kapat

29.09.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Sabah Künye
Ata Yatirim
Sofra
pandora
Bizim City
Sizinkiler
Rehber
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
banner
ŞÜKRÜ KIZILOT(skizilot@sabah.com.tr )


Yurtdışında döviz cinsinden % 80 kâr payı!..

"Hiç öyle şey olur mu?" demeyin, oluyor. Daha doğrusu olacağı söylenerek, yurtdışındaki vatandaşlarımızdan milyonlarca hatta on milyonlarca mark, dolar, frank vb. dövizler toplanıyor. Özellikle son birkaç aydır, bazı Türk gazetelerinin Avrupa baskısında, bu yönde ilanlar yayımlanıyor. Gazetelerin yanı sıra, Türkçe yayın yapan bir TV kanalında da, yurtdışında yaşayan vatandaşlarımıza "kâr payı" adı altında yüksek kazançlar vaat edilerek, "ortaklık payı" ya da "kâr payına katılma belgesi" karşılığında para toplanıyor.

İnanılmaz oran
Vaat edilen kâr payı oranlarına gözatıyoruz. Bir holdingin ilanında, döviz cinsinden yıllık yüzde 30, iki yıllık yaklaşık yüzde 70, bir başka holdingin ilanında, yine döviz cinsinden üç yılda yaklaşık yüzde 80 kâr payı vaat ediliyor. Son derece yüksek olan bu oranların, bırakınız benzerine, üçte birine dahi Avrupa'nın hatta dünyanın hiçbir ülkesinde rastlamak mümkün değil.

İlanları dikkatle incelediğinizde, dip notta, çok küçük bir yazı karakteri ile bu oranların "tahmini kâr payı" ya da "yatırım uzmanlarının öngördüğü" oranlar olarak belirtildiğini, ortada "garanti bir oranın bulunmadığını" farkediyorsunuz. Başka bir anlatımla, döviz cinsinden vaat edilen yüksek orandaki kâr payları ya tahmini ya da uzmanların öngördüğü oranlar olup, kesin bir oran değil. Ayrıca, bu oranlar net mi, brüt mü o da belli değil. Bazı holdingler, devlet güvencesi verdiklerini ilan edip, aslında devlet güvencesi sayılmayan teminat araçlarını sıralıyorlar. Özetle, bazı ilanlar dikkatli şekilde incelendiğinde, kafalar ciddi bir şekilde karışıyor.

Yasalar ne diyor?
Türkiye'de faaliyet gösteren şirketlerin, halktan para toplayabilmek amacıyla hisse senedi, tahvil, kâr-zarar ortaklığı belgesi veya benzeri belgeleri satabilmeleri için, bu belgelerin öncelikle Sermaye Piyasası Kurulu'nca kayda alınması ve kayda alınma tarih ve sayısının, halktan para toplamak için gazetelerde yapılan ilanlarda izahname ve sirkülerle birlikte açıklanması, paraların da ilanda belirtilen şirket adına bankada açılmış bulunan özel hesaba yatırılması gerekiyor. Bildiğimiz kadarıyla, bu şekilde para toplayan holdinglerden, şu anda SPK kaydında bulunan ve SPK izni ve denetimiyle halka arz yapan, sadece Yimpaş Holding'in bazı şirketleri var. Birkaç holdingin de şu anda henüz sonuçlanmamış başvuruları sözkonusu.

Sermaye Piyasası Kurulu'nun bir duyuru yapmak suretiyle de açıkladığı gibi, yukarıda belirtilen hukuki prosedüre aykırı olarak, şirketlerin makbuz karşılığında para toplamaları, belli bir kâr payı garantisi vaat etmeleri ve topladıkları paralara karşılık, değişik adlar altında ödemeler yapmaları, suç teşkil etmektedir.

Halk arasında sık sık kullanılan "Dimyat'a pirince giderken, evdeki bulgurdan olmak" deyimi var. Yurtdışındaki vatandaşlarımızın, yüksek kâr payı beklentisiyle, ana paralarını riske atmayıp, kılı kırk yararak olayı araştırmalarında ve uzmanlara danışmalarında yarar var.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır