kapat

29.09.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Sabah Künye
Ata Yatirim
Sofra
pandora
Bizim City
Sizinkiler
Rehber
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
banner
SEDAT SERTOĞLU(ssertoglu@sabah.com.tr )


Sınır artık sakin

Golan

Metulla.. 1982 yılında Lübnan Savaşı sırasında, bu sınır köyünden geçip Beyrut'a kadar gidiyorduk..

Golan Tepeleri.. Bunlardan biri olan Bental, Şam'a sadece 60 kilometre uzaklıkta..

Avi Zeira'nın sözleri ile, "İsrail bu tepelere yerleştirdiği elektronik sistemler sayesinde, Şam'da çıkan gazetelerin başlıklarını bile okuyabiliyor.."

Golan'dan bakınca, İsrail'in bu tepeleri Suriye'ye vermesinin neden imkânsız olduğunu hemen görüyorsunuz..

Tepenin bir tarafı İsrail, öteki tarafı Suriye.. İsrail tarafı yemyeşil.. Suriye tarafı ise çöl.. Haluk Şahin'in benzetmesi ile ile "İsrailliler burada bir California yaratmışlar.. Verirler mi hiç..."

Buralar İsrail için sadece stratejik anlamda çok önemli değil, ama İsrail ekonomisine çok ciddi katkıları da olan bir bölge.. Örneğin buradaki hayvancılık İsrail'in et ihtiyacının yüzde 40'ını, maden suyu ihtiyacının yüzde 50'sini, meyva ihtiyacının, tabii meyvasına göre değişiyor, yüzde 30 ile yüzde 50'sini karşılıyor.. 66 milyon litre süt elde ediliyor.. Ünlü Golan şarapları İsrail pazarının yüzde 21'ine sahip.. Golan'daki 33 yerleşim bölgesinde 18 binin üzerinde İsrailli yaşıyor.. Bu bölgeyi yılda 2 milyon 100 bin turist gelip geziyor..

Gece, burada yaşayan insanlarla konuşuyoruz.. Bundan önceki ve şimdiki hükümetlerin, Golan'ı barış karşılığı Suriye'ye vermesine şiddetle karşı çıkıyorlar..

"Buralar çöldü.. Biz bu toprakları tırnaklarımızla kazarak bu hale getirdik" diyorlar..

Zaten hükümet Golan'ı vermeye kalksa bile sonuçta halk oylaması gerekiyor. Şu anda yapılan halk oylamalarında "hayır" diyenlerin oranı yüzde 65.. "Evet" diyenler yüzde 25.. Diğer yüzde 10 kararsız..

Golan'ın iki tarafındaki iki ülke arasındaki fark anlatılır gibi değil.. İnsanın çıplak gözle görmesi lâzım.. 1982 yılından bu yana, bu fark daha da açılmış..

Lübnan sınırı.. Metulla ve ikide bir, Lübnan tarafından gelen Kutyaşalar'a hedef olan Kiryat Shimone, o kadar değişmiş ki.. Her ikisi de büyümüş..

Lübnan'a geçiş noktası olan Fatma Kapısı'ndan hemen 20 metre ilerde Lübnan bayrağı yanına Hizbullah bayrağı da asılmış.. Ara sıra, sınırdaki İsrail askerlerine taş atıyorlar.. Onlar da geri atıyor.. Silah kullanılmıyor.. Yalnız bir keresinde İsrail askerleri, tel örgüleri aşmaya çalışan bir kişiyi bacağından vurmuşlar..

Savaş sırasında kaç kere geçmiştik bu kapıdan.. Lübnan'da önce Sur, sonra Sayda ve nihayet Beyrut'a kadar gitmiştik.. Üstelik ne zorluklarla.. Ve neler yaşamıştık.. Biri İsrailliler'in yanlışlıkla açtığı olmak üzere, üç kere ateş altında kalmıştık..

Metulla'dan Golan'a giderken, yolda, eğitimden dönen ve çok yüksek teknolojiye sahip olan Merkava tanklarını gördük..

Türkiye yıllar önce, İsrail ile müşterek bu tanklardan üretmek istemişti.. Ama olmamıştı.. Şimdi niye yapmıyoruz acaba?

Almanlar'a kaldığımız zaman başımıza neler geldiğini hep beraber yaşadık.. Amerika deseniz Kongre sorunu var.. Eğer Türkiye, bundan 20 yıl önce ortak tank üretimine geçseydi, şimdi, bu konuda 7 buçuk milyar dolar gibi muazzam bir parayı harcamak zorunda kalmazdı..

Bu konuda hâlâ vakit geçmiş değil.. Bize bunu kendileri söylediler.. Hatta, Özkök Paşa buraya geldiği zaman, bu tanklara binmiş.. Merkava tanklarını satın aldığınız zaman, tanesinin fiyatı 4 milyon dolar.. Hem Alman, hem de Amerikan tanklarından çok daha ucuz.. Üstelik onlar teknoloji transferi de yapmıyorlar.. İsrail bunu da yapacak..

Ama yapmıyoruz.. Gidip, tabii eğer 7 buçuk milyar doları bulursak, tankları Alman veya Amerikalılar'dan almaya kalkacağız.. O zaman da bir araba dolusu laf işiteceğiz parlamentolarından..

Hermon Dağı'nın 2 bin 224 metre yüksekliğindeki tepelerinde İsrail askerleri bekliyor.. Biz ise gece Ein Gev isimli Kibbutz'a gidiyoruz.. Gölün tam kenarında tatil köyü gibi bir yer.. Bu sistemde her Kibbutz kendi bacağından asıldığı için, herkes çalışıyor.. Tertemiz..

İsrail'den ayrılıyoruz.. Ve merhaba Türkiye, merhaba İstanbul... Seni çok, hem de çok özlemiştik..

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır