Bu yeni numaralar moda oldu. Hani şehirlerin araç plakaları gibi... G.Birliği takımında 14, 23, 28, 34, 38... Herhalde bu futbolculara bu numaralar ağır ve fazla gelmiş olacak ki, ne yaptıklarını, kendileri gibi kimse anlayamadı.
Özellikle 23 numaralı Tolga'nın niye sahaya çıktığını bir türlü çözemedim. Eğer G.Birliği takımını yıkmak istiyorsan ancak böyle oynayabilirsin. Ya Samet Aybaba'dan torpilli, ya da Ümit Özat'ın biletini kestiği için İlhan Cavcav tarafından ödüllendiriliyor. Ümit Özat'ın da G.Birliği için ne kadar önemli bir oyuncu olduğunu bu maçta net bir biçimde gördük. Sakın ola, diğer defans oyuncuları "Biz Birinci Lig'de oynuyoruz" demesinler.
G.Birliği'nin o güzelim hırslı, baskılı, mücadeleci özelliği kaybolmuş. Bunun sorumlusu da kesin olarak teknik direktör Samet Aybaba'dır.
Galatasaray nasıl mı? Bildiğiniz gibi... Depar atacak ve yürüyecek hali olmayan Jardel, ceza alanı civarında top geldi mi affetmiyor. Onu kim marke ediyor? Allah ve Samet Aybaba bilir. Eğer bir teknik adam Hagi'nin frikiğine ve Jardel'e önlem alamıyorsa ve o Gençlerbirliği'nin yaptığı milattan önceki ofsayt taktiğini çözemiyorsa kusura bakmasın.
Sevgili Hagi, gerçekten iyi futbolcusun. Her ne kadar Avrupa'da fazla başarılı olamadıysan da, sen bu Türkiye Ligi'nde daha senelerce, hatta bastonla bile top oynarsın. Baraj kuramayan, duracak yeri bilmeyen kaleciler ve bunlara hakim olamayan teknik adamlar olduktan sonra senin Türkiye'de bastonla futbol oynaman hiç zor değil. Allah korusun sol ayağın değil ama sağ ayağın alçıda bile olabilir. Çünkü sen iki tık tık, bir şık şıkla işi bitiriyorsun. Bir daha böyle bir ülke nereden bulacaksın?
Tahmin ediyorum Jardel de artık buradan başka bir ülkeye gitmez. Hele böyle vergi cenneti bir ülkeden giderse deli olması lazım.
Hakem Ali Aydın hiç zorlanmadı. Yalnız bir kötü alışkanlığı var, çok pozisyonda tek düdük çalıp karar vereceğine, üst üste üç-dört düdük üflüyor. Hakem tekniği için kötü bir görüntü.