|
|
Kadının kabusu: İhanet
Aldatılmak bir kadının başına gelebilecek en kötü şey belki de! Ayrılırsa dul damgası yiyecek, çocukları perişan olacak. Eleştirilecek, herkes onu o kadınla karşılaştıracak...
Aldatıldıklarını öğrenen kadınların çoğu, ya bu durumu görmemezlikten geliyor ya da eşini affetme yolunu tercih ediyor. Günümüzde az da olsa geçerliliğini kaybetmeye başlayan bu ruh hali, kadının yuvasını sahiplenme güdüsünden kaynaklanıyor. Aldatılan kadının çok büyük bir travma yaşadığını vurgulayan Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi uzmanlarından Psikiyatrist Dr. Rukiye Hayran, "İhanete uğrayan kadın büyük bir kayıp duygusu yaşıyor. Çünkü en çok sevdiği insanı kaybediyor bir anda. Bu duyguyu trafik kazasında sevdiği insanı kaybeden birinin duygularına benzetebiliriz" diyor.
O kadında ne buldu?
Aldatılan kadınların sürekli kendilerini irdelemeye başladığını da ifade eden Dr. Rukiye Hayran, sözlerine şöyle devam ediyor: "Benim ne eksiğim vardı ki beni aldattı. Neyi mi beğenmiyor acaba? gibi düşüncelerle sürekli kendi kendilerini yerler. Eşlerinin yeni sevgililerini tanıyan kadınlar için durum daha da zor olur. O kadın sürekli gözünün önünde olur. Onda partnerine hoş gelen yanları bulmaya çalışır. Sonra o yönleri kendisinde arar. Özetle içinden çıkılmaz bir bunalıma sürüklenir."
Yalnız kalma korkusu
İşte bu karışık duygular içindeki kadın, belli bir süre kafasında nedenleri niçinleri irdeledikten sonra yuvasının devamlılığını korumanın her şeyden önce geleceğine karar veriyor. Bu karara kimi zaman toplumsal değer yargıları, kimi zaman çevresinden eleştiri alma korkusu, kimi zaman da yalnız kalırım endişesiyle varıyor. Bu korkular yüzünden eşinin ihanetini sineye çeken kadın, yuvasını kurtarıyor belki ama ruh sağlığına ve kişiliğine büyük zarar veriyor. Dr. Hayran, kadının evlilik kurumundaki rolüyle ilgili olarak şöyle konuşuyor:
Yuva asla yıkılmamalı
"Toplum, yuvanın sorumluluğunu kadının omuzlarına yüklüyor. Yuvayı dişi kuş yapar şeklindeki atasözü, bu durumun uzun yıllar öncesine dayandığını gösteriyor. Aldatılan kadın, çocukluğundan bu yana kendisine empoze edilen ahlaksal değerler gereği, eşine ve çocuklarına dört elle sarılıp yuvasına zarar gelmesini önlemeye çalışıyor. Bu ailenin kurulmasında büyük emek harcadığı için bir anda bütün düzeninin bozulması fikri ona kötü gelir. Bu nedenle genellikle ayrılık fikrini düşünmeye bile cesaret edemez."
Her şey çocuklar için
Özellikle orta yaş grubundaki kadınlar için boşanmanın çok daha zor bir hale geldiğini vurgulayan Dr. Hayran, "Türk toplumunda dul kadınlara hala önyargılı yaklaşıldığı için hiçbir kadın bu damgayı yeme fikrine sıcak bakmaz. Özellikle 40'lı yaşlardaki kadınlar, yeniden başka birini bulup evlenemeyecekleri ve ölene kadar dul kalacakları endişesiyle, aldatıldıkları zaman kabullenmek ya da görmezden gelmek zorunda kalırlar" diyerek, sözlerini şöyle noktalıyor: "Tabii kadın, önce ana sonra eş olduğu için çocuklarını da düşünmek zorunda. Bu nedenle ayrılmaya cesaret edebilse bile, çocukları uğruna evliliğini sürdürebiliyor."
Kişiliksiz kadın aldatılınca susar
Bugüne kadar hiç aldatmadım, aldatıldığımı da sanmıyorum. Kimsenin kimseyi aptal yerine koymaya, onun gururuyla oynamaya hakkı yok. Eskidenmiş o erkek yapar, erkeğin elinin kiri muhabbeti. O zamanlar ekonomik özgürlüğü olmayan kadınlar, çaresiz bunu sineye çekiyorlarmış. Günümüzde de ekonomik açıdan belli bir noktaya gelmiş erkekler, aldatmayı kendilerinde bir hak olarak görüyor. Bence aldatılmayı sineye çeken kadın kişiliksizdir. Kendi ayaklarımın üzerinde duran, kişilik sahibi bir kadın olarak ben şahsen partnerimin beni aldatmasına asla göz yummam. Ama bu onu kısıtlamam anlamına da gelmiyor. Zaten yasak olan her zaman çok daha caziptir, siz ne kadar sıkarsanız karşınızdaki o kadar kaçar."
Benim gibi birisini bulursa hiç durmasın
Aldatılma korkusu kendine güveni olmayanların işi. Karşındaki insan seni aldatmayı kafasına koymuşsa engelleyemezsin. Bırakın aldatsın ve sizin değerinizi iyice anlasın. Birlikte olduğum kişi, ilişkimizi riske sokmaya değer birini bulmuşsa yapsın ama ihanetini öğrendiğim an kesinlikle onu terkederim. İhanetin başka bir çözümü yok kafamda. Bensiz kalmaya değecek birini bulmuşsa hiç durmasın, gitsin.
Kadınlarımızın çoğu ihaneti kabullenmiş
Türk kadını ne yazık ki ihanete uğramayı kabullenmiş durumda. Annem bile 22 yıllık evliliği boyunca "Kadın hissetmediği sürece erkek aldatır" derdi. Bu sözler durumu açıkça ortaya koyuyor. Erkekler de kadınların bu duruşu nedeniyle zamparalığı doğal bir eylem olarak algılıyor. Ben şahsen buna karşıyım, özellikle de evlilikte. Sibel'le olan evliliğim süresince çirkin olaylar yaşadım ama aldatıldığımı kabul etmiyorum.
Kadın boyun eğerse erkek bu işi hep yapar
Bugüne kadar aldatıldığımı sanmıyorum. Çünkü birlikte olduğum kişi böyle bir şeyi öğrendiğimde ne yaparsa yapsın onu terkedeceğimi bilir, buna cesaret edemez. Ama karısı aldatılmanın normal bir şey olduğunu düşünen kocalar hiç beklemesin aldatsın! Bir kere aldatıp da birşey olmadığını gören erkek, niye aynı şeyi bir daha yapmasınki?"
Her gün antrenmandayım
Magazin dünyasının sempatik isimlerinden Fatih Ürek ile antrenman konusunda kısa ama öz bir tele-sohbet yaptık
Mehmet Sarışın: Alo, Ben Mehmet Sarışın, Fatih Bey ile görüşmek istiyorum.
Fatih Ürek: Evet, buyrun benim.
* Antrenman mevzuunu biliyorsunuz değil mi?
Tabii, tabii... Ben her gün antrenmandayım, hah, hah, haa...
* Sahi mi?
Sahi, sahi... Sürekli bir ilişkim olmadığı için... Günübirlik idare ediyorum şu sıralar.
* Aldatma konusunda ne diyorsunuz?
Bir kız arkadaşım anlattı geçenlerde... Kuşadası'nda yeni evli bir çift otele geliyor. Gelin gerdek gecesinin heyecanı ile yemekte içkiyi fazla kaçırıyor ve sızıyor. Damat, gelini odasına çıkarırken kız arkadaşım ona yardım ediyor. Ve damak bey, sızan eşi yerine benim kız arkadaşımla gerdeğe giriyor. Düşünebiliyor musunuz?
* Sevgilinizin sizi aldattığını hisseder misiniz?
Evet, içime doğar. Hemen araştırırım. Ben aldatmam ama. İnce bir yapım vardır benim...
|
Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|