Cumhurbaşkanlığı ile Başbakanlık arasında sürekli kararname krizleri yaşanır oldu.
Basında izlediğiniz gibi, bu seferki krizin nedeni; üç devlet bankasının özelleştirilmesi ile ilgili kararname.
Ve yine geçen sefer olduğu gibi konunun özü ve biçimi tartışılıyor: Acaba Cumhurbaşkanı özelleştirme iradesini, dolayısıyla da hükümetin ekonomik programını mı baltalıyor, yoksa hukukun üstünlüğü kuralı gereğince her uygulamayı yasal hale getirmeye mi çalışıyor?
Artık iyice ortaya çıktı ki bu tartışmalarda ikinci şık baskın.
Yani Cumhurbaşkanı, Anayasaya aykırı bulduğu kararnameleri onaylamamak konusunda çok hassas.
Bunun üzerine hükümet cephesinde var olan Cumhurbaşkanı kızgınlığı büyüyor, "kendi elleriyle Cumhurbaşkanı yaptıkları kişinin böylesine güçlük yaratmasını" anlayamıyorlar.
Mesele kişisel çekişmelere ve Ankara'daki itibar savaşlarına indirgeniyor. Cumhurbaşkanının CHP'li olduğu bile dile getiriliyor. Yani Cumhurbaşkanı ve çevresi CHP'li, bu yüzden de hükümetin uygulamalarını sabote etmekle yükümlü.
İlkokul çocuklarını güldürecek bu iddialar, bazı çevrelerde ciddi ciddi konuşuluyor.
Bu arada akla gelmeyen bir ayrıntı var: O da kararnameleri hukuka uygun hazırlamak.
Nedense bu yol hiç denenmiyor.
Güngör Uras'ın çok güzel değindiği gibi Başbakanlık'ta bir "Kanunlar ve Kararlar Genel Müdürlüğü" var. Bu büyük teşkilatta hukukçular çalışıyor. Görevleri, hükümetin hazırladığı her türlü kanun, kararname, tüzük, yönetmelik ve tasarıları incelemek. Bunların Anayasa'ya, mevcut kanunlara ve hukuk kurallarına uygun olup olmadığını araştırmak.
Bu önemli kurum devre dışı mı kaldı ki Cumhurbaşkanı'na durmadan Anayasa ile çelişen hükümet kararnameleri gönderiliyor?
Cumhurbaşkanı'nın açıklaması çok net: Vergiler kanun hükmünde kararnamelerle düzenlenemez. Düzenlenirse Anayasa'ya aykırı olur.
Bu gerçeği "Başbakanlık Kanunlar ve Kararlar Genel Müdürlüğü" daha önceden söyleyemez miydi?
Bir kararnamenenin Anayasa'yı açıkça ihlal ettiğinin anlaşılması için illa Cumhurbaşkanı'nın önüne mi gitmesi gerekir?
Eğer bu madde düzeltilebilseydi Cumhurbaşkanı Sezer, büyük bir ihtimalle hukuka uygun hale getirilmiş olan kararnameyi imzalayacaktı. Ama ne yazı ki bu yol da seçilmedi. Özelleştirmelerin gecikmesinden ve ekonomik programın aksamasından hepimiz rahatsız oluyoruz ama bunun sorumlusu Cumhurbaşkanı değil.
Bundan sonra "Kanunlar ve Kararlar Genel Müdürlüğü"nün daha hassas ve daha dikkatli çalışmasını dileyelim.