurultaylarında yıllarca sabahlara kadar kavga etmediler mi? 1990 sonu ile 1992 başı arasında yapılan üçünde de Baykal'ın az farkla yenildiği kurultaylar dizisinde birbirlerine karşı ne ayak oyunları yapmışlardı. Şimdi yan yana omuz omuzalar..
Tarih durmuş gibi...
Atölye çalışması olduğu için Kurultay'a şöyle bir uğrayan Karayalçın'ı mı sayalım yoksa Abdülkadir Ateş'i mi? Liste uzar gider... Zaten topu,topu 100 isim değil mi? Son 10-15 yılın SHP-CHP tarihi bu yüz isim üzerinde döndü. Kavga bu yüz kişiden kimin iktidar olacağında...
Farz edelim ki 29 Eylül 1990 tarihli SHP Kurultay'nı izledikten sonra Türkiye'den ayrıldınız. Yine farz edelim ki Türkiye ile hiçbir bağınız yok. Tek bir bilgi dahi alamadınız. 10 yıl sonra uçaktan indiniz dünkü kurultaya gittiniz. İnanın hiç yabancılık çekmezdiniz... O gün bıraktığınız isimler bugün aynı yerde, aynı koltukta oturuyor. Kürsüye çıkan hatipler aynı şeyleri söylüyor. Söylem aynı, içerik aynı, ifade ediş tarzı bile aynı. İşin kötüsü dinleyenler bile aynı. daha da vahimi tartışılan konu bile aynı.
Delege mafyası
1992 yılının 26 Ocak günü neden üçüncü olduk diye tartışıyorlardı bugün CHP neden barajın altındayız diye tartışıyorlar. Tarih değişiyor, CHP değişmiyor..
İşte bu yapıdaki kurultaya hitap eden Baykal, profesyonel politikacılardan yakındı, yaşlı parti imajına değindi ama asıl sorunun delege mafyası olduğuna hiç değinmedi. CHP'nin önünü tıkayan partiye tutkal gibi yapışan neredeyse babadan oğula geçen delege saltanatı olduğuna değinmedi..
Oysa 10 yıl önce Mümtaz Soysal akademisyen olmanın verdiği rahatlıkla kürsüye çıkmış, delegelerin gözlerinin içine baka baka "Asıl değişmesi gereken sizsiniz" demişti. Hoca haklı çıktı ama iş işten biraz geçti.
Tabii delegeye laf söyleyemeyen Baykal seçim yenilgisinin faturasını tarihi bir hata yaparak halka çıkardı. Ve koca kurultay döndü dolaştı; "halk bizi anlamadı abi"ye geldi, dayandı.
Sabaha kadar kulis
CHP'de kulis faaliyetleri kurultay sabahına kadar sürdü. Hurşit Güneş delegelerini serbest bıraktı.
Taraflar arasındaki ittifak ve uzlaşı arayışları kurultay sabahına kadar sürdü. Genel başkanlığını korumak isteyen Altan Öymen, son ana kadar sol blokla ittifak aradı. Geceyarısı genel merkeze gelen Fikri Sağlar ile PM pazarlığı yapan Öymen, sol kanadı razı edemedi. Hasan Fehmi Güneş, "Büyük bir iddia ile yola çıktık, bu iddia hem genel başkanlık hem PM'de en fazla sayıya sahip olmaktır. Böyle bir noktada Öymen listesinden 15 kişilik bir kontenjanın tarafımıza verilmesini kabul edemem. İttifak arayışlarına bu noktada son veriyorum" diyerek, blok önerisini geri çevirdi. Ancak kurultayın başladığı saatlerde, Güneş liderliğinde kurultay yarışına katılan sol kanadın 2. turdan itibaren yeniden Öymen ile masaya oturacağı konuşuluyordu. Genel Başkan adaylığından vazgeçen Hurşit Güneş ise kurultayda "tarafsız" kalmayı tercih etti. Güneş, delegelerini ise tercihlerinde serbest bıraktı. !
CHP Kurultayı'nda slogan yarışı
CHP'nİn dün gerçekleşen 11. Olağaüstü Kurultayı'nda sloganlar da yarıştı. Kırmızı-beyaz balonlarla süslenen salonun duvarlarında "Dürüst yönetim, açık toplum, temiz siyaset", "Emek en yüce değerdir", "Herkes için sosyal devlet", "Laik Cumhuriyetin güvencesiyiz" ve "Gençlik umudumuzdur" sloganlarının yazılı olduğu pankartlar dikkat çekti. Tribünlerde, genel başkan adaylarını desteklemek üzere yerini alan partililerden Hasan Fehmi Güneş yanlıları "8.7 yetmedi mi?", "18 Nisan'ı unutmadık", "Güneş açacak, ülke aydınlanacak", Deniz Baykal yanlıları da "Seninleyiz Deniz, yeniden geleceğiz", "Ve şimdi CHP, tam zamanı...", "Seni Başbakan yapmadan asla" "Baykal gelecek, sorunlar bitecek" pankartları açtılar. Sirmen yanlıları da, "Başbakan Sefa" ve "Yüzde 8'i hak etmiyoruz" diye slogan attılar. Kurultay boyunca delegeler ve partililer çalışan "10. Yıl", "Dağbaşını Duman Almış" marşları, Atabarı ve Sarı Zeybek şarkıları ile coşturuldu. Konulan sigara yasağı ise her kurultayda olduğu gibi bu kurultayda da işe yaramadı.
MEHMET TEZKAN
|
Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|