kapat

28.09.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Sabah Künye
Ata Yatirim
Sofra
pandora
Bizim City
Sizinkiler
Rehber
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
banner
ZÜLFÜ LİVANELİ(livaneli@sabah.com.tr )


CHP ve Baykal

CHP'nin içinde bulunduğu krizin, partinin ideolojik yönünü kaybetmesinden kaynaklandığı gerçeğini herkes görüyor.

CHP, devlet kurucusu, Cumhuriyet ve Kemalizm savunucusu kimliğiyle, toplumsal muhalefet ve işçi sınıfı kültürü arasında bocalıyor.

Avrupa'daki sosyal demokrat partilerin kökeni işçi örgütlenmelerine dayanıyor ve bugün İsveç'te iktidarda olan sosyal demokrat parti bile 1 Mayıs'larda 'enternasyonal' söyleyerek yürüyor.

CHP'nin böyle bir işçi kökeninden gelmediği açıkça ortada.

***

İkinci önemli konu da kutuplaşmış Türkiye'de CHP'nin kendisine yeni bir sosyolojik taban yaratamamış olması.

8 yıldır bu köşede okuya okuya bıktığınız bir kutuplaşma yaşanıyor Türkiye'de: Dini, etnik ve milli kutuplaşma.

CHP bu kutupların hepsine uzak. Öyle de olması gerekiyor ama bunları aşacak yepyeni bir söylem koymak zorunda.

Atatürk'ün kurduğu parti olmak seçkinliği, Türkiye muhalefetini kucaklamaya yetmiyor.

Partiler geçmişi değil, geleceği konuşmalı.

***

CHP tarihe karışmak istemiyorsa, bu temel sorunlarda sağlam ideolojik tezler geliştirmeli.

Gerçekten sosyal, gerçekten demokrat olmalı. Yoksullaşan ve ezilen kitlelere sahip çıkmalı.

Bu yüzden önümüzdeki kurultay bir dönüm noktası ve kullanılabilecek son şans.

***

Bunları kimin yapacağı sorusuna gelince: Elbette bir kadro yapacak ama yeniden yapılanmaya inanmış bir genel başkanın sürükleyici gücü de gerekli.

Saygıdeğer dostum Altan Öymen başta olmak üzere CHP genel başkanlığına aday olanların hepsi değerli insanlar.

Deniz Baykal adı ise CHP ile bütünleşmiş durumda. Onun hayatında bu partiden başka bir çalışma alanı olmadı. Üniversiteden partiye geçtiğinden beri varı yoğu CHP.

Erdal İnönü döneminde parti yönetimi yıllarca Deniz Baykal'a genel başkanlık vermemek için direndi. Partinin yarısının güven gösterdiği bir kişiyi genel başkan yapmama inatlaşması yaşandı ve bu haksız inat partinin içini çürüttü.

Hangi partide olursa olsun bu kadar sivrilen bir kişiye genel başkanlık şansı tanınmalıydı ama değerli yıllar, İnönü yönetiminin Baykal fobisiyle harcandı.

Yıllar sonra onun genel başkanlığında seçime gidildiği zaman da parti küçülmüş, olağanüstü koşullar oluşmuştu.

Deniz Baykal'ı birçok yönden eleştirebiliriz ama onu son seçim yenilgisinden sorumlu tutmak insafsızlık olur.

Hiç kimse, seçim atmosferi içinde Apo'nun Amerikalılar tarafından yakalanıp paketlenerek Türkiye'ye teslim edileceğini ve bu bunun yarattığı milliyetçi kabarmanın DSP ve MHP'yi iktidara taşıyacağını bilemezdi.

Bu seçim eğer altı ay önce yapılsaydı CHP en az yüzde 15 alarak oylarını arttırırdı.

Partide yeniden ideolojik yapılanmayı başarmak ve halk kitlelerine bunu anlatmak için Deniz Baykal'a bir şans daha verilmesi gerekiyor.

Sanırım bu sefer daha cesur olacak ve partiyi Avrupa sosyal demokratları gibi bir yeniden yapılanma sürecine sokacaktır.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır