


Komedi!
Perdeleri indirelim. Komedi bitti. Bakanlar dün Ankara'da toplandılar. Bakanların arasında liderler de oturuyordu.
Oyunun adını açıkladılar.
Çok Las Vegas olduk...
Bu oyun benim çok ağırıma gidiyor, bu yüzden hızımı kesemedim, dört gündür yazıyorum. Sizin de sabrınızı çok mu zorluyorum?
Fakat kokmuş komedi...
Çok Las Vegas olduk....
Ardımız açıldı...
Ardımızı azıcık kapatalım...
Ampulleri söndürelim...
Az Las Vegas olalım...
Las Vegas, ülkelerin en süperi Amerika Birleşik Devletleri'nin batı yakasında çok nüfuslu, çok ışıklı, çok aydınlanmalı, 24 saat yaşayan bir şehirdir.
Gazinolar... Gazinolar... Gazinolar... Kumarhaneler... Kumarhaneler... Kumarhaneler... Moda evleri... Butikler... Alışveriş merkezleri... Oteller... Oteller... Oteller...
Bol elektrik... Bol ışıklandırma...
Geceleri gündüz yapıyorlar...
Las Vegaslılar....
Las Vegaslı gibi yaşıyorlar.
Bu Las Vegas şehrinde o kadar çok elektrik yakılır ki, kişi başına yılda 7.500 kilovaatsaat elektrik harcaması yapılır.
***
Komediye bak...
Ankara'da Başbakan, yardımcıları, devlet bakanları, enerji bakanı toplam 34 bakan toplandılar, "Çok fazla Las Vegas olduk... Ne yapalım da az Las Vegas olalım..."diye önlemler düşündüler...
Konuştular, tartıştılar...
Genelge yayınlayalım dediler...
Genelge yayınlayalım ve halkı daha az elektrik kullanmaya zorlayalım. Elektriklerin; 81 ilin 81'inde günde 2-3 saat arayla kesilmesini, gece camilerin, turistik binaların dış ışıklandırmasını emredelim.
Tasarruf önlemi alalım...
Komediye bak!
Bizim ülkemiz yani 81 şehrimizin 81'i ve onların ilçeleri ve bütün köyleri, kişi başına elektrik tüketiminde Las Vegas'ın karanlık koridoru olamaz.
Las Vegas'ta kişi başına...
Yıllık elektrik tüketimi:
7 bin 500 kilovaatsaat....
Yunanistan'da 6 bin...
İngiltere'de 7 bin...
Fransa'da 7 bin...
Ukrayna'da 5 bin 500...
Rusya'da 5 bin...
Dünya ortalaması 2 bin 500...
Türkiye'de 1800 kilovaatsaat...
Bizim ülkemiz zaten kişi başı elektrik harcamasında dünya ortalamasının bile çok altında...
Las Vegas olduk diyorlar...
Bu ülkenin neresi Las Vegas?
Komedi işte...
***
İndirin perdeleri...
Komedi bitti...
İstanbul'da Perşembe Pazarı'ndaki dükkanların herbirinin önü çeşit çeşit, marka marka jeneratör doldu... Jeneratör satışları patladı... Türkiye jeneratör mezarlığı haline geliyor... Çünkü işyeri olanlar, fabrikası olanlar, dükkanı, atölyesi bulunanlar, mal üretenler, ihracat yapanlar, parası olan zenginler ışıksız kalmak istemiyorlar.
Ne yapsın insanlar?
Elleri mahkum...
Elektrik kesilince makinalar durmasın diye jeneratör alacaklar. Diyelim ki, alüminyum profil imalathanesi ya da fabrikası var. Yılda 10 milyon dolar ciro yapıyor, bunun 5 milyon doları da ihracat. Sistemini kurmuş, fabrikasının işletme yönetimini oturtmuş, alüminyum profil üretiyor. Alüminyum hammaddesini 20 santim çapında, 80 santim boyunda 70 kilo ağırlığında silindir prizma haline getirecek şekilde ısıtıyor. Bunu 450 derecede 1.5 dakikalık indüksiyondan geçirip, 2500 ton ağırlığındaki presle sıkıştırırak kalıplara döküyor.
Tam o sırada....
Eyvah elektrikler gittti!
Pres de duruyor...
Bantlar da...
450 derecede kızıl kor haline gelmiş alüminyum soğuyarak 2500 ton ağırlığındaki prese yapışıp kalıyor.
Elektrik gelince presi temizle...
Kalıpları yeniden kazı...
Kullandığın elektrik iki misli artsın, iş verimin düşsün, maliyetlerin şişsin ve binbir zahmetle elde ettiğin dış pazarı kaybet.
***
Niçin?
Elektrik yetmediği için...
Bunun bir sorumlusu olmalı. Kim ya da kimler getirdi ülkeyi karanlığın eşiğine?
Kimler sorumlu?
Sivil topluma yakışır bir biçimde ülkeyi karanlığa gebe hale getirenler, ülkenin zengin linyit kömürü yataklarına, su ve rüzgar potansiyeline sırtını dönerek doğalgaz ve nükleer lobilerinin etkisiyle ülkeyi bu durumlara taşıyanlar, bakan, müsteşar, genel müdür, santral müdürleri kimse istifa etmeli...
Bunu yapmak yerine...
Çok Las Vegas olmuştuk.
Azıcık tasarruf yapalım demek.
Tek kelimeyle komedi...
Bıktık bu komediden!
Sahibini arayan mektup!
Sayın DOĞRU,
Her zaman olduğu gibi bugünkü yazınız da ciddi araştımalara, doğru bilgi ve tespitlere dayanıyor. Sizi yürekten kutluyorum. Bunu konuyu çok iyi bilen TEDAŞ'ın kurucu Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkanı olarak söylüyorum.Daha önce de enerji ile ilgili yazdığınız görüşlere aynen katılıyorum. Evet çok haklısınız, bugün enerji sorunumuzun tek sebebi kötü ve yanlış yönetimidir. TEDAŞ'ın eski Genel Müdürü olarak enerji konusunda halkın aldatıldığınıf ve yanlış bilgilendirildiğini açıkca belirtmek isterim.f
fBenim Genel Müdürlüğüm döneminde(1994-1996) kayıp ve kaçakları büyük gayretler sonucunda % 4'lere çekmiştik. Ondan sonraki kötü yönetimler kayıp ve kaçakları % 0'lere çıkartmışlardır. Szin de belirttiğiniz gibi barajların kötü yönetimler sonucu yanlış su bırakılmaları ve santrallerdeki arızalar gibi, kayıp ve kaçaklar da o günkü seviyede tutulabilseydi bu gün enerji krizi ile karşılaşmayacaktık. Aslında söylenecek çok şey var. En derin saygılarımla.
Mehmet BOZDEMİR